#smrgKİTABEVİ Şûrâ-yı Devletten Danıştaya : Yapısal ve Fonksiyonel Dönüşüm (1868 - 1922) - 2026
Heterojen yapıya sahip bir imparatorluktan modern Türkiye'nin doğuşuna kaynaklık eden kritik bir kesit olan Tanzimat Dönemi'nde reformcuların temel hedefi, muntazam ve müesses bir devlet düzeni kurmak suretiyle imparatorluğun bütünlüğünü korumaktır. Tanzimat Bürokrasisi, bunun yolunun hukuka dayanan rasyonel bir idare oluşturmaktan geçtiğini görmüştür. Kanunlaştırma hareketlerinin çıkış noktası da burasıdır.
Çalışmanın konusu olan Şûrâ-yı Devlet, Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyenin geçirdiği değişimlerin son halkası olarak mezkûr meclisin ilgası sonucu ortaya çıkmış ve merkezi yönetimde idari rejime geçişin simgesi olmuştur, ösmanlı modernleşmesinin merkez teşkilatındaki değişim ve dönüşümünün bir parçası olarak yapısal reform sürecinin devamını temin maksadıyla Şûrâ-yı Devletin ihdas edildiği açıktır.
Çalışma incelendiğinde amacın salt Şûrâ-yı Devlet Tarihi yazmak olmadığı anlaşılacaktır. Cumhuriyet Türkiye'sine yarım asrı aşkın mücehhez ve mümtaz birikimiyle tevarüs eden bu Kurumun görev, yetki ve sorumlulukları ile geçirdiği yapısal değişikliklerin sağlıklı bir şekilde ortaya konulması hedeflenmiştir. Yasama süreçlerinde oynadığı rol, aldığı kararlarla Türkiye'de idari yargının evrimleşerek sistematik hâle gelmesine sunduğu ciddi katkı, merkezî idare (Bâb-ı Alî ve Saray) için üslendiği istişare ve denetim vasfıyla Şûrâ-yı Devlet, kendisinden önceki birikimi de terkip ederek Osmanlı Devleti'nde anayasalı bir rejime geçişi hızlandırmıştır.
Heterojen yapıya sahip bir imparatorluktan modern Türkiye'nin doğuşuna kaynaklık eden kritik bir kesit olan Tanzimat Dönemi'nde reformcuların temel hedefi, muntazam ve müesses bir devlet düzeni kurmak suretiyle imparatorluğun bütünlüğünü korumaktır. Tanzimat Bürokrasisi, bunun yolunun hukuka dayanan rasyonel bir idare oluşturmaktan geçtiğini görmüştür. Kanunlaştırma hareketlerinin çıkış noktası da burasıdır.
Çalışmanın konusu olan Şûrâ-yı Devlet, Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyenin geçirdiği değişimlerin son halkası olarak mezkûr meclisin ilgası sonucu ortaya çıkmış ve merkezi yönetimde idari rejime geçişin simgesi olmuştur, ösmanlı modernleşmesinin merkez teşkilatındaki değişim ve dönüşümünün bir parçası olarak yapısal reform sürecinin devamını temin maksadıyla Şûrâ-yı Devletin ihdas edildiği açıktır.
Çalışma incelendiğinde amacın salt Şûrâ-yı Devlet Tarihi yazmak olmadığı anlaşılacaktır. Cumhuriyet Türkiye'sine yarım asrı aşkın mücehhez ve mümtaz birikimiyle tevarüs eden bu Kurumun görev, yetki ve sorumlulukları ile geçirdiği yapısal değişikliklerin sağlıklı bir şekilde ortaya konulması hedeflenmiştir. Yasama süreçlerinde oynadığı rol, aldığı kararlarla Türkiye'de idari yargının evrimleşerek sistematik hâle gelmesine sunduğu ciddi katkı, merkezî idare (Bâb-ı Alî ve Saray) için üslendiği istişare ve denetim vasfıyla Şûrâ-yı Devlet, kendisinden önceki birikimi de terkip ederek Osmanlı Devleti'nde anayasalı bir rejime geçişi hızlandırmıştır.