#smrgKİTABEVİ Terörsüz Türkiye Doktrini : Musalla Taşı ile Mülakat Masası Arasında Şahitlikler - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258651027
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199261687
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
160
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
208,00
Havale/EFT ile: 203,84
1199261687
649288
Terörsüz Türkiye Doktrini : Musalla Taşı ile Mülakat Masası Arasında Şahitlikler -        2026
Terörsüz Türkiye Doktrini : Musalla Taşı ile Mülakat Masası Arasında Şahitlikler - 2026 #smrgKİTABEVİ
208
Türkiye'nin yakın tarihi, uzun süre konuşulmuş ama çoğu zaman eksik anlaşılmış bir mesele etrafında şekillendi: terör. Yıllar boyunca güvenlik politikaları, siyasi tartışmalar ve ideolojik yaklaşımlar bu alanı belirledi; ancak insanın iç dünyasında başlayan kırılmalar çoğu zaman görünmez kaldı. Terörsüz Türkiye Doktrini, bu görünmeyeni görünür kılma iddiasıyla yola çıkıyor. Cüneyt Kıyak, meseleyi sahadan gelen tanıklıklarla, ailelerin yaşadığı derin sarsıntılarla ve gençlerin nasıl bir zihinsel sürecin içine çekildiğiyle birlikte ele alıyor. Böylece terör, yalnızca dışarıdan gözlemlenen bir olgu olmaktan çıkıp, bireyin dünyasında nasıl kök saldığıyla birlikte düşünülüyor. Kitap boyunca okur, kopuşun tek bir anda gerçekleşmediğini fark ediyor. Aidiyet arayışı, kırılganlıklar, yönlendirmeler ve zamanla derinleşen yabancılaşma, birbirine eklenerek bir dönüşüm yaratıyor. Bu dönüşümün izleri ise aile içinde, eğitim hayatında ve toplumsal ilişkilerde kendini açıkça hissettiriyor.

Bu çalışma, çözümün de aynı çok katmanlı yapı içinde aranması gerektiğini savunuyor. Güvenlik önlemleri kadar toplumsal bağların güçlenmesi, bireyin kendini ait hissedeceği alanların genişlemesi ve zihinsel dayanıklılığın inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yönüyle kitap, mevcut tartışmaları aşan bir perspektif öneriyor.

Son sayfaya gelindiğinde geriye tek bir soru kalıyor: Bir toplum, kendi içindeki kırılmaları onarmadan kalıcı bir huzura ulaşabilir mi?

Türkiye'nin yakın tarihi, uzun süre konuşulmuş ama çoğu zaman eksik anlaşılmış bir mesele etrafında şekillendi: terör. Yıllar boyunca güvenlik politikaları, siyasi tartışmalar ve ideolojik yaklaşımlar bu alanı belirledi; ancak insanın iç dünyasında başlayan kırılmalar çoğu zaman görünmez kaldı. Terörsüz Türkiye Doktrini, bu görünmeyeni görünür kılma iddiasıyla yola çıkıyor. Cüneyt Kıyak, meseleyi sahadan gelen tanıklıklarla, ailelerin yaşadığı derin sarsıntılarla ve gençlerin nasıl bir zihinsel sürecin içine çekildiğiyle birlikte ele alıyor. Böylece terör, yalnızca dışarıdan gözlemlenen bir olgu olmaktan çıkıp, bireyin dünyasında nasıl kök saldığıyla birlikte düşünülüyor. Kitap boyunca okur, kopuşun tek bir anda gerçekleşmediğini fark ediyor. Aidiyet arayışı, kırılganlıklar, yönlendirmeler ve zamanla derinleşen yabancılaşma, birbirine eklenerek bir dönüşüm yaratıyor. Bu dönüşümün izleri ise aile içinde, eğitim hayatında ve toplumsal ilişkilerde kendini açıkça hissettiriyor.

Bu çalışma, çözümün de aynı çok katmanlı yapı içinde aranması gerektiğini savunuyor. Güvenlik önlemleri kadar toplumsal bağların güçlenmesi, bireyin kendini ait hissedeceği alanların genişlemesi ve zihinsel dayanıklılığın inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yönüyle kitap, mevcut tartışmaları aşan bir perspektif öneriyor.

Son sayfaya gelindiğinde geriye tek bir soru kalıyor: Bir toplum, kendi içindeki kırılmaları onarmadan kalıcı bir huzura ulaşabilir mi?

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat