#smrgKİTABEVİ Muhafazakâr Endişeler - Postmodern Fanteziler Kavşağında Yapay Zekâ ve Kadın - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786253968243
Hazırlayan:
Boyut:
14x22
Sayfa Sayısı:
128
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
148,00
Havale/EFT ile:
145,04
1199258109
645767
https://www.simurgkitabevi.com/muhafazakar-endiseler-postmodern-fanteziler-kavsaginda-yapay-zeka-ve-kadin-2026
Muhafazakâr Endişeler - Postmodern Fanteziler Kavşağında Yapay Zekâ ve Kadın - 2026 #smrgKİTABEVİ
148
İnsanlık, tarih boyunca öngörülebilir bir yaşamı arzulamış olsa da bugün “kutsal hız” ile ilerleyen teknolojik bir fırtınanın ortasındadır. Harun Tunç, Muhafazakâr Endişeler - Postmodern Fanteziler Kavşağında Yapay Zekâ ve Kadın adlı bu eserinde, insanlığın sadece teknolojik değil, ontolojik bir kırılma yaşadığı bu çağa ayna tutuyor. Kitap, yapay zekânın soğuk kodları arasına sıkışmış insanın; duygularını, inancını ve en önemlisi cinsiyetini nasıl yeniden tanımladığını sorguluyor. Birey, boyun eğdirilmiş bir özne olmaktan çıkıp kendi kendini ifşa eden ve sömüren bir projeye dönüşüyor. Yazar, “verinin patriyarkası” odağından algoritmaların tarafsız olmadığını; aksine kadına yönelik tarihsel eşitsizlikleri, “teknik bir tarafsızlık maskesi” altında nasıl yeniden ürettiğini ortaya koyuyor. Harun Tunç, insan ve yapay zekâ arasındaki ilişkiyi, bir kız çocuğu ile babası arasındaki ilişkiye benzeterek final yapıyor: "sırtını yasladığın dağ ile küstüğün dağın aynı dağ olması..." Bu kitap ne teknofobik bir reddediş ne de transhümanist bir övgüdür; yapay zekânın “terbiye edilebilir” bir araç olduğunu hatırlatan, insanın organikliğini, değerlerini ve duygularını yeniden düşünmeye davet eden entelektüel bir çabadır.
İnsanlık, tarih boyunca öngörülebilir bir yaşamı arzulamış olsa da bugün “kutsal hız” ile ilerleyen teknolojik bir fırtınanın ortasındadır. Harun Tunç, Muhafazakâr Endişeler - Postmodern Fanteziler Kavşağında Yapay Zekâ ve Kadın adlı bu eserinde, insanlığın sadece teknolojik değil, ontolojik bir kırılma yaşadığı bu çağa ayna tutuyor. Kitap, yapay zekânın soğuk kodları arasına sıkışmış insanın; duygularını, inancını ve en önemlisi cinsiyetini nasıl yeniden tanımladığını sorguluyor. Birey, boyun eğdirilmiş bir özne olmaktan çıkıp kendi kendini ifşa eden ve sömüren bir projeye dönüşüyor. Yazar, “verinin patriyarkası” odağından algoritmaların tarafsız olmadığını; aksine kadına yönelik tarihsel eşitsizlikleri, “teknik bir tarafsızlık maskesi” altında nasıl yeniden ürettiğini ortaya koyuyor. Harun Tunç, insan ve yapay zekâ arasındaki ilişkiyi, bir kız çocuğu ile babası arasındaki ilişkiye benzeterek final yapıyor: "sırtını yasladığın dağ ile küstüğün dağın aynı dağ olması..." Bu kitap ne teknofobik bir reddediş ne de transhümanist bir övgüdür; yapay zekânın “terbiye edilebilir” bir araç olduğunu hatırlatan, insanın organikliğini, değerlerini ve duygularını yeniden düşünmeye davet eden entelektüel bir çabadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.