#smrgKİTABEVİ Milena'ya Mektuplar (Ciltli) -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Modern Klasikler Dizisi - 268
ISBN-10:
9786253843977
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Nafer Ermiş
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
Holmen
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
455,00
Havale/EFT ile:
445,90
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263319
650960
https://www.simurgkitabevi.com/milenaya-mektuplar-ciltli
Milena'ya Mektuplar (Ciltli) - #smrgKİTABEVİ
455
Milena'ya Mektuplar Yalnızca "aşk mektupları" olması mıdır Milena'ya Mektuplar'ı bugün de kıymetli kılan? Elbette imkânsız bir aşkın sızısı, umut ve hayal kırıklıkları neredeyse tüm mektuplara damgasını vurur. Kafka ile Milena'nın karşılaşması başlangıçta alelade, giderek olağanüstü ve nihayetinde hüsranla neticelenen hüzünlü bir olaydır. Dünya savaşıyla yıkılmış bir Avrupa'nın yoğun kasveti ve çıkışsızlığı mektupların yazarlarını da etkiler. Üstelik başta faşizm olmak üzere totaliter rejimlerin ayak sesleri yükseliyor, dünya daha tahripkâr bir çöküşe doğru hızla yol alıyordur. Henüz 38 yaşına girmiş Kafka'nınsa ciğerleri artık iyice kötülemiştir, öksürük nöbetleri, uykusuzluk işkencesi aman vermiyordur. Milena uzakta da olsa güçlü bir ışık, mahcup bir ihtimal, aranan bir yuvadır Kafka için. Sonradan tıkanacak olsa da karşılıklı mektuplaşmak ikisini de ayakta tutar; "yazmak" yan yana geçirilemeyen vakitlerin tesellisi olmaktan fazlasıdır, ruhsal "berraklık" ancak yazıyla mümkündür. Karizmatik edası, kendine has yaşam tutkusuyla Milena sadece "büyüleyici bir kadın" değil, aynı zamanda kendi çağının tanığı olan, politik arzularından taviz vermeyen entelektüel bir simadır da. Kafka, onun için "daha önce hiç karşılaşmadığım türden canlı bir ateş," diyecektir: Moda yazıları, çevirileri, politik merak ve ilgileriyle dönemin nadide bir şahsiyeti olan Milena'ya yazılan mektuplar da hâlâ canlı ve için için yanan bir ateştir...
Milena'ya Mektuplar Yalnızca "aşk mektupları" olması mıdır Milena'ya Mektuplar'ı bugün de kıymetli kılan? Elbette imkânsız bir aşkın sızısı, umut ve hayal kırıklıkları neredeyse tüm mektuplara damgasını vurur. Kafka ile Milena'nın karşılaşması başlangıçta alelade, giderek olağanüstü ve nihayetinde hüsranla neticelenen hüzünlü bir olaydır. Dünya savaşıyla yıkılmış bir Avrupa'nın yoğun kasveti ve çıkışsızlığı mektupların yazarlarını da etkiler. Üstelik başta faşizm olmak üzere totaliter rejimlerin ayak sesleri yükseliyor, dünya daha tahripkâr bir çöküşe doğru hızla yol alıyordur. Henüz 38 yaşına girmiş Kafka'nınsa ciğerleri artık iyice kötülemiştir, öksürük nöbetleri, uykusuzluk işkencesi aman vermiyordur. Milena uzakta da olsa güçlü bir ışık, mahcup bir ihtimal, aranan bir yuvadır Kafka için. Sonradan tıkanacak olsa da karşılıklı mektuplaşmak ikisini de ayakta tutar; "yazmak" yan yana geçirilemeyen vakitlerin tesellisi olmaktan fazlasıdır, ruhsal "berraklık" ancak yazıyla mümkündür. Karizmatik edası, kendine has yaşam tutkusuyla Milena sadece "büyüleyici bir kadın" değil, aynı zamanda kendi çağının tanığı olan, politik arzularından taviz vermeyen entelektüel bir simadır da. Kafka, onun için "daha önce hiç karşılaşmadığım türden canlı bir ateş," diyecektir: Moda yazıları, çevirileri, politik merak ve ilgileriyle dönemin nadide bir şahsiyeti olan Milena'ya yazılan mektuplar da hâlâ canlı ve için için yanan bir ateştir...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.