#smrgKİTABEVİ Tiger Koşmak İstemiyor - 2026
Editör:
Bülent Ayyıldız
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256203488
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
192
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
197,20
Havale/EFT ile:
191,28
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199257264
644866
https://www.simurgkitabevi.com/tiger-kosmak-istemiyor-2026
Tiger Koşmak İstemiyor - 2026 #smrgKİTABEVİ
197.20
Enes Dündar, sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını, çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde. Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan, mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp, vampir imamlara, kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken, bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor. Taşranın dilini, kokusunu, masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı, merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor. Orwell'in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi, Dündar'ın köpekleri, tavukları, horozları, boğaları, yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor. Dündar, ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine, pardon edebiyat şölenine davet ediyor: “Yanan kömür sobalarını, grileşmiş atmosferin isini, evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu, sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını, o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını, yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini, masmavi önlükleri, çiçek desenli sarımsı perdeleri, bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını, hayal meyal hatırlıyordu. Farklıydık işte.”
Enes Dündar, sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını, çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde. Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan, mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp, vampir imamlara, kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken, bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor. Taşranın dilini, kokusunu, masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı, merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor. Orwell'in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi, Dündar'ın köpekleri, tavukları, horozları, boğaları, yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor. Dündar, ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine, pardon edebiyat şölenine davet ediyor: “Yanan kömür sobalarını, grileşmiş atmosferin isini, evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu, sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını, o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını, yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini, masmavi önlükleri, çiçek desenli sarımsı perdeleri, bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını, hayal meyal hatırlıyordu. Farklıydık işte.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.