#smrgKİTABEVİ Macide - 2. Abdülhamit'in Gelininin Anıları -
Macide Hanım'ın ilk kez 1927 yılında Macaristan'da yayımlanan anıları, öncü bir kadının mücadelesini Osmanlı saray hayatına, II. Abdülhamit ve hanedanın gündelik yaşamına dair içeriden gözlemlerle birleştiriyor.
“Macide Hanım'ın anısının silikleşmesinde kasıtlı bir çaba olduğu da düşünülebilir. Macide Mustafa son derece katı, muhafazakâr ve erkek egemen Osmanlı saray geleneklerini reddeden, Şehzade Abdülkadir'den ayrılmak için mahkemeye başvuran, çocuklarının velayetini üzerine almak için mücadele veren, film yıldızı olan, eril toplumun ağır bir şekilde eleştirildiği anılarını yabancı bir dilde yayımlayan hanedan üyesi bir kadındır. Ve tam da bu nedenle kadın olmasına aldırış etmeden, tüm bu özellikleriyle toplumun karşısına çıkmaktan çekinmeyen ve 20. yüzyılın başlarında ticarete atılacak, güzellik salonu açacak kadar modern dünya görüşüne sahip hanedan üyesi bir kadının Osmanoğulları ailesi tarafından reddedilmesi, yaşamının sessizce geçiştirilmeye, unutturulmaya çalışılması, anısının Osmanlı soyağacında silikleştirmek için çaba gösterilmesi hiç de şaşırtıcı değildir.” - Tarık Demirkan
Macide Hanım'ın ilk kez 1927 yılında Macaristan'da yayımlanan anıları, öncü bir kadının mücadelesini Osmanlı saray hayatına, II. Abdülhamit ve hanedanın gündelik yaşamına dair içeriden gözlemlerle birleştiriyor.
“Macide Hanım'ın anısının silikleşmesinde kasıtlı bir çaba olduğu da düşünülebilir. Macide Mustafa son derece katı, muhafazakâr ve erkek egemen Osmanlı saray geleneklerini reddeden, Şehzade Abdülkadir'den ayrılmak için mahkemeye başvuran, çocuklarının velayetini üzerine almak için mücadele veren, film yıldızı olan, eril toplumun ağır bir şekilde eleştirildiği anılarını yabancı bir dilde yayımlayan hanedan üyesi bir kadındır. Ve tam da bu nedenle kadın olmasına aldırış etmeden, tüm bu özellikleriyle toplumun karşısına çıkmaktan çekinmeyen ve 20. yüzyılın başlarında ticarete atılacak, güzellik salonu açacak kadar modern dünya görüşüne sahip hanedan üyesi bir kadının Osmanoğulları ailesi tarafından reddedilmesi, yaşamının sessizce geçiştirilmeye, unutturulmaya çalışılması, anısının Osmanlı soyağacında silikleştirmek için çaba gösterilmesi hiç de şaşırtıcı değildir.” - Tarık Demirkan