#smrgKİTABEVİ Kemalist Devrim : Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Geçişte Reformlar ve Devrim (1839-1939) -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256455764
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199262266
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
192
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
221,25
Havale/EFT ile: 216,83
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199262266
649898
Kemalist Devrim : Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Geçişte Reformlar ve Devrim (1839-1939) -
Kemalist Devrim : Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Geçişte Reformlar ve Devrim (1839-1939) - #smrgKİTABEVİ
221.25
Kemalist Devrim'in bir diğer önemli kazanımı laiklik ilkesidir. Kemalistler laiklik ilkesini, bilginin kaynağının ilahi değil, dünyevi ve bilimsel temellere dayanması; dini inancın bireysel ve vicdani bir alan olarak tanımlanması ve dinin toplumsal düzenin belirleyicisi olmaktan çıkarılması şeklinde yorumlamışlardır. Bu doğrultuda devrimci

adımlar atılmış ve elde edilen kazanımlar kurumsallaştırılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalist Devrim'in en önemli kazanımlarından biri olan laiklik hedef tahtasına konmuş, bilginin kaynağı yeniden dinselleştirilmeye başlanmıştır. Bu alanda atılan her geri adım, toplumsal düzenin ilahi referanslara göre şekillendirilebileceği fikrini güçlendirmiştir.

Toplumsal düzlemde, uygulandığı dönemde Kemalist reformların güçlü ve bütünlüklü bir ideolojik muhalefetle karşılaşmadığı görülmektedir. Ortaya çıkan isyanlar büyük ölçüde yerel, feodal, aşiret temelli ve sınırlı nitelikte kalmış; alternatif bir toplumsal ve siyasal program üretilememiştir. Bu dönemde, Kemalist modernleşme programı karşısında Türkiye'de sistematik bir alternatifin ortaya çıkmadığını göstermektedir. İttihatçı miras ile Kemalist hareket arasında belirli bir ideolojik süreklilik bulunmakla birlikte, Kemalistler hedeflerini ve bu hedeflere ulaşma araçlarını daha açık ve sistematik biçimde tanımlamıştır. Bu çerçevede Kemalist ideoloji, dayanışmacı toplum anlayışını kısmen devralmış; ancak dini referansları dışlamış ve ekonomik bağımsızlık hedefini daha belirgin bir kalkınma stratejisiyle somutlaştırmıştır.

-Prof. Dr. Mustafa Türkeş

Kemalist Devrim'in bir diğer önemli kazanımı laiklik ilkesidir. Kemalistler laiklik ilkesini, bilginin kaynağının ilahi değil, dünyevi ve bilimsel temellere dayanması; dini inancın bireysel ve vicdani bir alan olarak tanımlanması ve dinin toplumsal düzenin belirleyicisi olmaktan çıkarılması şeklinde yorumlamışlardır. Bu doğrultuda devrimci

adımlar atılmış ve elde edilen kazanımlar kurumsallaştırılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalist Devrim'in en önemli kazanımlarından biri olan laiklik hedef tahtasına konmuş, bilginin kaynağı yeniden dinselleştirilmeye başlanmıştır. Bu alanda atılan her geri adım, toplumsal düzenin ilahi referanslara göre şekillendirilebileceği fikrini güçlendirmiştir.

Toplumsal düzlemde, uygulandığı dönemde Kemalist reformların güçlü ve bütünlüklü bir ideolojik muhalefetle karşılaşmadığı görülmektedir. Ortaya çıkan isyanlar büyük ölçüde yerel, feodal, aşiret temelli ve sınırlı nitelikte kalmış; alternatif bir toplumsal ve siyasal program üretilememiştir. Bu dönemde, Kemalist modernleşme programı karşısında Türkiye'de sistematik bir alternatifin ortaya çıkmadığını göstermektedir. İttihatçı miras ile Kemalist hareket arasında belirli bir ideolojik süreklilik bulunmakla birlikte, Kemalistler hedeflerini ve bu hedeflere ulaşma araçlarını daha açık ve sistematik biçimde tanımlamıştır. Bu çerçevede Kemalist ideoloji, dayanışmacı toplum anlayışını kısmen devralmış; ancak dini referansları dışlamış ve ekonomik bağımsızlık hedefini daha belirgin bir kalkınma stratejisiyle somutlaştırmıştır.

-Prof. Dr. Mustafa Türkeş

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat