Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.

#smrgKİTABEVİ Protestan Geleneğinde Otorite Anlayışı : Kuveykırlar Örneği -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199268957
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
340
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
315,00
Havale/EFT ile: 308,70
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199268957
657134
Protestan Geleneğinde Otorite Anlayışı : Kuveykırlar Örneği -
Protestan Geleneğinde Otorite Anlayışı : Kuveykırlar Örneği - #smrgKİTABEVİ
315
Bu kitap, Protestan geleneğinde otorite anlayışını, XVII. yüzyıl İngilteresinde ortaya çıkan ve erken modern Hristiyanlık içerisinde dinî otoriteye yönelik en radikal yaklaşımlardan birini geliştiren Kuveykırlar (Dostlar Cemiyeti) örneği üzerinden incelemektedir. Çalışma, otorite ile iktidar arasındaki kavramsal ayrımdan hareketle otoriteyi yalnızca zorlama veya kurumsal tahakküm biçiminde değil; meşruiyet, rıza, kabul ve içselleştirmeye dayanan çok boyutlu bir olgu olarak ele almaktadır.

Analizin merkezinde, özellikle ruhban hiyerarşisi, kurumsal aracılık ve ayrıcalıklı yorum yetkisi gibi geleneksel kilise otoritesi biçimlerinin köklü biçimde yeniden değerlendirilmesine imkân veren Kuveykırların İçsel Işık öğretisi yer almaktadır. Kuveykırlık, bireyin Tanrı ile doğrudan ilişki kurabilme imkânını vurgulayarak dinî otoritenin ağırlık merkezini kişisel deneyime ve devam eden ilahî rehberliğe doğru kaydırmış; ancak kolektif disiplin ve karar alma biçimlerini bütünüyle ortadan kaldırmamıştır. Böylece otorite, bireysel vicdan ile topluluğun ortak ayırt etme ve değerlendirme süreçleri arasında yeniden kurulan ilişkisel bir yapıya dönüşmüştür.

Kitap ayrıca bu otorite anlayışının aile hayatı, toplumsal cinsiyet ilişkileri, siyasal otorite, sivil itaatsizlik, pasifizm ve toplumsal katılım alanlarındaki yansımalarını incelemektedir. Kuveykırların manevi eşitlik anlayışının kadınların dinî hayata katılımından aile ilişkilerine, barıştanıklığından etik temelli kamusal faaliyete kadar uzanan özgün yaklaşımların gelişimine nasıl katkıda bulunduğu ortaya konulmaktadır.

Sonuç olarak Kuveykır örneği, otoritenin zorunlu olarak hiyerarşik veya zorlayıcı olmak durumunda olmadığını; vicdan, ahlâkî sorumluluk, katılım ve ortak kabul temelinde de inşa edilebileceğini göstermekte ve din, otorite ve bireysel özgürlük arasındaki süreklilik gösteren ilişkiye özgün bir perspektif sunmaktadır.

#Protestanizm #Teoloji #Hristiyanlık #inançtarihi

Bu kitap, Protestan geleneğinde otorite anlayışını, XVII. yüzyıl İngilteresinde ortaya çıkan ve erken modern Hristiyanlık içerisinde dinî otoriteye yönelik en radikal yaklaşımlardan birini geliştiren Kuveykırlar (Dostlar Cemiyeti) örneği üzerinden incelemektedir. Çalışma, otorite ile iktidar arasındaki kavramsal ayrımdan hareketle otoriteyi yalnızca zorlama veya kurumsal tahakküm biçiminde değil; meşruiyet, rıza, kabul ve içselleştirmeye dayanan çok boyutlu bir olgu olarak ele almaktadır.

Analizin merkezinde, özellikle ruhban hiyerarşisi, kurumsal aracılık ve ayrıcalıklı yorum yetkisi gibi geleneksel kilise otoritesi biçimlerinin köklü biçimde yeniden değerlendirilmesine imkân veren Kuveykırların İçsel Işık öğretisi yer almaktadır. Kuveykırlık, bireyin Tanrı ile doğrudan ilişki kurabilme imkânını vurgulayarak dinî otoritenin ağırlık merkezini kişisel deneyime ve devam eden ilahî rehberliğe doğru kaydırmış; ancak kolektif disiplin ve karar alma biçimlerini bütünüyle ortadan kaldırmamıştır. Böylece otorite, bireysel vicdan ile topluluğun ortak ayırt etme ve değerlendirme süreçleri arasında yeniden kurulan ilişkisel bir yapıya dönüşmüştür.

Kitap ayrıca bu otorite anlayışının aile hayatı, toplumsal cinsiyet ilişkileri, siyasal otorite, sivil itaatsizlik, pasifizm ve toplumsal katılım alanlarındaki yansımalarını incelemektedir. Kuveykırların manevi eşitlik anlayışının kadınların dinî hayata katılımından aile ilişkilerine, barıştanıklığından etik temelli kamusal faaliyete kadar uzanan özgün yaklaşımların gelişimine nasıl katkıda bulunduğu ortaya konulmaktadır.

Sonuç olarak Kuveykır örneği, otoritenin zorunlu olarak hiyerarşik veya zorlayıcı olmak durumunda olmadığını; vicdan, ahlâkî sorumluluk, katılım ve ortak kabul temelinde de inşa edilebileceğini göstermekte ve din, otorite ve bireysel özgürlük arasındaki süreklilik gösteren ilişkiye özgün bir perspektif sunmaktadır.

#Protestanizm #Teoloji #Hristiyanlık #inançtarihi

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat