#smrgKİTABEVİ Özgürlüğün Etimolojisi - 6 : Teze Karşı Anti Tez Farsça Kürtçenin Bir Lehçesidir -
N. Amed gerçek bir damar buldu, güçlü bir ışık gördü ve gözünü oradan alamıyor. O yüzden el yükseltmekten de çekinmiyor. Zira biliyor; eğer sözcükler sadece dilsel veriler değilse ve eğer bundan daha derin bir serüvenle göçlerin, mitolojilerin, inanç sistemlerinin ve uygarlık kırılmalarının taşıyıcılarıysa; öyleyse duyularımızı verili etkilerinden kurtarmak da bir tercih değil, bir zorunluluktu. Çünkü ancak bu şekilde Sümer'den Medlere, Avesta'dan Zend metinlerine, Pers uygarlığından Mezopotamya'nın kültürel yapısına kadar uzanan geniş tarihsel hatta Farsça ile Kürtçe arasındaki ilişki, klasik filoloji sınırları ötesinde tartışılabilirdi.
Yani köken araştırması kadar tarihsel yorumlama gerekliliği şarttı. Mitolojik figürler, kutsal metinler, günlük yaşam sözcükleri, savaş, inanç, doğa ve toplumsal yaşamla ilgili kavramları tarih boyunca birbirine karışan kültürlerin izleriyle birlikte çözümlerken N. Amed, “Farsça Kürtçenin Bir Lehçesidir” sonucuna ulaşıyor. O yüzden yaklaşım biraz öfkeli biraz şiirsel ama her durumda sarsıcı. Öyledir çünkü resmî dil bilimin donmuş kabullerini zorlamak, kelimelerin içindeki gizli akrabalıkları, bastırılmış sesleri ve unutulmuş bağlantıları görünür kılmak hiç de kolay olmamıştır ilk günden beri.
N. Amed gerçek bir damar buldu, güçlü bir ışık gördü ve gözünü oradan alamıyor. O yüzden el yükseltmekten de çekinmiyor. Zira biliyor; eğer sözcükler sadece dilsel veriler değilse ve eğer bundan daha derin bir serüvenle göçlerin, mitolojilerin, inanç sistemlerinin ve uygarlık kırılmalarının taşıyıcılarıysa; öyleyse duyularımızı verili etkilerinden kurtarmak da bir tercih değil, bir zorunluluktu. Çünkü ancak bu şekilde Sümer'den Medlere, Avesta'dan Zend metinlerine, Pers uygarlığından Mezopotamya'nın kültürel yapısına kadar uzanan geniş tarihsel hatta Farsça ile Kürtçe arasındaki ilişki, klasik filoloji sınırları ötesinde tartışılabilirdi.
Yani köken araştırması kadar tarihsel yorumlama gerekliliği şarttı. Mitolojik figürler, kutsal metinler, günlük yaşam sözcükleri, savaş, inanç, doğa ve toplumsal yaşamla ilgili kavramları tarih boyunca birbirine karışan kültürlerin izleriyle birlikte çözümlerken N. Amed, “Farsça Kürtçenin Bir Lehçesidir” sonucuna ulaşıyor. O yüzden yaklaşım biraz öfkeli biraz şiirsel ama her durumda sarsıcı. Öyledir çünkü resmî dil bilimin donmuş kabullerini zorlamak, kelimelerin içindeki gizli akrabalıkları, bastırılmış sesleri ve unutulmuş bağlantıları görünür kılmak hiç de kolay olmamıştır ilk günden beri.