#smrgKİTABEVİ Sosyolojik Orkestrasyon - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258682977
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
326
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
273,00
Havale/EFT ile:
267,54
1199257235
644851
https://www.simurgkitabevi.com/sosyolojik-orkestrasyon-2025
Sosyolojik Orkestrasyon - 2025 #smrgKİTABEVİ
273.00
Toplumun yapısal temellendirilmesi, çok ölçekli ontolojik zeminler ve epistemolojik varsayımlar çerçevesinde örülen düşünce tabanlı bir analiz gerektirir. Bu bağlamda toplumsal varoluşu biçimsel yapıda bir "boşluk" olarak nitelendirmek bireysel bilinç ile kolektif normatif düzen arasında girift ilişkiler ağını çözümlemek adına teorik bir eşik sunar.
Mevcut toplumsal yapı, tarihî birikimin ve süreklilik ihtiyacının tortulaşmış bir ürünüdür. Dolayısıyla her varoluşsal unsur, geçmişin kümülatif eylemselliğinin bir yansımasıdır. Bu tarihî tortu bireysel zihnin evrimi ve kolektif belleğin kristalleşmesi arasında şekillenerek toplumun "doğal" ve "meşru" kabul ettiği normatif çerçevenin ve değerlerin inşasını gerçekleştirir.
"İnsan, içinde bulunduğu, bulunduğunu sandığı veya bulunmak istediği güruhun "ortak aklı" ile hareket etme eğilimi gösterir."
Mevcut toplumsal yapı, tarihî birikimin ve süreklilik ihtiyacının tortulaşmış bir ürünüdür. Dolayısıyla her varoluşsal unsur, geçmişin kümülatif eylemselliğinin bir yansımasıdır. Bu tarihî tortu bireysel zihnin evrimi ve kolektif belleğin kristalleşmesi arasında şekillenerek toplumun "doğal" ve "meşru" kabul ettiği normatif çerçevenin ve değerlerin inşasını gerçekleştirir.
"İnsan, içinde bulunduğu, bulunduğunu sandığı veya bulunmak istediği güruhun "ortak aklı" ile hareket etme eğilimi gösterir."
Toplumun yapısal temellendirilmesi, çok ölçekli ontolojik zeminler ve epistemolojik varsayımlar çerçevesinde örülen düşünce tabanlı bir analiz gerektirir. Bu bağlamda toplumsal varoluşu biçimsel yapıda bir "boşluk" olarak nitelendirmek bireysel bilinç ile kolektif normatif düzen arasında girift ilişkiler ağını çözümlemek adına teorik bir eşik sunar.
Mevcut toplumsal yapı, tarihî birikimin ve süreklilik ihtiyacının tortulaşmış bir ürünüdür. Dolayısıyla her varoluşsal unsur, geçmişin kümülatif eylemselliğinin bir yansımasıdır. Bu tarihî tortu bireysel zihnin evrimi ve kolektif belleğin kristalleşmesi arasında şekillenerek toplumun "doğal" ve "meşru" kabul ettiği normatif çerçevenin ve değerlerin inşasını gerçekleştirir.
"İnsan, içinde bulunduğu, bulunduğunu sandığı veya bulunmak istediği güruhun "ortak aklı" ile hareket etme eğilimi gösterir."
Mevcut toplumsal yapı, tarihî birikimin ve süreklilik ihtiyacının tortulaşmış bir ürünüdür. Dolayısıyla her varoluşsal unsur, geçmişin kümülatif eylemselliğinin bir yansımasıdır. Bu tarihî tortu bireysel zihnin evrimi ve kolektif belleğin kristalleşmesi arasında şekillenerek toplumun "doğal" ve "meşru" kabul ettiği normatif çerçevenin ve değerlerin inşasını gerçekleştirir.
"İnsan, içinde bulunduğu, bulunduğunu sandığı veya bulunmak istediği güruhun "ortak aklı" ile hareket etme eğilimi gösterir."
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.