#smrgKİTABEVİ Cinsiyet Sınıfları -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
304
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
284,70
Havale/EFT ile:
279,01
1199267792
655967
https://www.simurgkitabevi.com/cinsiyet-siniflari
Cinsiyet Sınıfları - #smrgKİTABEVİ
284.7
Kadınlarla erkekler arasındaki ilişki yalnızca farklı toplumsal konumların ilişkisi midir, yoksa çıkarları çatışan iki toplumsal sınıfın ilişkisi mi? Patriyarka kapitalizmin bir sonucu mudur, yoksa kendi dinamikleri ve maddi temelleri olan bir egemenlik sistemi mi? Annelik, bakım ve yeniden üretim gerçekten "doğal" süreçler olarak mı düşünülmelidir?
Cinsiyet Sınıfları, çağdaş feminist kuramın en temel tartışmalarını bu sorular etrafında yeniden açıyor; patriyarkayı kapitalizme indirgemeyen, patriyarka, kapitalizm ve ırkçılığı birbirini karşılıklı olarak şekillendiren maddi toplumsal ilişkiler olarak ele alan güçlü bir teorik çerçeve sunuyor.
Kitap, ev içi emeğin sömürüsünden cinsiyet sınıfları kavramına, zorunlu annelikten çocuk üretimine, militarizmden küreselleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda kadınların ezilmesini yeniden düşünmeye çağırıyor. Kadınlarla erkekler arasındaki ilişkinin yalnızca kimlikler ya da kültürel farklılıklar üzerinden değil, çatışan kolektif çıkarlar ekseninde de okunabileceğini savunan bu yaklaşım, günümüz feminist tartışmalarına önemli bir müdahale niteliği taşıyor.
Patriyarka, kapitalizm ve ırkçılık arasındaki karmaşık ilişkileri yeniden düşünmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kitabı.
Cinsiyet Sınıfları, çağdaş feminist kuramın en temel tartışmalarını bu sorular etrafında yeniden açıyor; patriyarkayı kapitalizme indirgemeyen, patriyarka, kapitalizm ve ırkçılığı birbirini karşılıklı olarak şekillendiren maddi toplumsal ilişkiler olarak ele alan güçlü bir teorik çerçeve sunuyor.
Kitap, ev içi emeğin sömürüsünden cinsiyet sınıfları kavramına, zorunlu annelikten çocuk üretimine, militarizmden küreselleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda kadınların ezilmesini yeniden düşünmeye çağırıyor. Kadınlarla erkekler arasındaki ilişkinin yalnızca kimlikler ya da kültürel farklılıklar üzerinden değil, çatışan kolektif çıkarlar ekseninde de okunabileceğini savunan bu yaklaşım, günümüz feminist tartışmalarına önemli bir müdahale niteliği taşıyor.
Patriyarka, kapitalizm ve ırkçılık arasındaki karmaşık ilişkileri yeniden düşünmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kitabı.
Kadınlarla erkekler arasındaki ilişki yalnızca farklı toplumsal konumların ilişkisi midir, yoksa çıkarları çatışan iki toplumsal sınıfın ilişkisi mi? Patriyarka kapitalizmin bir sonucu mudur, yoksa kendi dinamikleri ve maddi temelleri olan bir egemenlik sistemi mi? Annelik, bakım ve yeniden üretim gerçekten "doğal" süreçler olarak mı düşünülmelidir?
Cinsiyet Sınıfları, çağdaş feminist kuramın en temel tartışmalarını bu sorular etrafında yeniden açıyor; patriyarkayı kapitalizme indirgemeyen, patriyarka, kapitalizm ve ırkçılığı birbirini karşılıklı olarak şekillendiren maddi toplumsal ilişkiler olarak ele alan güçlü bir teorik çerçeve sunuyor.
Kitap, ev içi emeğin sömürüsünden cinsiyet sınıfları kavramına, zorunlu annelikten çocuk üretimine, militarizmden küreselleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda kadınların ezilmesini yeniden düşünmeye çağırıyor. Kadınlarla erkekler arasındaki ilişkinin yalnızca kimlikler ya da kültürel farklılıklar üzerinden değil, çatışan kolektif çıkarlar ekseninde de okunabileceğini savunan bu yaklaşım, günümüz feminist tartışmalarına önemli bir müdahale niteliği taşıyor.
Patriyarka, kapitalizm ve ırkçılık arasındaki karmaşık ilişkileri yeniden düşünmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kitabı.
Cinsiyet Sınıfları, çağdaş feminist kuramın en temel tartışmalarını bu sorular etrafında yeniden açıyor; patriyarkayı kapitalizme indirgemeyen, patriyarka, kapitalizm ve ırkçılığı birbirini karşılıklı olarak şekillendiren maddi toplumsal ilişkiler olarak ele alan güçlü bir teorik çerçeve sunuyor.
Kitap, ev içi emeğin sömürüsünden cinsiyet sınıfları kavramına, zorunlu annelikten çocuk üretimine, militarizmden küreselleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda kadınların ezilmesini yeniden düşünmeye çağırıyor. Kadınlarla erkekler arasındaki ilişkinin yalnızca kimlikler ya da kültürel farklılıklar üzerinden değil, çatışan kolektif çıkarlar ekseninde de okunabileceğini savunan bu yaklaşım, günümüz feminist tartışmalarına önemli bir müdahale niteliği taşıyor.
Patriyarka, kapitalizm ve ırkçılık arasındaki karmaşık ilişkileri yeniden düşünmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kitabı.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.