#smrgSAHAF Süreyya: Sürgündeki Prenses -

Stok Kodu:
1199094971
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
348+20 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
4
Basım Tarihi:
2003
Çeviren:
Şirin Rövşev
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199094971
480794
Süreyya: Sürgündeki Prenses -
Süreyya: Sürgündeki Prenses - #smrgSAHAF
0.00
Ya aşk ya da taht.. İran Şahı Rıza Pehlevi seçimini yaptı. Sevgili karısı Prenses Süreyya yedi yıllık saray hayatının ardından kendisine bir varis veremediği için saraydan ayrıldı ve bir daha göremeyeceği ülkesini terk etti. Sürgündeki bir prensesin kaygısız ve görkemli hayatını yaşamaya başladı.

Peri masalı yedi yıl sürmüştü, tıpkı prensesin ismini aldığı Süreyya yıldız takımının yedi yıldızı gibi. Peki gerçekten bir peri masalı mıydı yaşadığı? “Tahran'da altın bir kafeste gibiydim. Çok yalnızdım. Şah her zaman çok meşguldü.”

Prensesi her yerde bir gölge gibi izleyen dönemin ünlü paparazzi'leri, ona “mahzun prenses” lakabının takmışlardı. Haksız da sayılmazlardı, çünkü aşkta kaybeden hep o oldu. “Ömrümde iki büyük aşk yaşadım. İkisi birbirinden tamamıyla farklıydı. Ama ikisi de trajik bitti.”

İsviçre'deki okulundan Şah'ın Tahran'daki sarayına gelin giden Süreyya, boşandıktan sonra Roma, Paris ve Münih'te yaşadı; unvanı, mücevherleri ve aşklarıyla bütün dünyada magazin basınının gündeminden düşmek bilmedi, adına kanun bile yazıldı. “Kader bana çok oyun oynadı. Ben de kendimi müdafaa etmesini bildim. Ancak çok iyi bildiğim bir şey daha vardı, yaşama dört elle sarılıp olumlu yaklaştığında sonunda mutlaka hayatın nimetleri de ulaşıyor sana. Hep kara bulutlar dolaşmıyor tepemizde, mutlu anlar da var.” (Arka kapaktan)

Ya aşk ya da taht.. İran Şahı Rıza Pehlevi seçimini yaptı. Sevgili karısı Prenses Süreyya yedi yıllık saray hayatının ardından kendisine bir varis veremediği için saraydan ayrıldı ve bir daha göremeyeceği ülkesini terk etti. Sürgündeki bir prensesin kaygısız ve görkemli hayatını yaşamaya başladı.

Peri masalı yedi yıl sürmüştü, tıpkı prensesin ismini aldığı Süreyya yıldız takımının yedi yıldızı gibi. Peki gerçekten bir peri masalı mıydı yaşadığı? “Tahran'da altın bir kafeste gibiydim. Çok yalnızdım. Şah her zaman çok meşguldü.”

Prensesi her yerde bir gölge gibi izleyen dönemin ünlü paparazzi'leri, ona “mahzun prenses” lakabının takmışlardı. Haksız da sayılmazlardı, çünkü aşkta kaybeden hep o oldu. “Ömrümde iki büyük aşk yaşadım. İkisi birbirinden tamamıyla farklıydı. Ama ikisi de trajik bitti.”

İsviçre'deki okulundan Şah'ın Tahran'daki sarayına gelin giden Süreyya, boşandıktan sonra Roma, Paris ve Münih'te yaşadı; unvanı, mücevherleri ve aşklarıyla bütün dünyada magazin basınının gündeminden düşmek bilmedi, adına kanun bile yazıldı. “Kader bana çok oyun oynadı. Ben de kendimi müdafaa etmesini bildim. Ancak çok iyi bildiğim bir şey daha vardı, yaşama dört elle sarılıp olumlu yaklaştığında sonunda mutlaka hayatın nimetleri de ulaşıyor sana. Hep kara bulutlar dolaşmıyor tepemizde, mutlu anlar da var.” (Arka kapaktan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat