Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Türk Obua Tarihine İz Bırakanlar - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
312
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
780,00
Havale/EFT ile:
764,40
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 30.01.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199256298
643751
https://www.simurgkitabevi.com/turk-obua-tarihine-iz-birakanlar-2026
Türk Obua Tarihine İz Bırakanlar - 2026 #smrgKİTABEVİ
780.00
Bir enstrümanın sosyokültürel değeri, belirli bir toplumun tarihinde ne zaman var olduğuna, nasıl değerlendirildiğine ve enstrümanın o toplumun literatüründe ne ölçüde yansıtıldığına dair bir dizi önemli veriye bağlıdır. Ayrıca, bir enstrümanın tarihsel süreçte ne ölçüde icra edilebildiği, icra anlayışının yönü, icra ortamlarının çeşitliliği ve icracılarının hem kamu hem de siyasi güçler tarafından ne ölçüde saygı gördüğü, o enstrümanın icra tarihiyle ilgili önemli konulardır. Nefesli çalgılar ailesinden çift kamışlı bir çalgı olan obua, müziğin önemli ve eşsiz aletlerinden biridir. Antik Yunan'a kadar uzanan uzun bir geçmişi olan bu çalgı, yüzyıllar boyunca gelişerek modern orkestranın en zorlu, farklı ve vazgeçilmez bir enstrümanı haline gelmiştir. Türk müzik tarihinde obua, Avrupa'da Batı müziğiyle etkileşim içinde gelişen çalgılar arasında özel bir yere sahiptir. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte ülkemizde çağdaş müzik kurumlarının temelleri atılırken, obua da bu yeni dönemin sembolü hâline gelmiş; Batı orkestra geleneğinin parlak sesi olarak konservatuvarlarda, senfoni orkestralarında ve opera topluluklarında yerini almıştır. Bu gelişim, yalnızca bir enstrümanın teknik serüveni değil, aynı zamanda bir sanat anlayışının, bir kültürel dönüşümün ve nesilden nesile aktarılan bir ustalık zincirinin de hikâyesidir. Bu kitapta obuanın Türk topraklarındaki ilk kullanımından günümüze kadar olan Çağdaş Türk Müziği serüvenindeki yeri ve enstrümanı bize sevdiren, onu layıkıyla çalan değerli Türk obuacılar anlatılmıştır. Kitabın amacı, Türk obua sanatının bugüne kadar yazılmamış hikâyesini belgelemek, sanatçı biyografilerini gün yüzüne çıkarmak ve bu alandaki sürekliliği görünür kılmaktır. Çalışmada yer alan sanatçı portreleri, yalnızca kişisel başarı öykülerini değil; aynı zamanda Türkiye'de müzik eğitiminin dönüşümünü, orkestra kültürünün oluşumunu ve sanatçılar arası kuşak bağlarını da ortaya koymaktadır. Böylece kitap hem bir tarih belgesi hem de gelecek kuşaklar için bir rehber niteliği taşımaktadır.
Bir enstrümanın sosyokültürel değeri, belirli bir toplumun tarihinde ne zaman var olduğuna, nasıl değerlendirildiğine ve enstrümanın o toplumun literatüründe ne ölçüde yansıtıldığına dair bir dizi önemli veriye bağlıdır. Ayrıca, bir enstrümanın tarihsel süreçte ne ölçüde icra edilebildiği, icra anlayışının yönü, icra ortamlarının çeşitliliği ve icracılarının hem kamu hem de siyasi güçler tarafından ne ölçüde saygı gördüğü, o enstrümanın icra tarihiyle ilgili önemli konulardır. Nefesli çalgılar ailesinden çift kamışlı bir çalgı olan obua, müziğin önemli ve eşsiz aletlerinden biridir. Antik Yunan'a kadar uzanan uzun bir geçmişi olan bu çalgı, yüzyıllar boyunca gelişerek modern orkestranın en zorlu, farklı ve vazgeçilmez bir enstrümanı haline gelmiştir. Türk müzik tarihinde obua, Avrupa'da Batı müziğiyle etkileşim içinde gelişen çalgılar arasında özel bir yere sahiptir. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte ülkemizde çağdaş müzik kurumlarının temelleri atılırken, obua da bu yeni dönemin sembolü hâline gelmiş; Batı orkestra geleneğinin parlak sesi olarak konservatuvarlarda, senfoni orkestralarında ve opera topluluklarında yerini almıştır. Bu gelişim, yalnızca bir enstrümanın teknik serüveni değil, aynı zamanda bir sanat anlayışının, bir kültürel dönüşümün ve nesilden nesile aktarılan bir ustalık zincirinin de hikâyesidir. Bu kitapta obuanın Türk topraklarındaki ilk kullanımından günümüze kadar olan Çağdaş Türk Müziği serüvenindeki yeri ve enstrümanı bize sevdiren, onu layıkıyla çalan değerli Türk obuacılar anlatılmıştır. Kitabın amacı, Türk obua sanatının bugüne kadar yazılmamış hikâyesini belgelemek, sanatçı biyografilerini gün yüzüne çıkarmak ve bu alandaki sürekliliği görünür kılmaktır. Çalışmada yer alan sanatçı portreleri, yalnızca kişisel başarı öykülerini değil; aynı zamanda Türkiye'de müzik eğitiminin dönüşümünü, orkestra kültürünün oluşumunu ve sanatçılar arası kuşak bağlarını da ortaya koymaktadır. Böylece kitap hem bir tarih belgesi hem de gelecek kuşaklar için bir rehber niteliği taşımaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.