#smrgKİTABEVİ Osmanlı Hareminde Bir İngiliz Mürebbiyenin Anıları (1866) -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9,78625E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268053
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
161,00
Havale/EFT ile: 157,78
1199268053
656228
Osmanlı Hareminde Bir İngiliz Mürebbiyenin Anıları (1866) -
Osmanlı Hareminde Bir İngiliz Mürebbiyenin Anıları (1866) - #smrgKİTABEVİ
161
İsmail Paşa'nın küçük oğlu İbrahim'in eğitimi için Mısır'a gelen İngiliz mürebbiye, daha görevine başlamadan saray düzeninin görünmeyen kurallarıyla karşılaşır. Sözleşmesinin hükümleri, kapılar kapandığında yerini hadımların otoritesine, harem hiyerarşisine ve bitmek bilmeyen izinlere bırakır. Öğrencisini zehirlenme ihtimaline karşı bir an bile yalnız bırakmaması istenirken kendi hareketleri de sıkı biçimde denetlenir. Böylece bir eğitim görevi, giderek özgürlük ve itibar mücadelesine dönüşür.

Günler; çocukların dadılar eliyle yetiştirildiği salonlarda, artık yemeklerle geçinen kölelerin arasında ve her işi çözen bahşiş düzeninin gölgesinde ilerler. Kızgın demirle cezalandırılan bir köle, hekimden saklanan hasta yüzleri, tütsülerle yürütülen tedaviler ve saray erzakının ansızın tükenmesi, ihtişamın ardındaki düzensizliği açığa çıkarır. Kahire'den İskenderiye'ye, oradan İstanbul Boğazı'ndaki Bebek ve Eski Saray'a uzanan yolculukta törenler, mücevherler ve saltanat gösterileri eksiklik, hastalık ve kapatılmışlıkla yan yana durur. Lott'un sağlığı ağırlaştığında izin talebi istifaya zorlanmasıyla sonuçlanır; haremden çıkabilmek için görevinden vazgeçmek zorunda kalır.

Emmeline Lott, yaşadıklarını Viktorya dönemi İngiliz ahlakının ve kendi sınıfsal konumunun belirlediği sert bir dille anlatır. Doğrudan gördükleriyle sarayda işittiği söylentileri zaman zaman aynı kesinlikle aktarması, anlatının hem imkânını hem de sınırını belirler. 1866 tarihli metin, on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı-Mısır saray hayatını anlatırken Avrupalı bir kadının Doğu'yu hangi kabullerle değerlendirdiğini de açıkça belli eder.

İsmail Paşa'nın küçük oğlu İbrahim'in eğitimi için Mısır'a gelen İngiliz mürebbiye, daha görevine başlamadan saray düzeninin görünmeyen kurallarıyla karşılaşır. Sözleşmesinin hükümleri, kapılar kapandığında yerini hadımların otoritesine, harem hiyerarşisine ve bitmek bilmeyen izinlere bırakır. Öğrencisini zehirlenme ihtimaline karşı bir an bile yalnız bırakmaması istenirken kendi hareketleri de sıkı biçimde denetlenir. Böylece bir eğitim görevi, giderek özgürlük ve itibar mücadelesine dönüşür.

Günler; çocukların dadılar eliyle yetiştirildiği salonlarda, artık yemeklerle geçinen kölelerin arasında ve her işi çözen bahşiş düzeninin gölgesinde ilerler. Kızgın demirle cezalandırılan bir köle, hekimden saklanan hasta yüzleri, tütsülerle yürütülen tedaviler ve saray erzakının ansızın tükenmesi, ihtişamın ardındaki düzensizliği açığa çıkarır. Kahire'den İskenderiye'ye, oradan İstanbul Boğazı'ndaki Bebek ve Eski Saray'a uzanan yolculukta törenler, mücevherler ve saltanat gösterileri eksiklik, hastalık ve kapatılmışlıkla yan yana durur. Lott'un sağlığı ağırlaştığında izin talebi istifaya zorlanmasıyla sonuçlanır; haremden çıkabilmek için görevinden vazgeçmek zorunda kalır.

Emmeline Lott, yaşadıklarını Viktorya dönemi İngiliz ahlakının ve kendi sınıfsal konumunun belirlediği sert bir dille anlatır. Doğrudan gördükleriyle sarayda işittiği söylentileri zaman zaman aynı kesinlikle aktarması, anlatının hem imkânını hem de sınırını belirler. 1866 tarihli metin, on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı-Mısır saray hayatını anlatırken Avrupalı bir kadının Doğu'yu hangi kabullerle değerlendirdiğini de açıkça belli eder.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat