#smrgKİTABEVİ Abbasi Dönemi Arap Şiirinde Av Teması - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255527516
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199256757
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
350
Basım Yeri:
Erzurum
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
492,00
Havale/EFT ile: 482,16
1199256757
644365
Abbasi Dönemi Arap Şiirinde Av Teması -        2026
Abbasi Dönemi Arap Şiirinde Av Teması - 2026 #smrgKİTABEVİ
492.00
Avcılık, temel olarak etçil canlıların besin elde etmek amacıyla başka bir canlıyı yakalayıp öldürme faaliyetidir. Milyonlarca yıldır var olan bu faaliyet, birkaç istisna dışında, hayvan-hayvan ve insan-hayvan arasında gerçekleşen hayatta kalma mücadelesidir. Hayvanların yanı sıra insanlar da yaşamlarını sürdürebilmek için çeşitli hayvanları avlamış; av hayvanları, insanların temel besin kaynaklarından biri hâline gelmiştir. Bu yüzden insanlar, avcılığa önem vermiş; bu faaliyet, dünyanın birçok yerinde hem görsel sanatlara hem de sözlü ve yazılı edebiyata yansımıştır. Araplar da avcılığa ilgi duyan bir millet olduğu için bu faaliyet, onların kültüründe önemli bir yer tutmuş; böylece av sahneleri, görsel ve edebî eserlerde sıkça tasvir edilmiştir. Bu sahneler, Arapların kendini ifade etme aracı olan şiire de yansımış ve Câhiliye Dönemi'nden itibaren avcılıkla ilgili birçok beyit günümüze kadar ulaşmıştır. Câhiliye Dönemi şiirleri, kendi içerisinde av da dâhil olmak üzere birçok konuyu barındırsa da daha sonraki dönemlerde sadece avcılıkla ilgili şiirler nazmedilmiştir. Böylece avcı hayvanların, av hayvanlarının ve av sahnelerinin tasvir edildiği av temalı şiirler, zamanla müstakil bir konu hâline gelmiş; konu bütünlüğü sağlayan bu şiir türü, tardiyye - tardiyyât olarak adlandırılmıştır.

Çalışmanın giriş kısmında, avcılığın tarihi ile insanların av aletlerini icat etmeleri sonucunda toplayıcılıktan avcılığa geçiş süreçleri hakkında bilgiler verilmiştir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde avcılıkla hayatını idame ettiren ve avcılıkta yeni yöntemler geliştiren toplumlardan bahsedildikten sonra, Arapların yoğun olarak yaşadığı Orta Doğu coğrafyasında, Mısır'da ve Anadolu'da icra edilen avcılık faaliyetlerine; ayrıca bu faaliyetlerin sanata ve destanlara yansımalarına dair örneklere yer verilmiştir. Daha sonra tard, tayd mastarları ile bu kelimelerden türeyen sözcükler ele alınmış; ardından Araplar tarafından av faaliyetlerinde kullanılan avcı hayvanlar ve av aletleri hakkında bilgiler sunulmuştur.

Birinci bölümde, Câhiliye Dönemi şiirlerinde yer alan av sahneleri incelenmiştir. Bu dönemde av teması, genel olarak, konusal bütünlük arz etmeyen kasidelerin tasvir bölümünde sunulmuş; özellikle, bu bölümün bir parçası olarak, dönem şiirlerinde işlenmiştir. Şairler, av sahnelerini tasvir ettikleri beyitlerde, kimi zaman kendi avlanma tecrübelerini, kimi zaman avcıların faaliyetlerini, kimi zaman da yaban hayvanlarının kendi aralarındaki ya da av köpekleriyle olan mücadelelerini betimlemişlerdir. Bununla birlikte bu tasvirlerin önemli bir kısmı, av temasını doğrudan merkeze almaktan ziyade bineklerin niteliklerini betimlemek amacıyla bir anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle bu bölümde, söz konusu tasvirlerin şiirlerde nasıl işlendiğine dair birtakım örneklere yer verilmiştir.

İkinci bölümde, İslamiyet'in doğuşundan Emevîler'in sonuna kadar uzanan dönemde, av temasının ele alındığı şiirler incelenmiştir. İslamiyet'in doğuşuyla birlikte şiir, genellikle övgü ve yergi aracı olarak kullanıldığı için av konusunda yazılmış şiir örnekleri nispeten azdır. Ancak yine de şiirlerin, kısa da olsa, av sahneleri içerdiği görülmektedir. Bahsi geçen şiirlerin yanı sıra avla bağlantılı olarak cömertlik ve misafirperverlik temalarını işleyen dikkat çekici bazı şiirler de tercüme edilip değerlendirilmiştir. Emevîler Dönemi'nde ise av şiirlerinin yavaş yavaş değişmeye başladığı, konu bütünlüğü sağladığı ve müstakil bir hâle geldiği görülmüştür. Bu doğrultuda şairlerin, geçmiş dönemlerin etkisinden sıyrılarak özgün av şiirleri nazmettikleri belirlenmiş ve bu şiirler ele alınmıştır. Ayrıca bu özgün şiirlerin, daha sonraki dönemde ?ardiyyâta nasıl bir katkı sağladığı hususunda bilgi verilmiştir.
Avcılık, temel olarak etçil canlıların besin elde etmek amacıyla başka bir canlıyı yakalayıp öldürme faaliyetidir. Milyonlarca yıldır var olan bu faaliyet, birkaç istisna dışında, hayvan-hayvan ve insan-hayvan arasında gerçekleşen hayatta kalma mücadelesidir. Hayvanların yanı sıra insanlar da yaşamlarını sürdürebilmek için çeşitli hayvanları avlamış; av hayvanları, insanların temel besin kaynaklarından biri hâline gelmiştir. Bu yüzden insanlar, avcılığa önem vermiş; bu faaliyet, dünyanın birçok yerinde hem görsel sanatlara hem de sözlü ve yazılı edebiyata yansımıştır. Araplar da avcılığa ilgi duyan bir millet olduğu için bu faaliyet, onların kültüründe önemli bir yer tutmuş; böylece av sahneleri, görsel ve edebî eserlerde sıkça tasvir edilmiştir. Bu sahneler, Arapların kendini ifade etme aracı olan şiire de yansımış ve Câhiliye Dönemi'nden itibaren avcılıkla ilgili birçok beyit günümüze kadar ulaşmıştır. Câhiliye Dönemi şiirleri, kendi içerisinde av da dâhil olmak üzere birçok konuyu barındırsa da daha sonraki dönemlerde sadece avcılıkla ilgili şiirler nazmedilmiştir. Böylece avcı hayvanların, av hayvanlarının ve av sahnelerinin tasvir edildiği av temalı şiirler, zamanla müstakil bir konu hâline gelmiş; konu bütünlüğü sağlayan bu şiir türü, tardiyye - tardiyyât olarak adlandırılmıştır.

Çalışmanın giriş kısmında, avcılığın tarihi ile insanların av aletlerini icat etmeleri sonucunda toplayıcılıktan avcılığa geçiş süreçleri hakkında bilgiler verilmiştir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde avcılıkla hayatını idame ettiren ve avcılıkta yeni yöntemler geliştiren toplumlardan bahsedildikten sonra, Arapların yoğun olarak yaşadığı Orta Doğu coğrafyasında, Mısır'da ve Anadolu'da icra edilen avcılık faaliyetlerine; ayrıca bu faaliyetlerin sanata ve destanlara yansımalarına dair örneklere yer verilmiştir. Daha sonra tard, tayd mastarları ile bu kelimelerden türeyen sözcükler ele alınmış; ardından Araplar tarafından av faaliyetlerinde kullanılan avcı hayvanlar ve av aletleri hakkında bilgiler sunulmuştur.

Birinci bölümde, Câhiliye Dönemi şiirlerinde yer alan av sahneleri incelenmiştir. Bu dönemde av teması, genel olarak, konusal bütünlük arz etmeyen kasidelerin tasvir bölümünde sunulmuş; özellikle, bu bölümün bir parçası olarak, dönem şiirlerinde işlenmiştir. Şairler, av sahnelerini tasvir ettikleri beyitlerde, kimi zaman kendi avlanma tecrübelerini, kimi zaman avcıların faaliyetlerini, kimi zaman da yaban hayvanlarının kendi aralarındaki ya da av köpekleriyle olan mücadelelerini betimlemişlerdir. Bununla birlikte bu tasvirlerin önemli bir kısmı, av temasını doğrudan merkeze almaktan ziyade bineklerin niteliklerini betimlemek amacıyla bir anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle bu bölümde, söz konusu tasvirlerin şiirlerde nasıl işlendiğine dair birtakım örneklere yer verilmiştir.

İkinci bölümde, İslamiyet'in doğuşundan Emevîler'in sonuna kadar uzanan dönemde, av temasının ele alındığı şiirler incelenmiştir. İslamiyet'in doğuşuyla birlikte şiir, genellikle övgü ve yergi aracı olarak kullanıldığı için av konusunda yazılmış şiir örnekleri nispeten azdır. Ancak yine de şiirlerin, kısa da olsa, av sahneleri içerdiği görülmektedir. Bahsi geçen şiirlerin yanı sıra avla bağlantılı olarak cömertlik ve misafirperverlik temalarını işleyen dikkat çekici bazı şiirler de tercüme edilip değerlendirilmiştir. Emevîler Dönemi'nde ise av şiirlerinin yavaş yavaş değişmeye başladığı, konu bütünlüğü sağladığı ve müstakil bir hâle geldiği görülmüştür. Bu doğrultuda şairlerin, geçmiş dönemlerin etkisinden sıyrılarak özgün av şiirleri nazmettikleri belirlenmiş ve bu şiirler ele alınmıştır. Ayrıca bu özgün şiirlerin, daha sonraki dönemde ?ardiyyâta nasıl bir katkı sağladığı hususunda bilgi verilmiştir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat