#smrgKİTABEVİ Sındırgı Mutfak Kültürü ve Yemekleri - Sözlü Bellek ve Yaşayan Gelenek -

Editör:
Kapak Tasarım:
M. Deniz Çorbacıoğlu
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Yayın Yönetmeni:
Senay Haznedaroğlu
Basıldığı Matbaa:
Oğlak Baskı Hizmetleri
Dizi Adı:
Oğlak / Gastronomi
ISBN-10:
9,78625E+12
Hazırlayan:
Katkı:
Deniz Dalkıran
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268408
Boyut:
17x22
Sayfa Sayısı:
164
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
420,00
Havale/EFT ile: 411,60
1199268408
656584
Sındırgı Mutfak Kültürü ve Yemekleri - Sözlü Bellek ve Yaşayan Gelenek -
Sındırgı Mutfak Kültürü ve Yemekleri - Sözlü Bellek ve Yaşayan Gelenek - #smrgKİTABEVİ
420
Bir mutfak kültürü yalnızca tariflerle anlatılabilir mi?

Sındırgı Mutfak Kültürü ve Yemekleri, bu sorudan hareketle yemeğin ardındaki coğrafyayı, emeği, belleği ve toplumsal ilişkileri görünür kılıyor. Ulus Dağı'nın yabani otlarından köy fırınlarına; su değirmenlerinden bakır kazanlara, yünlü tulum peynirinden kertil güvecine, keşkeğe, tarhanaya ve höşmerime uzanan zengin bir kültürel mirasın izini sürüyor.

Yörükler ile Balkan ve Kafkasya göçmenlerinin yüzyıllar içinde şekillendirdiği Sındırgı mutfağı, yalnızca neyin pişirildiğini değil, yemeklerin kimlerle, hangi araçlarla, hangi ritüeller içinde ve nasıl paylaşıldığını da anlatıyor. Düğünler, bayramlar, hayırlar ve cenazeler etrafında kurulan sofralar; pazar esnafının, değirmencilerin, lokantacıların, üreticilerin ve ev içindeki görünmez emeğin anlatılarıyla yeniden canlanıyor.

Saha araştırmasına, sözlü tarih görüşmelerine, yerel kaynaklara ve kişisel tanıklıklara dayanan bu kitap, kaybolma tehlikesi taşıyan üretim ve paylaşım pratiklerini kayıt altına alırken Sındırgı sofrasını yaşayan bir kültürel miras olarak ele alıyor. Çünkü her tarif bir hatırayı, her sofra bir topluluğu, her tat ise kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimini taşır.
Bir mutfak kültürü yalnızca tariflerle anlatılabilir mi?

Sındırgı Mutfak Kültürü ve Yemekleri, bu sorudan hareketle yemeğin ardındaki coğrafyayı, emeği, belleği ve toplumsal ilişkileri görünür kılıyor. Ulus Dağı'nın yabani otlarından köy fırınlarına; su değirmenlerinden bakır kazanlara, yünlü tulum peynirinden kertil güvecine, keşkeğe, tarhanaya ve höşmerime uzanan zengin bir kültürel mirasın izini sürüyor.

Yörükler ile Balkan ve Kafkasya göçmenlerinin yüzyıllar içinde şekillendirdiği Sındırgı mutfağı, yalnızca neyin pişirildiğini değil, yemeklerin kimlerle, hangi araçlarla, hangi ritüeller içinde ve nasıl paylaşıldığını da anlatıyor. Düğünler, bayramlar, hayırlar ve cenazeler etrafında kurulan sofralar; pazar esnafının, değirmencilerin, lokantacıların, üreticilerin ve ev içindeki görünmez emeğin anlatılarıyla yeniden canlanıyor.

Saha araştırmasına, sözlü tarih görüşmelerine, yerel kaynaklara ve kişisel tanıklıklara dayanan bu kitap, kaybolma tehlikesi taşıyan üretim ve paylaşım pratiklerini kayıt altına alırken Sındırgı sofrasını yaşayan bir kültürel miras olarak ele alıyor. Çünkü her tarif bir hatırayı, her sofra bir topluluğu, her tat ise kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimini taşır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat