#smrgKİTABEVİ Çavlanın İçinde Sessizce: Anılar - 2023

Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Şefik
Dizi Adı:
Anı, Edebiyat, Yaşantı
ISBN-10:
9750808029
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
3&7
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199052809
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
224 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
6
Basım Tarihi:
2023
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
154,00
Havale/EFT ile: 150,92
Siparişiniz 4&5 iş günü arasında kargoda
1199052809
438803
Çavlanın İçinde Sessizce: Anılar -        2023
Çavlanın İçinde Sessizce: Anılar - 2023 #smrgKİTABEVİ
154
Son bir iki yıldır, çok anı yayımlandı. Bu kervana mı katılmalı, benim de tuzum olsundiye, yoksa başka - ne gibi? - bir zamanı mı beklemeli. Bilemedim. Hele bir dursun bakalım. Bazen kuşkuya düşüyorum. Diyorumki, anı böyle yazılmamalı / mı. Ben yaşadıklarımı yazıyorum. Ben böyle biriyim. Şimdi oldukça duruldum ama, çok deli doluydum. Sevinçli - neşeli başka bir şey - çok dobra dobra, çok dışa dönük görünen bir içe dönük - bunu hep söylerim - biriyim. ( Arka kapaktan )

Nezihe Meriç'in 1996-2003 yılları arasında Varlık dergisinde yayımladığı anıları “Çavlanın İçinde Sessizce”, ilk defa bir araya geliyor. Bu kitapta olgun bir yaşın hayatla, insanlarla, kendisiyle yaptığı hoş sohbeti; yaşama insanlığa dair değerlerini, inançlarını, beklentilerini bulacaksınız.

Anılar İçin Önsöz
Bu anılar yayıma hazırlanırken, baştan sona yeniden okudum. Çoğunu unutmuşum. Meğer ben ta 1996'dan bu yana yazar dururmuşum –bu yazılar, 1996'dan 2003'e dek, Varlık dergisinde yayımlandı.– Okudum da, baktım, yaşamımda olduğu gibi bir mızırtı, bir huysuzluk, bir ince elemedir gidiyor. Olsun. Sevindim; iyi ki yazmışım dedim. Ben böyle biriyim işte. Ben, hep okudum. Şu yaşam denen şeyi, yaşamak denen şeyi, insani değerleri, insan olmayı anlamak, öğrenmek için, öğrendiklerimi iyi anlayabilmek için durmadan okudum. Anılarımda bana benzeyen beni yazdım. Günlük yaşamın içindeki beni. Yaşayıp giderken, elbette öğrendiklerimi, bilgilenmemi kullandım. Ama, bunların bir işe yarayıp yaramadığı, neyi ne derece öğrendiğim, yazdıklarımda çıktı ortaya. Ne anladıysam o kadarı. Hiç benbenci olup, “benim” demedim. –Bu benim güzel huyum. İçimdeki ben ayrı. O benimle birlikte.– Doğru, güzel, iyi olduğuna inandığım duygularımla, düşündüklerimle örüldü öyküler, romanlar, oyunlar ve anılar; doğal olarak. Anılarımı yazmaya bir rastlantıyla, hiç aklımda yokken başlamıştım. Yazdıkça çok sevdim. Çok alıştım. İkinci cilt için biraz telaş var içimde. Hemen başlayayım, hemen uçlansın istiyorum. Erteleme zamanımız geçti diyorum. Bu yüzden sanırım, onun örgüsü başka olacak. - Nezihe Meriç Etiler, 2004

Son bir iki yıldır, çok anı yayımlandı. Bu kervana mı katılmalı, benim de tuzum olsundiye, yoksa başka - ne gibi? - bir zamanı mı beklemeli. Bilemedim. Hele bir dursun bakalım. Bazen kuşkuya düşüyorum. Diyorumki, anı böyle yazılmamalı / mı. Ben yaşadıklarımı yazıyorum. Ben böyle biriyim. Şimdi oldukça duruldum ama, çok deli doluydum. Sevinçli - neşeli başka bir şey - çok dobra dobra, çok dışa dönük görünen bir içe dönük - bunu hep söylerim - biriyim. ( Arka kapaktan )

Nezihe Meriç'in 1996-2003 yılları arasında Varlık dergisinde yayımladığı anıları “Çavlanın İçinde Sessizce”, ilk defa bir araya geliyor. Bu kitapta olgun bir yaşın hayatla, insanlarla, kendisiyle yaptığı hoş sohbeti; yaşama insanlığa dair değerlerini, inançlarını, beklentilerini bulacaksınız.

Anılar İçin Önsöz
Bu anılar yayıma hazırlanırken, baştan sona yeniden okudum. Çoğunu unutmuşum. Meğer ben ta 1996'dan bu yana yazar dururmuşum –bu yazılar, 1996'dan 2003'e dek, Varlık dergisinde yayımlandı.– Okudum da, baktım, yaşamımda olduğu gibi bir mızırtı, bir huysuzluk, bir ince elemedir gidiyor. Olsun. Sevindim; iyi ki yazmışım dedim. Ben böyle biriyim işte. Ben, hep okudum. Şu yaşam denen şeyi, yaşamak denen şeyi, insani değerleri, insan olmayı anlamak, öğrenmek için, öğrendiklerimi iyi anlayabilmek için durmadan okudum. Anılarımda bana benzeyen beni yazdım. Günlük yaşamın içindeki beni. Yaşayıp giderken, elbette öğrendiklerimi, bilgilenmemi kullandım. Ama, bunların bir işe yarayıp yaramadığı, neyi ne derece öğrendiğim, yazdıklarımda çıktı ortaya. Ne anladıysam o kadarı. Hiç benbenci olup, “benim” demedim. –Bu benim güzel huyum. İçimdeki ben ayrı. O benimle birlikte.– Doğru, güzel, iyi olduğuna inandığım duygularımla, düşündüklerimle örüldü öyküler, romanlar, oyunlar ve anılar; doğal olarak. Anılarımı yazmaya bir rastlantıyla, hiç aklımda yokken başlamıştım. Yazdıkça çok sevdim. Çok alıştım. İkinci cilt için biraz telaş var içimde. Hemen başlayayım, hemen uçlansın istiyorum. Erteleme zamanımız geçti diyorum. Bu yüzden sanırım, onun örgüsü başka olacak. - Nezihe Meriç Etiler, 2004

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat