#smrgKİTABEVİ İttihat Terakki ve Yıkılan İstanbul (Rus İstihbaratının Osmanlı Raporu) 1911-1916 -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
Türk Tarihi
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269847
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
192
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
182,00
Havale/EFT ile: 178,36
1199269847
658054
İttihat Terakki ve Yıkılan İstanbul (Rus İstihbaratının Osmanlı Raporu) 1911-1916 -
İttihat Terakki ve Yıkılan İstanbul (Rus İstihbaratının Osmanlı Raporu) 1911-1916 - #smrgKİTABEVİ
182
İstanbul'da meşrutiyet ilan edilmişti ama hürriyetin sınırlarını hâlâ iktidar belirliyordu. İttihat ve Terakki, imparatorluğu dağılmaktan kurtarmaya çalışırken Mecliste muhalefet büyüyor, gazeteler kapatılıyor, subaylar siyasetin kaderini değiştiriyordu. Trablusgarp Savaşı sürerken Balkanlar kaynıyor, devletin geleceği kadar onu kimin yöneteceği de belirsizleşiyordu. 1911 sonbaharında İstanbul'a gelen Rus gazeteci Ariadna Vladimirovna Tyrkova, bütün bu çekişmelerin ortasında buldu kendini.Tyrkova'nın görüştüğü Hüseyin Cahit, Cavit ve Talat Beyler iktidarın birbirinden farklı yüzlerini temsil ediyordu. Meclis koridorlarındaki hesaplaşmalar, Hürriyet ve İtilaf Fırkasının yükselişi, ordudaki çözülme ve Boğazlar üzerindeki Rus-Alman rekabeti, anlatının siyasi eksenini oluşturuyor. Fakat İstanbul'un hayatı hükümet bunalımlarından ibaret değildi. Halide Hanım'ın kız çocuklarının eğitimi için verdiği mücadele, Ahmet Hikmet'in Türk dili ve edebiyatı üzerine düşünceleri, küçük esnafın geçim sıkıntıları, aynı şehirde birbirinden uzak dünyaların yaşadığını gösteriyordu.Rus liberal hareketinin önde gelen isimlerinden Tyrkova, Osmanlı başkentinde gördüklerini 1916'da, iki imparatorluk artık savaşırken yayımladı. İttihatçılara duyduğu güvensizlik, Hristiyan topluluklara yakınlığı ve Rusya'nın Boğazlar üzerindeki çıkarlarına verdiği önem, hükümlerinin siyasi sınırlarını da belirler. Türk halkına duyduğu yakınlıkla Osmanlı yönetimine yönelttiği sert eleştiriler arasındaki gerilim ise anlatı boyunca varlığını korur. Böylece 1908 sonrasının Osmanlı siyaseti, bir Rus muhalifinin gözlemleri kadar onun önyargıları ve beklentileri üzerinden de okunur.
İstanbul'da meşrutiyet ilan edilmişti ama hürriyetin sınırlarını hâlâ iktidar belirliyordu. İttihat ve Terakki, imparatorluğu dağılmaktan kurtarmaya çalışırken Mecliste muhalefet büyüyor, gazeteler kapatılıyor, subaylar siyasetin kaderini değiştiriyordu. Trablusgarp Savaşı sürerken Balkanlar kaynıyor, devletin geleceği kadar onu kimin yöneteceği de belirsizleşiyordu. 1911 sonbaharında İstanbul'a gelen Rus gazeteci Ariadna Vladimirovna Tyrkova, bütün bu çekişmelerin ortasında buldu kendini.Tyrkova'nın görüştüğü Hüseyin Cahit, Cavit ve Talat Beyler iktidarın birbirinden farklı yüzlerini temsil ediyordu. Meclis koridorlarındaki hesaplaşmalar, Hürriyet ve İtilaf Fırkasının yükselişi, ordudaki çözülme ve Boğazlar üzerindeki Rus-Alman rekabeti, anlatının siyasi eksenini oluşturuyor. Fakat İstanbul'un hayatı hükümet bunalımlarından ibaret değildi. Halide Hanım'ın kız çocuklarının eğitimi için verdiği mücadele, Ahmet Hikmet'in Türk dili ve edebiyatı üzerine düşünceleri, küçük esnafın geçim sıkıntıları, aynı şehirde birbirinden uzak dünyaların yaşadığını gösteriyordu.Rus liberal hareketinin önde gelen isimlerinden Tyrkova, Osmanlı başkentinde gördüklerini 1916'da, iki imparatorluk artık savaşırken yayımladı. İttihatçılara duyduğu güvensizlik, Hristiyan topluluklara yakınlığı ve Rusya'nın Boğazlar üzerindeki çıkarlarına verdiği önem, hükümlerinin siyasi sınırlarını da belirler. Türk halkına duyduğu yakınlıkla Osmanlı yönetimine yönelttiği sert eleştiriler arasındaki gerilim ise anlatı boyunca varlığını korur. Böylece 1908 sonrasının Osmanlı siyaseti, bir Rus muhalifinin gözlemleri kadar onun önyargıları ve beklentileri üzerinden de okunur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat