#smrgKİTABEVİ Olmazsa Yeniden Dene -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269706
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
288
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
487,50
Havale/EFT ile: 477,75
1199269706
657912
Olmazsa Yeniden Dene -
Olmazsa Yeniden Dene - #smrgKİTABEVİ
487.5
1970'li yılların ikinci yarısı boyunca, Türkiye'de yaşanan büyük altüst oluştan en çok etkilenen şehirlerden birisi de Adana olmuştu.

Yirmi yaşına bile basmamış, Devrimci Yol saflarındaki bir Adana delikanlısının gözünden, yazılı bir tarih anlatımı olarak da görülebilecek bu çalışma belki de benzeri olmayan başka bir şeye de yataklık ediyor...

Erdal Aykaç, birincisi 1980 ortasında Adana Cezaevi'nden; ikincisi de tekrar yakalanıp gönderildiği Kırşehir Cezaevi'nden 1988 yılında kendi ifadesiyle "dünyanın en uzun tünelini" arkadaşlarıyla kazarak kaçışını bütün detaylarıyla anlatıyor.

Bu firarların aslında dışardan görüldüğünün aksine ne denli tesadüflerle iç içe yaşandığını; tünellerin kazılış sürecini, tünel kazma tekniklerini, yaşanan aksilikleri ve nihayet ikinci firarından sonra ülkesini terk etmek zorunda kalışının hüznünü bütün içtenliğiyle anlatıyor.

Bu kısa zaman diliminde mücadele arkadaşlarının hafızalarında hâlâ canlı yer tutan kimi isimleri de bulabilecek ve cezaevi yaşamı, koşulları, idamları istenen genç insanların duygularını; Veysel Güney, Ali Aktaş ve Mustafa Özenç'in idama gidiş süreçlerini ve nihayet bu firarların kimi bilinmeyen detaylarını öğrenme imkânını bulabileceksiniz...

Kişisel tarihini anlatırken Erdal Aykaç, kendi penceresinden de olsa belki de “aşağıdan” bir tarih anlatımı denemesi de yapmış oluyor. Sisler ardındaki bir dönemin genç bir militanın gözünden aralanmış, perdesi soluksuz bir okuma vadediyor. Hüzün, kararlılık, hafıza tazelemesi ve belki de yitirdiği bazı arkadaşlarına bir saygı duruşu…

1970'li yılların ikinci yarısı boyunca, Türkiye'de yaşanan büyük altüst oluştan en çok etkilenen şehirlerden birisi de Adana olmuştu.

Yirmi yaşına bile basmamış, Devrimci Yol saflarındaki bir Adana delikanlısının gözünden, yazılı bir tarih anlatımı olarak da görülebilecek bu çalışma belki de benzeri olmayan başka bir şeye de yataklık ediyor...

Erdal Aykaç, birincisi 1980 ortasında Adana Cezaevi'nden; ikincisi de tekrar yakalanıp gönderildiği Kırşehir Cezaevi'nden 1988 yılında kendi ifadesiyle "dünyanın en uzun tünelini" arkadaşlarıyla kazarak kaçışını bütün detaylarıyla anlatıyor.

Bu firarların aslında dışardan görüldüğünün aksine ne denli tesadüflerle iç içe yaşandığını; tünellerin kazılış sürecini, tünel kazma tekniklerini, yaşanan aksilikleri ve nihayet ikinci firarından sonra ülkesini terk etmek zorunda kalışının hüznünü bütün içtenliğiyle anlatıyor.

Bu kısa zaman diliminde mücadele arkadaşlarının hafızalarında hâlâ canlı yer tutan kimi isimleri de bulabilecek ve cezaevi yaşamı, koşulları, idamları istenen genç insanların duygularını; Veysel Güney, Ali Aktaş ve Mustafa Özenç'in idama gidiş süreçlerini ve nihayet bu firarların kimi bilinmeyen detaylarını öğrenme imkânını bulabileceksiniz...

Kişisel tarihini anlatırken Erdal Aykaç, kendi penceresinden de olsa belki de “aşağıdan” bir tarih anlatımı denemesi de yapmış oluyor. Sisler ardındaki bir dönemin genç bir militanın gözünden aralanmış, perdesi soluksuz bir okuma vadediyor. Hüzün, kararlılık, hafıza tazelemesi ve belki de yitirdiği bazı arkadaşlarına bir saygı duruşu…

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat