#smrgKİTABEVİ Prusyacılık ve Sosyalizm - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786259365589
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199255368
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
122
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Zeynep Eski
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
144,00
Havale/EFT ile: 141,12
1199255368
642791
Prusyacılık ve Sosyalizm -        2026
Prusyacılık ve Sosyalizm - 2026 #smrgKİTABEVİ
144.00
Prusyacılık ve Sosyalizm, Oswald Spengler'in siyasal düşünce tarihine yaptığı en özgün ve en tartışmalı katkılardan biridir. Bu eser, sosyalizmi dar anlamda bir sınıf ideolojisi olarak ele alan Marksist geleneğe karşı, sosyalizmi Batı uygarlığının tarihsel kaderi içinde konumlandıran köklü bir karşı-tez ortaya koyar. Spengler, sosyalizmi ekonomik bir eşitlik projesi olarak değil; disiplin, görev, hiyerarşi ve devlet merkezli bir dünya görüşü olarak tanımlar. Spengler'e göre modern Batı dünyası, liberalizm ve parlamenter demokrasi aracılığıyla çözülme sürecine girmiştir. Bireycilik, piyasa ahlakı ve burjuva özgürlük anlayışı, toplumun siyasal ve ahlaki bütünlüğünü aşındırmış; devleti zayıflatarak tarihin yönlendirici gücünü ortadan kaldırmıştır. Bu bağlamda Spengler, İngiliz liberal geleneğini ve Fransız Devrimi'nin evrenselci ideallerini Batı'nın geç dönem hastalıkları olarak değerlendirir.

Eserde Prusyacılık, bir ulusal kimlikten çok, tarihsel bir yönetim ve ahlak biçimi olarak ele alınır. Prusya modeli; bireyin hakları yerine görevlerini, eşitlik yerine işlevsel farklılaşmayı, özgürlük yerine sorumluluğu esas alan bir siyasal düzeni temsil eder. Spengler, bu modeli “gerçek sosyalizm” olarak tanımlar ve onu, kitlesel oy siyasetine dayanan demokrasilerden kesin bir biçimde ayırır.

Prusyacılık ve Sosyalizm, modern ideolojilerin temel varsayımlarını sorgular: eşitlik miti, ilerleme inancı, sınırsız özgürlük fikri ve evrensel demokrasi iddiası bu metinde tarihsel bir eleştiriye tabi tutulur. Spengler, insan toplumlarının soyut ilkelerle değil; tarihsel karakter, kültürel biçim ve siyasal disiplinle ayakta kaldığını savunur. Bu yönüyle eser, hem liberalizme hem de Marksizme eşit mesafede duran nadir siyasal metinlerden biridir.

Kitap, yalnızca Almanya'nın değil, tüm Batı dünyasının geleceğine dair karamsar ama sistemli bir teşhis sunar. Spengler burada siyasal program önermekten çok, tarihsel zorunlulukları ortaya koyar. Onun sosyalizmi bir “seçenek” değil, Batı için kaçınılmaz bir evre olarak ele alması, eseri klasik ideoloji metinlerinden ayırır. Prusyacılık ve Sosyalizm, siyaset bilimi, tarih felsefesi ve ideoloji eleştirisiyle ilgilenen okurlar için temel bir başvuru metnidir. Spengler, bu eserinde okuyucuyu ikna etmeye çalışmaz; onu, modern dünyanın yapısal gerçekleriyle yüzleşmeye zorlar. Kitap, demokrasi, devlet, otorite ve toplum ilişkilerini yeniden düşünmek isteyenler için güçlü ve sarsıcı bir düşünsel zemindir.
Prusyacılık ve Sosyalizm, Oswald Spengler'in siyasal düşünce tarihine yaptığı en özgün ve en tartışmalı katkılardan biridir. Bu eser, sosyalizmi dar anlamda bir sınıf ideolojisi olarak ele alan Marksist geleneğe karşı, sosyalizmi Batı uygarlığının tarihsel kaderi içinde konumlandıran köklü bir karşı-tez ortaya koyar. Spengler, sosyalizmi ekonomik bir eşitlik projesi olarak değil; disiplin, görev, hiyerarşi ve devlet merkezli bir dünya görüşü olarak tanımlar. Spengler'e göre modern Batı dünyası, liberalizm ve parlamenter demokrasi aracılığıyla çözülme sürecine girmiştir. Bireycilik, piyasa ahlakı ve burjuva özgürlük anlayışı, toplumun siyasal ve ahlaki bütünlüğünü aşındırmış; devleti zayıflatarak tarihin yönlendirici gücünü ortadan kaldırmıştır. Bu bağlamda Spengler, İngiliz liberal geleneğini ve Fransız Devrimi'nin evrenselci ideallerini Batı'nın geç dönem hastalıkları olarak değerlendirir.

Eserde Prusyacılık, bir ulusal kimlikten çok, tarihsel bir yönetim ve ahlak biçimi olarak ele alınır. Prusya modeli; bireyin hakları yerine görevlerini, eşitlik yerine işlevsel farklılaşmayı, özgürlük yerine sorumluluğu esas alan bir siyasal düzeni temsil eder. Spengler, bu modeli “gerçek sosyalizm” olarak tanımlar ve onu, kitlesel oy siyasetine dayanan demokrasilerden kesin bir biçimde ayırır.

Prusyacılık ve Sosyalizm, modern ideolojilerin temel varsayımlarını sorgular: eşitlik miti, ilerleme inancı, sınırsız özgürlük fikri ve evrensel demokrasi iddiası bu metinde tarihsel bir eleştiriye tabi tutulur. Spengler, insan toplumlarının soyut ilkelerle değil; tarihsel karakter, kültürel biçim ve siyasal disiplinle ayakta kaldığını savunur. Bu yönüyle eser, hem liberalizme hem de Marksizme eşit mesafede duran nadir siyasal metinlerden biridir.

Kitap, yalnızca Almanya'nın değil, tüm Batı dünyasının geleceğine dair karamsar ama sistemli bir teşhis sunar. Spengler burada siyasal program önermekten çok, tarihsel zorunlulukları ortaya koyar. Onun sosyalizmi bir “seçenek” değil, Batı için kaçınılmaz bir evre olarak ele alması, eseri klasik ideoloji metinlerinden ayırır. Prusyacılık ve Sosyalizm, siyaset bilimi, tarih felsefesi ve ideoloji eleştirisiyle ilgilenen okurlar için temel bir başvuru metnidir. Spengler, bu eserinde okuyucuyu ikna etmeye çalışmaz; onu, modern dünyanın yapısal gerçekleriyle yüzleşmeye zorlar. Kitap, demokrasi, devlet, otorite ve toplum ilişkilerini yeniden düşünmek isteyenler için güçlü ve sarsıcı bir düşünsel zemindir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat