#smrgKİTABEVİ Wittgenstein ve İnancın Dili : Fideizm ve Din Dili Oyunu Üzerine - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258079647
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
176
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
262,50
Havale/EFT ile:
254,63
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199257458
645031
https://www.simurgkitabevi.com/wittgenstein-ve-inancin-dili-fideizm-ve-din-dili-oyunu-uzerine-2026
Wittgenstein ve İnancın Dili : Fideizm ve Din Dili Oyunu Üzerine - 2026 #smrgKİTABEVİ
262.5
İman ve akıl arasındaki ilişki, asırlardır süregelen bir tartışma konusudur. Bu tartışmanın önemli bir boyutunu ise inancın dili oluşturur: Dini ifadeler nasıl bir anlam taşır? Dinin iddiaları kanıtlanabilir mi? Din dili, bilimsel söylemlerle aynı ölçütlere göre değerlendirilebilir mi?
Tam da bu sorular, Wittgenstein'ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta toplumsal pratiklerle şekillenmiş, belirli kurallara göre işleyen bir yapı olarak görür ve bu nedenle onu bir “oyun”a benzetir. Onun bu “dil oyunu” yaklaşımını din alanına uygulayan bazı felsefeciler ise, dini ifadelerin ancak belirli bir yaşam biçiminin içinde anlaşılabileceğini öne sürer. Fakat bu yorum, dini dışarıdan rasyonel sorgulamaya tamamen kapatacağı ve fideizmi besleyeceği gerekçesiyle eleştirilir.
Eser Wittgenstein'ın görüşlerinin gerçekten fideistik bir yoruma kapı aralayıp aralamadığını sorguluyor. Wittgenstein'ın dil oyunları tezi ve dinsel inançlarla ilgili düşüncelerini ele aldıktan sonra Kai Nielsen, D. Z. Phillips ve Norman Malcolm gibi önemli filozofların argümanlarını tartışıyor ve iddialarına yanıt veriyor. Okur bu tartışmada nerede durursa dursun, muhakkak bu isimlerden öğrenecek çok şey bulacaktır.
Tam da bu sorular, Wittgenstein'ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta toplumsal pratiklerle şekillenmiş, belirli kurallara göre işleyen bir yapı olarak görür ve bu nedenle onu bir “oyun”a benzetir. Onun bu “dil oyunu” yaklaşımını din alanına uygulayan bazı felsefeciler ise, dini ifadelerin ancak belirli bir yaşam biçiminin içinde anlaşılabileceğini öne sürer. Fakat bu yorum, dini dışarıdan rasyonel sorgulamaya tamamen kapatacağı ve fideizmi besleyeceği gerekçesiyle eleştirilir.
Eser Wittgenstein'ın görüşlerinin gerçekten fideistik bir yoruma kapı aralayıp aralamadığını sorguluyor. Wittgenstein'ın dil oyunları tezi ve dinsel inançlarla ilgili düşüncelerini ele aldıktan sonra Kai Nielsen, D. Z. Phillips ve Norman Malcolm gibi önemli filozofların argümanlarını tartışıyor ve iddialarına yanıt veriyor. Okur bu tartışmada nerede durursa dursun, muhakkak bu isimlerden öğrenecek çok şey bulacaktır.
İman ve akıl arasındaki ilişki, asırlardır süregelen bir tartışma konusudur. Bu tartışmanın önemli bir boyutunu ise inancın dili oluşturur: Dini ifadeler nasıl bir anlam taşır? Dinin iddiaları kanıtlanabilir mi? Din dili, bilimsel söylemlerle aynı ölçütlere göre değerlendirilebilir mi?
Tam da bu sorular, Wittgenstein'ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta toplumsal pratiklerle şekillenmiş, belirli kurallara göre işleyen bir yapı olarak görür ve bu nedenle onu bir “oyun”a benzetir. Onun bu “dil oyunu” yaklaşımını din alanına uygulayan bazı felsefeciler ise, dini ifadelerin ancak belirli bir yaşam biçiminin içinde anlaşılabileceğini öne sürer. Fakat bu yorum, dini dışarıdan rasyonel sorgulamaya tamamen kapatacağı ve fideizmi besleyeceği gerekçesiyle eleştirilir.
Eser Wittgenstein'ın görüşlerinin gerçekten fideistik bir yoruma kapı aralayıp aralamadığını sorguluyor. Wittgenstein'ın dil oyunları tezi ve dinsel inançlarla ilgili düşüncelerini ele aldıktan sonra Kai Nielsen, D. Z. Phillips ve Norman Malcolm gibi önemli filozofların argümanlarını tartışıyor ve iddialarına yanıt veriyor. Okur bu tartışmada nerede durursa dursun, muhakkak bu isimlerden öğrenecek çok şey bulacaktır.
Tam da bu sorular, Wittgenstein'ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta toplumsal pratiklerle şekillenmiş, belirli kurallara göre işleyen bir yapı olarak görür ve bu nedenle onu bir “oyun”a benzetir. Onun bu “dil oyunu” yaklaşımını din alanına uygulayan bazı felsefeciler ise, dini ifadelerin ancak belirli bir yaşam biçiminin içinde anlaşılabileceğini öne sürer. Fakat bu yorum, dini dışarıdan rasyonel sorgulamaya tamamen kapatacağı ve fideizmi besleyeceği gerekçesiyle eleştirilir.
Eser Wittgenstein'ın görüşlerinin gerçekten fideistik bir yoruma kapı aralayıp aralamadığını sorguluyor. Wittgenstein'ın dil oyunları tezi ve dinsel inançlarla ilgili düşüncelerini ele aldıktan sonra Kai Nielsen, D. Z. Phillips ve Norman Malcolm gibi önemli filozofların argümanlarını tartışıyor ve iddialarına yanıt veriyor. Okur bu tartışmada nerede durursa dursun, muhakkak bu isimlerden öğrenecek çok şey bulacaktır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.