#smrgKİTABEVİ Son Rüya - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Şefik Mataası
Dizi Adı:
Dünya Edebiyatı / Anlatı Dizisi
ISBN-10:
9786255683939
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
8
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Süleyman Doğru
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
El último sueño
Kategori:
indirimli
221,25
Havale/EFT ile:
216,83
1199256766
644374
https://www.simurgkitabevi.com/son-ruya-2026
Son Rüya - 2026 #smrgKİTABEVİ
221.25
Ben annemden çok şey öğrendim ama ne o ne de ben bunun farkına vardık. Mesela işim için temel bir şey öğrendim: Kurgu ile gerçeklik arasındaki farkı ve gerçekliğin, hayatı kolaylaştırmak için kurguyla tamamlanmaya nasıl ihtiyaç duyduğunu.”
Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Pedro Almodóvar, Son Rüya'da sinemasını besleyen hayaletleri, saplantıları ve hikâye kırıntılarını bu kez okurunu şaşırtmak için serbest bırakıyor. 1960'ların sonlarından bugüne uzanan on iki metin; anı ile kurmaca, itiraf ile parodi, gotik ile komedi arasında dolaşan bir anlatı labirenti kuruyor. Tıpkı filmlerindeki gibi, duygunun ölçüyü taşırdığı, arzunun anlatıyı yönlendirdiği bu dünyada annenin ölümüyle yüzleşiliyor; pişman bir vampir sahneye çıkıyor; Mesih ile hırsız Barabbas arasında beklenmedik bir aşk filizleniyor; “Uyuyan Güzel” tekinsiz bir biçimde yeniden yazılıyor; Benjamin Button'ın öncülü sayılabilecek Miguel'in yaşamı tersine doğru akıyor.
Bazı hikâyeler hiç çekilmemiş Almodóvar filmleri gibi; bazılarıysa kameranın yakalayamayacağı kadar çıplak, kırılgan ve çılgın.
Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayatın değil, bir hayal gücünün günlüğü.
Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Pedro Almodóvar, Son Rüya'da sinemasını besleyen hayaletleri, saplantıları ve hikâye kırıntılarını bu kez okurunu şaşırtmak için serbest bırakıyor. 1960'ların sonlarından bugüne uzanan on iki metin; anı ile kurmaca, itiraf ile parodi, gotik ile komedi arasında dolaşan bir anlatı labirenti kuruyor. Tıpkı filmlerindeki gibi, duygunun ölçüyü taşırdığı, arzunun anlatıyı yönlendirdiği bu dünyada annenin ölümüyle yüzleşiliyor; pişman bir vampir sahneye çıkıyor; Mesih ile hırsız Barabbas arasında beklenmedik bir aşk filizleniyor; “Uyuyan Güzel” tekinsiz bir biçimde yeniden yazılıyor; Benjamin Button'ın öncülü sayılabilecek Miguel'in yaşamı tersine doğru akıyor.
Bazı hikâyeler hiç çekilmemiş Almodóvar filmleri gibi; bazılarıysa kameranın yakalayamayacağı kadar çıplak, kırılgan ve çılgın.
Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayatın değil, bir hayal gücünün günlüğü.
Ben annemden çok şey öğrendim ama ne o ne de ben bunun farkına vardık. Mesela işim için temel bir şey öğrendim: Kurgu ile gerçeklik arasındaki farkı ve gerçekliğin, hayatı kolaylaştırmak için kurguyla tamamlanmaya nasıl ihtiyaç duyduğunu.”
Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Pedro Almodóvar, Son Rüya'da sinemasını besleyen hayaletleri, saplantıları ve hikâye kırıntılarını bu kez okurunu şaşırtmak için serbest bırakıyor. 1960'ların sonlarından bugüne uzanan on iki metin; anı ile kurmaca, itiraf ile parodi, gotik ile komedi arasında dolaşan bir anlatı labirenti kuruyor. Tıpkı filmlerindeki gibi, duygunun ölçüyü taşırdığı, arzunun anlatıyı yönlendirdiği bu dünyada annenin ölümüyle yüzleşiliyor; pişman bir vampir sahneye çıkıyor; Mesih ile hırsız Barabbas arasında beklenmedik bir aşk filizleniyor; “Uyuyan Güzel” tekinsiz bir biçimde yeniden yazılıyor; Benjamin Button'ın öncülü sayılabilecek Miguel'in yaşamı tersine doğru akıyor.
Bazı hikâyeler hiç çekilmemiş Almodóvar filmleri gibi; bazılarıysa kameranın yakalayamayacağı kadar çıplak, kırılgan ve çılgın.
Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayatın değil, bir hayal gücünün günlüğü.
Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Pedro Almodóvar, Son Rüya'da sinemasını besleyen hayaletleri, saplantıları ve hikâye kırıntılarını bu kez okurunu şaşırtmak için serbest bırakıyor. 1960'ların sonlarından bugüne uzanan on iki metin; anı ile kurmaca, itiraf ile parodi, gotik ile komedi arasında dolaşan bir anlatı labirenti kuruyor. Tıpkı filmlerindeki gibi, duygunun ölçüyü taşırdığı, arzunun anlatıyı yönlendirdiği bu dünyada annenin ölümüyle yüzleşiliyor; pişman bir vampir sahneye çıkıyor; Mesih ile hırsız Barabbas arasında beklenmedik bir aşk filizleniyor; “Uyuyan Güzel” tekinsiz bir biçimde yeniden yazılıyor; Benjamin Button'ın öncülü sayılabilecek Miguel'in yaşamı tersine doğru akıyor.
Bazı hikâyeler hiç çekilmemiş Almodóvar filmleri gibi; bazılarıysa kameranın yakalayamayacağı kadar çıplak, kırılgan ve çılgın.
Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayatın değil, bir hayal gücünün günlüğü.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.