#smrgKİTABEVİ Sosyolog Nihat Nirun'un Gözünden 1970'li Yılların Türkiye'si - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253968151
Hazırlayan:
İbrahim Biri , Nurullah Sevinç
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
17x24
Sayfa Sayısı:
304
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
464,00
Havale/EFT ile:
454,72
1199257090
644706
https://www.simurgkitabevi.com/sosyolog-nihat-nirunun-gozunden-1970li-yillarin-turkiyesi-2026
Sosyolog Nihat Nirun'un Gözünden 1970'li Yılların Türkiye'si - 2026 #smrgKİTABEVİ
464.00
1970'li yılların fırtınalı Türkiye'sinde Prof. Dr. Nihat Nirun, gazete köşesinden yalnızca günü yorumlamadı; toplumu, insanı ve geleceği sorguladı. Bu kitapta yer alan köşe yazıları, siyasal tartışmaların ötesine geçerek ahlak, şahsiyet, aile, kültür ve milli şuur gibi temel meseleleri merkeze alan güçlü bir sosyolojik bakış sunuyor.
Nirun, ideolojik kamplaşmaların sertleştiği bir dönemde bile nefret diline yaslanmadan konuşan, çözüm arayan ve uzlaşmayı önceleyen bir entelektüel duruş sergiliyor. Bireyin sorumluluğunu, elitlerin toplumsal rolünü ve halk şuurunun dönüştürücü gücünü ısrarla vurgulayan bu yazılar, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan sorular soruyor: Toplumsal çözülme nerede başlar? Ahlak ve şahsiyet olmadan kalkınma mümkün müdür? Modernleşme insanı gerçekten özgürleştirir mi?
Gazete yazısından sosyolojik bir mirasa dönüşen bu metinler, 1970'lerin Türkiye'sini anlamak kadar bugünü düşünmek isteyen okur için de güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Elinizdeki eser, yalnızca bir dönemin tanıklığı değil; insanı ve toplumu merkeze alan kalıcı bir düşünce davetidir.
Nirun'un hayatı, The Wall Street Journal gazetesinden, Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Peggy Noonan'ın ifadelerinde karşılık bulan entelektüel bir hayatı temsil eder:
“… en çok ihtiyacımız olan şey, bir tür vatanseverlik zarafeti; uzun vadeli bakış açısına sahip, içinde bulunduğumuz anı kavrayan, onunla başa çıkmanın yollarını bulan ve siyasi olarak ucuz ve manipülatif olandan kaçınan bir zarafet. Sevgi ve saygıyı kabul eden. Onları teşvik eden. Bizi bölen küçük şeylerin bu anın önemine değmediğini kabul eden; bir ulus olarak hissettiğimiz stresi hafifletmek için yapılabilecek şeylerin teşvik edilmesi gerektiğini, bir ulus olarak birliğimizi güçlendiren şeylerin ise desteklenmesi gerektiğini kabul eden bir zarafet.”
Nirun, ideolojik kamplaşmaların sertleştiği bir dönemde bile nefret diline yaslanmadan konuşan, çözüm arayan ve uzlaşmayı önceleyen bir entelektüel duruş sergiliyor. Bireyin sorumluluğunu, elitlerin toplumsal rolünü ve halk şuurunun dönüştürücü gücünü ısrarla vurgulayan bu yazılar, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan sorular soruyor: Toplumsal çözülme nerede başlar? Ahlak ve şahsiyet olmadan kalkınma mümkün müdür? Modernleşme insanı gerçekten özgürleştirir mi?
Gazete yazısından sosyolojik bir mirasa dönüşen bu metinler, 1970'lerin Türkiye'sini anlamak kadar bugünü düşünmek isteyen okur için de güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Elinizdeki eser, yalnızca bir dönemin tanıklığı değil; insanı ve toplumu merkeze alan kalıcı bir düşünce davetidir.
Nirun'un hayatı, The Wall Street Journal gazetesinden, Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Peggy Noonan'ın ifadelerinde karşılık bulan entelektüel bir hayatı temsil eder:
“… en çok ihtiyacımız olan şey, bir tür vatanseverlik zarafeti; uzun vadeli bakış açısına sahip, içinde bulunduğumuz anı kavrayan, onunla başa çıkmanın yollarını bulan ve siyasi olarak ucuz ve manipülatif olandan kaçınan bir zarafet. Sevgi ve saygıyı kabul eden. Onları teşvik eden. Bizi bölen küçük şeylerin bu anın önemine değmediğini kabul eden; bir ulus olarak hissettiğimiz stresi hafifletmek için yapılabilecek şeylerin teşvik edilmesi gerektiğini, bir ulus olarak birliğimizi güçlendiren şeylerin ise desteklenmesi gerektiğini kabul eden bir zarafet.”
1970'li yılların fırtınalı Türkiye'sinde Prof. Dr. Nihat Nirun, gazete köşesinden yalnızca günü yorumlamadı; toplumu, insanı ve geleceği sorguladı. Bu kitapta yer alan köşe yazıları, siyasal tartışmaların ötesine geçerek ahlak, şahsiyet, aile, kültür ve milli şuur gibi temel meseleleri merkeze alan güçlü bir sosyolojik bakış sunuyor.
Nirun, ideolojik kamplaşmaların sertleştiği bir dönemde bile nefret diline yaslanmadan konuşan, çözüm arayan ve uzlaşmayı önceleyen bir entelektüel duruş sergiliyor. Bireyin sorumluluğunu, elitlerin toplumsal rolünü ve halk şuurunun dönüştürücü gücünü ısrarla vurgulayan bu yazılar, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan sorular soruyor: Toplumsal çözülme nerede başlar? Ahlak ve şahsiyet olmadan kalkınma mümkün müdür? Modernleşme insanı gerçekten özgürleştirir mi?
Gazete yazısından sosyolojik bir mirasa dönüşen bu metinler, 1970'lerin Türkiye'sini anlamak kadar bugünü düşünmek isteyen okur için de güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Elinizdeki eser, yalnızca bir dönemin tanıklığı değil; insanı ve toplumu merkeze alan kalıcı bir düşünce davetidir.
Nirun'un hayatı, The Wall Street Journal gazetesinden, Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Peggy Noonan'ın ifadelerinde karşılık bulan entelektüel bir hayatı temsil eder:
“… en çok ihtiyacımız olan şey, bir tür vatanseverlik zarafeti; uzun vadeli bakış açısına sahip, içinde bulunduğumuz anı kavrayan, onunla başa çıkmanın yollarını bulan ve siyasi olarak ucuz ve manipülatif olandan kaçınan bir zarafet. Sevgi ve saygıyı kabul eden. Onları teşvik eden. Bizi bölen küçük şeylerin bu anın önemine değmediğini kabul eden; bir ulus olarak hissettiğimiz stresi hafifletmek için yapılabilecek şeylerin teşvik edilmesi gerektiğini, bir ulus olarak birliğimizi güçlendiren şeylerin ise desteklenmesi gerektiğini kabul eden bir zarafet.”
Nirun, ideolojik kamplaşmaların sertleştiği bir dönemde bile nefret diline yaslanmadan konuşan, çözüm arayan ve uzlaşmayı önceleyen bir entelektüel duruş sergiliyor. Bireyin sorumluluğunu, elitlerin toplumsal rolünü ve halk şuurunun dönüştürücü gücünü ısrarla vurgulayan bu yazılar, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan sorular soruyor: Toplumsal çözülme nerede başlar? Ahlak ve şahsiyet olmadan kalkınma mümkün müdür? Modernleşme insanı gerçekten özgürleştirir mi?
Gazete yazısından sosyolojik bir mirasa dönüşen bu metinler, 1970'lerin Türkiye'sini anlamak kadar bugünü düşünmek isteyen okur için de güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Elinizdeki eser, yalnızca bir dönemin tanıklığı değil; insanı ve toplumu merkeze alan kalıcı bir düşünce davetidir.
Nirun'un hayatı, The Wall Street Journal gazetesinden, Pulitzer Ödüllü köşe yazarı Peggy Noonan'ın ifadelerinde karşılık bulan entelektüel bir hayatı temsil eder:
“… en çok ihtiyacımız olan şey, bir tür vatanseverlik zarafeti; uzun vadeli bakış açısına sahip, içinde bulunduğumuz anı kavrayan, onunla başa çıkmanın yollarını bulan ve siyasi olarak ucuz ve manipülatif olandan kaçınan bir zarafet. Sevgi ve saygıyı kabul eden. Onları teşvik eden. Bizi bölen küçük şeylerin bu anın önemine değmediğini kabul eden; bir ulus olarak hissettiğimiz stresi hafifletmek için yapılabilecek şeylerin teşvik edilmesi gerektiğini, bir ulus olarak birliğimizi güçlendiren şeylerin ise desteklenmesi gerektiğini kabul eden bir zarafet.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.