#smrgKİTABEVİ Avrupa'da Cadılık : Uçmak İçin Kullandıkları Formüller - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786259365572
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
298
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Sevda Beytaş
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
280,00
Havale/EFT ile:
274,40
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255369
642792
https://www.simurgkitabevi.com/avrupada-cadilik-ucmak-icin-kullandiklari-formuller-2026
Avrupa'da Cadılık : Uçmak İçin Kullandıkları Formüller - 2026 #smrgKİTABEVİ
280.00
CADILIK, Ortaçağ Avrupa'sında yalnızca korku, hurafe ve mahkeme kayıtlarından ibaret değildir. Margaret Alice Murray bu çığır açıcı çalışmasında, yüzyıllar boyunca bastırılmış ve yanlış temsil edilmiş cadılık olgusunu, sistemli bir inanç ve ritüel geleneği olarak ele alır. Cadılar, Murray'e göre, rastgele suçlanan bireyler değil; Hristiyanlık öncesi pagan inançlarının izlerini taşıyan, örgütlü ve süreklilik gösteren bir kültün üyeleridir.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca “şeytani” bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; “cadı” figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca “şeytani” bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; “cadı” figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
CADILIK, Ortaçağ Avrupa'sında yalnızca korku, hurafe ve mahkeme kayıtlarından ibaret değildir. Margaret Alice Murray bu çığır açıcı çalışmasında, yüzyıllar boyunca bastırılmış ve yanlış temsil edilmiş cadılık olgusunu, sistemli bir inanç ve ritüel geleneği olarak ele alır. Cadılar, Murray'e göre, rastgele suçlanan bireyler değil; Hristiyanlık öncesi pagan inançlarının izlerini taşıyan, örgütlü ve süreklilik gösteren bir kültün üyeleridir.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca “şeytani” bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; “cadı” figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca “şeytani” bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; “cadı” figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.