#smrgKİTABEVİ Bilişsel Dilbilim Işığında Toplumsal Bilinç ve İnsan - İnsandaki Toplum/ Toplumdaki İnsan - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
336
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
336,00
Havale/EFT ile:
329,28
1199259362
647030
https://www.simurgkitabevi.com/bilissel-dilbilim-isiginda-toplumsal-bilinc-ve-insan-insandaki-toplum-toplumdaki-insan-2026
Bilişsel Dilbilim Işığında Toplumsal Bilinç ve İnsan - İnsandaki Toplum/ Toplumdaki İnsan - 2026 #smrgKİTABEVİ
336
Bu çalışma toplum içindeki insanı -Türk milli kimliği üzerinden- zihin ve dil çerçevesinde araştırmaya yöneliktir; dolayısıyla bu çalışmaya ‘bir ulusun tarihi ve manevi-ruhsal yapısıyla koşullu değerlerin özgün dizgesine dilsel bir bakış', diyebiliriz. Ele alınan etik kavramlar insanın dilde yaşayan kişisel ve ulusal niteliklerini yansıtmaktadır. Toplum, insana hangi gözle bakar, insanı hangi ölçüte göre, neye dayanarak değerlendirir? Bir kişinin ‘İNSAN' olarak betimlenmesinde temel olarak hangi kavramlar yer almaktadır? Biz, bunu kabataslak olarak şöyle tanımlayabiliriz: İnsanın bir kaderi olduğu düşüncesi vardır. Her insan aslında eşi benzeri olmayan bir kaderdir. İnsan, zaman akışı içindedir: Hafıza onun geçmişiyle bağlarını canlı tutar. Gelecek umuttur, mutluluktur. “Şimdi”, bugün içinde yaşayan insan, zihni sayesinde zamana hâkim olur; hafızası onu geçmişe götürebilir, bazen içine şüphe düşse de umut ve mutluluk hayalleri geleceğe bağlar. Bugün ise o genelde yalnız değildir, bir öteki vardır. Öteki, toplumdur. İnsan ve ‘öteki' ilişkisi ‘doğru' yargısı üzerine kurulmuştur. Bu ilişkide hoşgörü, sabır vardır; bir gurur sahibi olan kişi toplumda onur, şeref sahibi olmak ister, ‘öteki'ye karşı ise borç taşır. İçindeki vicdan onu borca davet eder. Türkçede genellikle ahlaki değer niteliği taşıyan bu kavramların dildeki tablosu doğal olarak düşünsel yargıları yansıtmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da eş süremli bir yaklaşımla birçoğu evrensel sayılan kavramlara yönelik Türk insanının bakış açısını bilişsel dilbilim penceresinden değerlendirmek, davranışlarla kendisini ortaya koyan değer yargılarının dil aracılığıyla zihindeki yerini belirlemektir.
Bu çalışma toplum içindeki insanı -Türk milli kimliği üzerinden- zihin ve dil çerçevesinde araştırmaya yöneliktir; dolayısıyla bu çalışmaya ‘bir ulusun tarihi ve manevi-ruhsal yapısıyla koşullu değerlerin özgün dizgesine dilsel bir bakış', diyebiliriz. Ele alınan etik kavramlar insanın dilde yaşayan kişisel ve ulusal niteliklerini yansıtmaktadır. Toplum, insana hangi gözle bakar, insanı hangi ölçüte göre, neye dayanarak değerlendirir? Bir kişinin ‘İNSAN' olarak betimlenmesinde temel olarak hangi kavramlar yer almaktadır? Biz, bunu kabataslak olarak şöyle tanımlayabiliriz: İnsanın bir kaderi olduğu düşüncesi vardır. Her insan aslında eşi benzeri olmayan bir kaderdir. İnsan, zaman akışı içindedir: Hafıza onun geçmişiyle bağlarını canlı tutar. Gelecek umuttur, mutluluktur. “Şimdi”, bugün içinde yaşayan insan, zihni sayesinde zamana hâkim olur; hafızası onu geçmişe götürebilir, bazen içine şüphe düşse de umut ve mutluluk hayalleri geleceğe bağlar. Bugün ise o genelde yalnız değildir, bir öteki vardır. Öteki, toplumdur. İnsan ve ‘öteki' ilişkisi ‘doğru' yargısı üzerine kurulmuştur. Bu ilişkide hoşgörü, sabır vardır; bir gurur sahibi olan kişi toplumda onur, şeref sahibi olmak ister, ‘öteki'ye karşı ise borç taşır. İçindeki vicdan onu borca davet eder. Türkçede genellikle ahlaki değer niteliği taşıyan bu kavramların dildeki tablosu doğal olarak düşünsel yargıları yansıtmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da eş süremli bir yaklaşımla birçoğu evrensel sayılan kavramlara yönelik Türk insanının bakış açısını bilişsel dilbilim penceresinden değerlendirmek, davranışlarla kendisini ortaya koyan değer yargılarının dil aracılığıyla zihindeki yerini belirlemektir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.