#smrgKİTABEVİ Lüzumsuz Adam - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
ISBN-10:
9786253695767
Hazırlayan:
Beyza Ertem
Stok Kodu:
1199256852
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
120
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
101,50
Havale/EFT ile: 99,47
1199256852
644461
Lüzumsuz Adam -        2026
Lüzumsuz Adam - 2026 #smrgKİTABEVİ
101.50
Sait Faik Abasıyanık, yalnızca 48 yıl süren ömrüne sonsuzlukta yankılanan eserler sığdırdı. Baktığı her görüntüde, her canlıda, tabiatta, insan ruhunda, bir martıda, bir balıkçının ellerinde ya da bir köy kahvesinde hep hikâyeyi aradı ve buldu. Henüz lise yıllarında eline aldığı kalemi, ölümüne dek bırakmadı. İnsanları güzelliklerle dolu bir dünyada görme arzusunu, tüm tazeliği ve canlılığıyla okuruna hissettirdi.

Çağdaş Türk öyküsünün kurucu isimlerinden Sait Faik Abasıyanık'ın dördüncü kitabı Lüzumsuz Adam'ın ilk baskısı 1948 yılında, ikinci baskısı ise yazarın vefat ettiği tarih olan Mayıs 1954'te yapılmıştır. Kitaba adını veren “Lüzumsuz Adam” başta olmak üzere, yazarın “Ben Ne Yapayım?”, “Kaçamak, Papağan, Karabiber”, “Papaz Efendi” gibi sevilen öykülerinin yer aldığı Lüzumsuz Adam, yayımlanışının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmesine rağmen hâlâ Türk hikâyeciliğinin en çok okunan ve konuşulan eserleri arasındadır. Edebiyatımızda bir “İstanbul külliyatı” meydana gelmesine katkısı da aşikârdır.

Mahalle gene ne olsa mahalledir. Benim dükkân yanabilir, aç da kalabilirim. Ama bana öyle gelir ki, şu öğleleri limonlu-terbiyeli işkembe çorbasını içtiğim işkembeci beni ölünceye kadar besleyecek. Portakalcı Salomon çürük portakalları çıplak Yahudi çocuklarına nasıl dağıtıyorsa ben geçerken de iki tane avucuma koyacak. O günler belki elbiselerim pek eski olur da içeriye almaz ama; pastanenin madamı kapısının önünde bana bir kapuçina içirir.
Sait Faik Abasıyanık, yalnızca 48 yıl süren ömrüne sonsuzlukta yankılanan eserler sığdırdı. Baktığı her görüntüde, her canlıda, tabiatta, insan ruhunda, bir martıda, bir balıkçının ellerinde ya da bir köy kahvesinde hep hikâyeyi aradı ve buldu. Henüz lise yıllarında eline aldığı kalemi, ölümüne dek bırakmadı. İnsanları güzelliklerle dolu bir dünyada görme arzusunu, tüm tazeliği ve canlılığıyla okuruna hissettirdi.

Çağdaş Türk öyküsünün kurucu isimlerinden Sait Faik Abasıyanık'ın dördüncü kitabı Lüzumsuz Adam'ın ilk baskısı 1948 yılında, ikinci baskısı ise yazarın vefat ettiği tarih olan Mayıs 1954'te yapılmıştır. Kitaba adını veren “Lüzumsuz Adam” başta olmak üzere, yazarın “Ben Ne Yapayım?”, “Kaçamak, Papağan, Karabiber”, “Papaz Efendi” gibi sevilen öykülerinin yer aldığı Lüzumsuz Adam, yayımlanışının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmesine rağmen hâlâ Türk hikâyeciliğinin en çok okunan ve konuşulan eserleri arasındadır. Edebiyatımızda bir “İstanbul külliyatı” meydana gelmesine katkısı da aşikârdır.

Mahalle gene ne olsa mahalledir. Benim dükkân yanabilir, aç da kalabilirim. Ama bana öyle gelir ki, şu öğleleri limonlu-terbiyeli işkembe çorbasını içtiğim işkembeci beni ölünceye kadar besleyecek. Portakalcı Salomon çürük portakalları çıplak Yahudi çocuklarına nasıl dağıtıyorsa ben geçerken de iki tane avucuma koyacak. O günler belki elbiselerim pek eski olur da içeriye almaz ama; pastanenin madamı kapısının önünde bana bir kapuçina içirir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat