#smrgKİTABEVİ Kemalist Devrim : Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Geçişte Reformlar ve Devrim (1839-1939) -
adımlar atılmış ve elde edilen kazanımlar kurumsallaştırılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalist Devrim'in en önemli kazanımlarından biri olan laiklik hedef tahtasına konmuş, bilginin kaynağı yeniden dinselleştirilmeye başlanmıştır. Bu alanda atılan her geri adım, toplumsal düzenin ilahi referanslara göre şekillendirilebileceği fikrini güçlendirmiştir.
Toplumsal düzlemde, uygulandığı dönemde Kemalist reformların güçlü ve bütünlüklü bir ideolojik muhalefetle karşılaşmadığı görülmektedir. Ortaya çıkan isyanlar büyük ölçüde yerel, feodal, aşiret temelli ve sınırlı nitelikte kalmış; alternatif bir toplumsal ve siyasal program üretilememiştir. Bu dönemde, Kemalist modernleşme programı karşısında Türkiye'de sistematik bir alternatifin ortaya çıkmadığını göstermektedir. İttihatçı miras ile Kemalist hareket arasında belirli bir ideolojik süreklilik bulunmakla birlikte, Kemalistler hedeflerini ve bu hedeflere ulaşma araçlarını daha açık ve sistematik biçimde tanımlamıştır. Bu çerçevede Kemalist ideoloji, dayanışmacı toplum anlayışını kısmen devralmış; ancak dini referansları dışlamış ve ekonomik bağımsızlık hedefini daha belirgin bir kalkınma stratejisiyle somutlaştırmıştır.
-Prof. Dr. Mustafa Türkeş
adımlar atılmış ve elde edilen kazanımlar kurumsallaştırılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalist Devrim'in en önemli kazanımlarından biri olan laiklik hedef tahtasına konmuş, bilginin kaynağı yeniden dinselleştirilmeye başlanmıştır. Bu alanda atılan her geri adım, toplumsal düzenin ilahi referanslara göre şekillendirilebileceği fikrini güçlendirmiştir.
Toplumsal düzlemde, uygulandığı dönemde Kemalist reformların güçlü ve bütünlüklü bir ideolojik muhalefetle karşılaşmadığı görülmektedir. Ortaya çıkan isyanlar büyük ölçüde yerel, feodal, aşiret temelli ve sınırlı nitelikte kalmış; alternatif bir toplumsal ve siyasal program üretilememiştir. Bu dönemde, Kemalist modernleşme programı karşısında Türkiye'de sistematik bir alternatifin ortaya çıkmadığını göstermektedir. İttihatçı miras ile Kemalist hareket arasında belirli bir ideolojik süreklilik bulunmakla birlikte, Kemalistler hedeflerini ve bu hedeflere ulaşma araçlarını daha açık ve sistematik biçimde tanımlamıştır. Bu çerçevede Kemalist ideoloji, dayanışmacı toplum anlayışını kısmen devralmış; ancak dini referansları dışlamış ve ekonomik bağımsızlık hedefini daha belirgin bir kalkınma stratejisiyle somutlaştırmıştır.
-Prof. Dr. Mustafa Türkeş