Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.

#smrgKİTABEVİ Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258651096
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199259803
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
232
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
253,50
Havale/EFT ile: 248,43
1199259803
647527
Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı -        2026
Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı - 2026 #smrgKİTABEVİ
253.5
Gerçek, artık “olduğu gibi” karşımıza çıkmıyor; önce dolaşıma giriyor, sonra anlam kazanıyor. Dijital çağda meydanlar kadar ekranlar da birer mücadele alanı: sloganlar, etiketler, görüntüler ve “haber dili” yalnızca yaşananı aktarmıyor; neyin meşru, neyin marjinal, kimin haklı, kimin “tehdit” sayılacağını da belirliyor.

Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı, tam da bu kırılmayı Gezi Parkı (27 Mayıs–27 Haziran 2013) ve Tahrir (25 Ocak–11 Şubat 2011) örnekleri üzerinden okuyor; sokakta başlayan itirazın X'te nasıl çerçevelendiğini, hangi aktörlerin hangi temaları dolaşıma soktuğunu ve söylemin nasıl “gerçeklik kuran” bir güce dönüştüğünü karşılaştırmalı biçimde inceliyor.

Kitap, sosyal medyayı basit bir “yansıma” alanı olarak değil; kolektif kimliklerin kurulduğu, meşruiyet mücadelelerinin verildiği ve iktidar ilişkilerinin dil aracılığıyla üretildiği aktif bir kamusal zemin olarak ele alıyor.

Sosyal medya “devrim yapar mı?” sorusuna kolay cevaplar vermek yerine daha kritik bir soruya odaklanıyor: Bir toplumsal hareket kendisini hangi dil ve çerçevelerle kurar; hangi koşullarda süreklilik kazanır; ve dijital kamusallık, siyasal olanı nasıl dönüştürür?

Gerçek, artık “olduğu gibi” karşımıza çıkmıyor; önce dolaşıma giriyor, sonra anlam kazanıyor. Dijital çağda meydanlar kadar ekranlar da birer mücadele alanı: sloganlar, etiketler, görüntüler ve “haber dili” yalnızca yaşananı aktarmıyor; neyin meşru, neyin marjinal, kimin haklı, kimin “tehdit” sayılacağını da belirliyor.

Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı, tam da bu kırılmayı Gezi Parkı (27 Mayıs–27 Haziran 2013) ve Tahrir (25 Ocak–11 Şubat 2011) örnekleri üzerinden okuyor; sokakta başlayan itirazın X'te nasıl çerçevelendiğini, hangi aktörlerin hangi temaları dolaşıma soktuğunu ve söylemin nasıl “gerçeklik kuran” bir güce dönüştüğünü karşılaştırmalı biçimde inceliyor.

Kitap, sosyal medyayı basit bir “yansıma” alanı olarak değil; kolektif kimliklerin kurulduğu, meşruiyet mücadelelerinin verildiği ve iktidar ilişkilerinin dil aracılığıyla üretildiği aktif bir kamusal zemin olarak ele alıyor.

Sosyal medya “devrim yapar mı?” sorusuna kolay cevaplar vermek yerine daha kritik bir soruya odaklanıyor: Bir toplumsal hareket kendisini hangi dil ve çerçevelerle kurar; hangi koşullarda süreklilik kazanır; ve dijital kamusallık, siyasal olanı nasıl dönüştürür?

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat