#smrgKİTABEVİ Osmanlı Tarihi (1300-1514) : Venedik Saray Arşivlerinden Çıkan Gizli Raporlar -
II. Murad devrindeki Balkan mücadeleleri, İskender Bey'in direnişi ve Osmanlıların bölgedeki ilerleyişi, II. Mehmed'in iktidarına ulaşan siyasî ve askerî zemini meydana getirir.
II. Mehmed'in hükümdarlığıyla anlatının ağırlık merkezi İstanbul, Balkanlar ve Anadolu arasındaki geniş cepheye kayar. 1453 kuşatması; surların top ateşiyle yıkılması, Osmanlı gemilerinin karadan Haliç'e indirilmesi, Giustiniani'nin yaralanması ve savunma düzeninin çözülmesiyle sonuçlanan askerî bir süreç olarak aktarılır. İstanbul'un alınmasını Bosna, Arnavutluk, Eflak, Mora ve Venedik toprakları üzerindeki mücadeleler izler; doğuda ise Uzun Hasan'a karşı yürütülen 1473 seferi, saraya ve orduya içeriden tanıklık eden Angiolello'nun anlatısıyla ayrıntılanır. II. Mehmed'in 1476 Boğdan seferinde Büyük İstefan'ın yakıp boşalttığı topraklar ve ormanlık savunma hatları karşısında Osmanlı ordusunun yaşadığı güçlükler, fetih siyasetinin yalnızca zaferlerden oluşmayan askerî cephesini de görünür kılar.
II. Mehmed'in ölümünün ardından iktidar Bayezid ile Cem arasındaki mücadeleye dönüşür; Cem'in yenilgisi ve Avrupa'ya geçişi, Osmanlı taht meselesini Akdeniz ve Avrupa diplomasisinin bir unsuruna taşır. Bayezid döneminde Kili ve Akkerman'ın alınmasıyla Karadeniz'in kuzeybatısındaki Osmanlı nüfuzu genişlerken Venedik'le yürütülen savaş, Modon ve çevresindeki çatışmalarla yeni bir safhaya girer. Böylece kronik, hanedanın kuruluşundan XVI. yüzyıl başlarına kadar süren genişlemeyi kesintisiz bir başarı dizisi biçiminde değil; savaş, esaret, hanedan rekabeti, diplomasi, askerî disiplin ve karşılıklı güç mücadelesinin belirlediği değişken bir tarihsel süreç olarak kayda geçirir.
II. Murad devrindeki Balkan mücadeleleri, İskender Bey'in direnişi ve Osmanlıların bölgedeki ilerleyişi, II. Mehmed'in iktidarına ulaşan siyasî ve askerî zemini meydana getirir.
II. Mehmed'in hükümdarlığıyla anlatının ağırlık merkezi İstanbul, Balkanlar ve Anadolu arasındaki geniş cepheye kayar. 1453 kuşatması; surların top ateşiyle yıkılması, Osmanlı gemilerinin karadan Haliç'e indirilmesi, Giustiniani'nin yaralanması ve savunma düzeninin çözülmesiyle sonuçlanan askerî bir süreç olarak aktarılır. İstanbul'un alınmasını Bosna, Arnavutluk, Eflak, Mora ve Venedik toprakları üzerindeki mücadeleler izler; doğuda ise Uzun Hasan'a karşı yürütülen 1473 seferi, saraya ve orduya içeriden tanıklık eden Angiolello'nun anlatısıyla ayrıntılanır. II. Mehmed'in 1476 Boğdan seferinde Büyük İstefan'ın yakıp boşalttığı topraklar ve ormanlık savunma hatları karşısında Osmanlı ordusunun yaşadığı güçlükler, fetih siyasetinin yalnızca zaferlerden oluşmayan askerî cephesini de görünür kılar.
II. Mehmed'in ölümünün ardından iktidar Bayezid ile Cem arasındaki mücadeleye dönüşür; Cem'in yenilgisi ve Avrupa'ya geçişi, Osmanlı taht meselesini Akdeniz ve Avrupa diplomasisinin bir unsuruna taşır. Bayezid döneminde Kili ve Akkerman'ın alınmasıyla Karadeniz'in kuzeybatısındaki Osmanlı nüfuzu genişlerken Venedik'le yürütülen savaş, Modon ve çevresindeki çatışmalarla yeni bir safhaya girer. Böylece kronik, hanedanın kuruluşundan XVI. yüzyıl başlarına kadar süren genişlemeyi kesintisiz bir başarı dizisi biçiminde değil; savaş, esaret, hanedan rekabeti, diplomasi, askerî disiplin ve karşılıklı güç mücadelesinin belirlediği değişken bir tarihsel süreç olarak kayda geçirir.