#smrgKİTABEVİ Şehrimiz Dünyamız -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786053148296
Hazırlayan:
Katkı:
Barış Özdemir
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199262428
Boyut:
13x20
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
144,00
Havale/EFT ile: 141,12
1199262428
650060
Şehrimiz Dünyamız -
Şehrimiz Dünyamız - #smrgKİTABEVİ
144
Deniz Küçüközdemir, ilk romanı “Şehrimiz, Dünyamız”da aile bağlarından, aşktan ve sıcak dostluklardan yoksun, hayatın hep kenarında yaşamış yalnız bir adamın, Mesut'un hikayesini anlatıyor. Bir üniversitenin felsefe bölümünde, ünlü ve haşmetli bir profesörün asistanı olarak akademik kariyer yapmaya çalışan Mesut, işine, çevresine, insanlara yabancılaşmış bir halde sürdürüyor hayatını. İçine düştüğü bu boğuntuyu kıracak olan ansızın kapıldığı tuhaf bir aşk macerasıdır belki de. Ne var ki acemisi olduğu alemlerde mutluluğu yakalamak hiç kolay olmayacaktır.

Başta Mesut olmak üzere romanda yer verdiği bütün kişi ve karakterleri zaman ve mekanla kaynaştıran Küçüközdemir, onlara psikolojik derinlik kazandırmayı başarıyor. Ayrıntıları kaçırmayan keskin gözlemleri, gerçekleri –iyisiyle kötüsüyle- nakletmekteki ısrarı, kişileri ve olayları mekanlarla bütünleştirmesi övgüye değer. Arka planında üniversite çevresiyle, renkli insan tipleriyle, ekonomik sıkıntılarıyla, kadın cinayetleriyle, çiğnenen İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla, gündelik hayat manzaraları ve her geçen gün çirkinleşen bir kentin boğuculuğuyla bugünün Türkiye'sinden çarpıcı bir kesit sunan “Şehrimiz, Dünyamız” sıradanlığın ötesine geçen, insanın iç dünyasına dokunan, komik ve hüzünlü bir roman.

“Hüzün kadar iyi ayar veren başka bir his yoktur, diye düşünüyor. Hele bir anda çöken hüzünse! Gerçekliğin cilasını çatlatmadan algımızı kör eden nesne, kayıp zamanın izlenimlerini boşa çıkarır. Akıp giden tasasız yaşantı bile, bir anda beliren hüzne yenik düşer. En heyecanlı yerinde dansın, en şiddetli anında sevişmenin, en kritik zamanında yaşamın (ölürken), gerçekliği alt üst eder. Bir parfüm dolar burnuna, gül bahçesinde bir bakışma, terk edilişin dramı, ölülerin karakterize olmuş yüzleri, boş bedenleri. Kalmaz geriye bir şey, çatlar cila. Fena olur sanat. Ne yazık...”

Deniz Küçüközdemir, ilk romanı “Şehrimiz, Dünyamız”da aile bağlarından, aşktan ve sıcak dostluklardan yoksun, hayatın hep kenarında yaşamış yalnız bir adamın, Mesut'un hikayesini anlatıyor. Bir üniversitenin felsefe bölümünde, ünlü ve haşmetli bir profesörün asistanı olarak akademik kariyer yapmaya çalışan Mesut, işine, çevresine, insanlara yabancılaşmış bir halde sürdürüyor hayatını. İçine düştüğü bu boğuntuyu kıracak olan ansızın kapıldığı tuhaf bir aşk macerasıdır belki de. Ne var ki acemisi olduğu alemlerde mutluluğu yakalamak hiç kolay olmayacaktır.

Başta Mesut olmak üzere romanda yer verdiği bütün kişi ve karakterleri zaman ve mekanla kaynaştıran Küçüközdemir, onlara psikolojik derinlik kazandırmayı başarıyor. Ayrıntıları kaçırmayan keskin gözlemleri, gerçekleri –iyisiyle kötüsüyle- nakletmekteki ısrarı, kişileri ve olayları mekanlarla bütünleştirmesi övgüye değer. Arka planında üniversite çevresiyle, renkli insan tipleriyle, ekonomik sıkıntılarıyla, kadın cinayetleriyle, çiğnenen İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla, gündelik hayat manzaraları ve her geçen gün çirkinleşen bir kentin boğuculuğuyla bugünün Türkiye'sinden çarpıcı bir kesit sunan “Şehrimiz, Dünyamız” sıradanlığın ötesine geçen, insanın iç dünyasına dokunan, komik ve hüzünlü bir roman.

“Hüzün kadar iyi ayar veren başka bir his yoktur, diye düşünüyor. Hele bir anda çöken hüzünse! Gerçekliğin cilasını çatlatmadan algımızı kör eden nesne, kayıp zamanın izlenimlerini boşa çıkarır. Akıp giden tasasız yaşantı bile, bir anda beliren hüzne yenik düşer. En heyecanlı yerinde dansın, en şiddetli anında sevişmenin, en kritik zamanında yaşamın (ölürken), gerçekliği alt üst eder. Bir parfüm dolar burnuna, gül bahçesinde bir bakışma, terk edilişin dramı, ölülerin karakterize olmuş yüzleri, boş bedenleri. Kalmaz geriye bir şey, çatlar cila. Fena olur sanat. Ne yazık...”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat