#smrgSAHAF Türkçede Roman Hakkında Bir Deneme Birinci Cilt - 1936
1935 - 1936 ders yılı kış sömestrinde Enstitü Edebiyat şubesinde, Tanzimattan sonra meydana gelen romanı ders mevzuu yapmışken, talebemin, anlatılan bahislerin not halinde tesbitini istemeleri, bazı arkadaşlarımın da konuşmalarımız arasında alâkalanıp mevzuu biraz daha genişletmemi isteyerek beni daha geniş bir çalışmaya sürüklemeleri bu kitabın meydana gelmesine sebep oldu.
Bu uğraşma sıralarında da Türkçede roman, tercüme roman ve Türkçede tercüme yollu bazı fikir hareketleri görüldü. Bunları gündeliklerde veya mecmualarda gören talebe ve arkadaşlarımın muhtelif soruları karşısında bazı umumî noktalara sürüklendim.
Bugün, birçok şeylerimizde olduğu gibi, istenildiği yolda bir romanın yokluğundan herkes, birlik olarak şikâyet ediyor. Ben burada var veya yok diye bir iddiada bulunacak değilim. Yalnız, vardığım bir kanaat olarak şunu söyliyeceğim: "İstenildildiği yolda var olmıyan birçok şeylerimizden" bazılarının üç çeyrek asra yakın bir "oldurmaya çalışma" devresi vardır ki, bu çalışma devresindeki biçim ve yolu iyice bilmek zaruretindeyiz. Ancak bu biliş, bizden evvelkilerin düştükleri yanlışlara tekrar düşmek, denenip te kötü neticeleriyle karşılaştığımız şeyleri -şekil ve tarz değiştirmiş olarak tekrarlamak yanlışından bizi korur. (Önsözden)
1935 - 1936 ders yılı kış sömestrinde Enstitü Edebiyat şubesinde, Tanzimattan sonra meydana gelen romanı ders mevzuu yapmışken, talebemin, anlatılan bahislerin not halinde tesbitini istemeleri, bazı arkadaşlarımın da konuşmalarımız arasında alâkalanıp mevzuu biraz daha genişletmemi isteyerek beni daha geniş bir çalışmaya sürüklemeleri bu kitabın meydana gelmesine sebep oldu.
Bu uğraşma sıralarında da Türkçede roman, tercüme roman ve Türkçede tercüme yollu bazı fikir hareketleri görüldü. Bunları gündeliklerde veya mecmualarda gören talebe ve arkadaşlarımın muhtelif soruları karşısında bazı umumî noktalara sürüklendim.
Bugün, birçok şeylerimizde olduğu gibi, istenildiği yolda bir romanın yokluğundan herkes, birlik olarak şikâyet ediyor. Ben burada var veya yok diye bir iddiada bulunacak değilim. Yalnız, vardığım bir kanaat olarak şunu söyliyeceğim: "İstenildildiği yolda var olmıyan birçok şeylerimizden" bazılarının üç çeyrek asra yakın bir "oldurmaya çalışma" devresi vardır ki, bu çalışma devresindeki biçim ve yolu iyice bilmek zaruretindeyiz. Ancak bu biliş, bizden evvelkilerin düştükleri yanlışlara tekrar düşmek, denenip te kötü neticeleriyle karşılaştığımız şeyleri -şekil ve tarz değiştirmiş olarak tekrarlamak yanlışından bizi korur. (Önsözden)