#smrgKİTABEVİ 100. Yılında Şapka İnkılabı ve Kazanımları - 2026
Editör:
Behçet Kemal Yeşilbursa
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258713626
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
476
Basım Yeri:
Çanakkale
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
484,00
Havale/EFT ile:
469,48
1199257511
645051
https://www.simurgkitabevi.com/100-yilinda-sapka-inkilabi-ve-kazanimlari-2026
100. Yılında Şapka İnkılabı ve Kazanımları - 2026 #smrgKİTABEVİ
484
Türk kültür tarihine bakıldığında, Türklerin kılık-kıyafet konusunda bağnaz olmadıkları, çağın, değişen kültürün ve coğrafyanın koşullarına göre tarih boyunca değişik kıyafetler giydikleri görülmektedir.
Şapka (kılık-Kıyafet) inkılabından önce, eski Türklerden kalma kalpak/papak, keçe, börk/külah, II. Mahmut zamanında asker ve memurlara mecburi giydirilen fes (ince ve vişne rengi, kırmızı keçeden), Hintlilerden geçme (Budist işi) sarık, ipek başörtüsü/poşu gibi erkek başlıkları kullanılıyordu. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nda askerlere (Enver Paşa'nın adı ile) Enveriye denilen başlıklar giydirilmişti. 1908'de II. Meşrutiyetin ilanı ile Avusturya'nın Bosna-Hersek vilayetlerini resmen ülkesine katması üzerine, Avusturya malı fesler boykot edildiğinden, ülkemizdeki göçmen ailelerden, Kırımlı ve Dağıstanlıların kullandığı kalpakları giyme modası yayılmıştı. Tarikat mensuplarının (Mevlevi, Bektaşi, Kadiri, Nakşi) Taç denilen özel başlıkları vardı. Ayrıca Arap biçimi Kefiye (başta, omuzlardan aşağı sarkan beyaz örtü ile tepede kalın kumaş halkalı) ve köylü biçimi alaca-çit sargı gibi yirmiden çok erkek başlığı vardı. Elçilerimiz ve milletlerarası toplantılara katılan diplomatlarımız resmi redingot giyerken şapka da giyerlerdi.
Şapka (kılık-Kıyafet) inkılabından önce, eski Türklerden kalma kalpak/papak, keçe, börk/külah, II. Mahmut zamanında asker ve memurlara mecburi giydirilen fes (ince ve vişne rengi, kırmızı keçeden), Hintlilerden geçme (Budist işi) sarık, ipek başörtüsü/poşu gibi erkek başlıkları kullanılıyordu. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nda askerlere (Enver Paşa'nın adı ile) Enveriye denilen başlıklar giydirilmişti. 1908'de II. Meşrutiyetin ilanı ile Avusturya'nın Bosna-Hersek vilayetlerini resmen ülkesine katması üzerine, Avusturya malı fesler boykot edildiğinden, ülkemizdeki göçmen ailelerden, Kırımlı ve Dağıstanlıların kullandığı kalpakları giyme modası yayılmıştı. Tarikat mensuplarının (Mevlevi, Bektaşi, Kadiri, Nakşi) Taç denilen özel başlıkları vardı. Ayrıca Arap biçimi Kefiye (başta, omuzlardan aşağı sarkan beyaz örtü ile tepede kalın kumaş halkalı) ve köylü biçimi alaca-çit sargı gibi yirmiden çok erkek başlığı vardı. Elçilerimiz ve milletlerarası toplantılara katılan diplomatlarımız resmi redingot giyerken şapka da giyerlerdi.
Türk kültür tarihine bakıldığında, Türklerin kılık-kıyafet konusunda bağnaz olmadıkları, çağın, değişen kültürün ve coğrafyanın koşullarına göre tarih boyunca değişik kıyafetler giydikleri görülmektedir.
Şapka (kılık-Kıyafet) inkılabından önce, eski Türklerden kalma kalpak/papak, keçe, börk/külah, II. Mahmut zamanında asker ve memurlara mecburi giydirilen fes (ince ve vişne rengi, kırmızı keçeden), Hintlilerden geçme (Budist işi) sarık, ipek başörtüsü/poşu gibi erkek başlıkları kullanılıyordu. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nda askerlere (Enver Paşa'nın adı ile) Enveriye denilen başlıklar giydirilmişti. 1908'de II. Meşrutiyetin ilanı ile Avusturya'nın Bosna-Hersek vilayetlerini resmen ülkesine katması üzerine, Avusturya malı fesler boykot edildiğinden, ülkemizdeki göçmen ailelerden, Kırımlı ve Dağıstanlıların kullandığı kalpakları giyme modası yayılmıştı. Tarikat mensuplarının (Mevlevi, Bektaşi, Kadiri, Nakşi) Taç denilen özel başlıkları vardı. Ayrıca Arap biçimi Kefiye (başta, omuzlardan aşağı sarkan beyaz örtü ile tepede kalın kumaş halkalı) ve köylü biçimi alaca-çit sargı gibi yirmiden çok erkek başlığı vardı. Elçilerimiz ve milletlerarası toplantılara katılan diplomatlarımız resmi redingot giyerken şapka da giyerlerdi.
Şapka (kılık-Kıyafet) inkılabından önce, eski Türklerden kalma kalpak/papak, keçe, börk/külah, II. Mahmut zamanında asker ve memurlara mecburi giydirilen fes (ince ve vişne rengi, kırmızı keçeden), Hintlilerden geçme (Budist işi) sarık, ipek başörtüsü/poşu gibi erkek başlıkları kullanılıyordu. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nda askerlere (Enver Paşa'nın adı ile) Enveriye denilen başlıklar giydirilmişti. 1908'de II. Meşrutiyetin ilanı ile Avusturya'nın Bosna-Hersek vilayetlerini resmen ülkesine katması üzerine, Avusturya malı fesler boykot edildiğinden, ülkemizdeki göçmen ailelerden, Kırımlı ve Dağıstanlıların kullandığı kalpakları giyme modası yayılmıştı. Tarikat mensuplarının (Mevlevi, Bektaşi, Kadiri, Nakşi) Taç denilen özel başlıkları vardı. Ayrıca Arap biçimi Kefiye (başta, omuzlardan aşağı sarkan beyaz örtü ile tepede kalın kumaş halkalı) ve köylü biçimi alaca-çit sargı gibi yirmiden çok erkek başlığı vardı. Elçilerimiz ve milletlerarası toplantılara katılan diplomatlarımız resmi redingot giyerken şapka da giyerlerdi.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.