Birincisi, Atatürk'le Mareşal Fevzi Çakmak'ın Eserle yakından ilgilenip irşat ve görüşlerini esirgememiş olmaları dolayısıyle onun bir "Tarihsel hatıra" niteliğinde olmasıdır.
İkincisi, Millî Mücadele tarihini yazan Türk ve yabancı tarihçi ve amatörlerin eserlerinde birtakım yanlışlıkların görülegelmesidir.
Bu vesile ile şu yönleri belirtmeyi gerekli bulurum.
Eserde anılan olayların hemen tümü-kısa bir ara ile- 1920 - 1925 yıllarında Dışişleri Bakanlığında Siyasal İşler Müdürü bulunduğum sırada geçmiş olup görevim gereğince onlarla yakından ilgilenmiştim. Aynı sıfatla müşavir olarak Lozan (Lausanne) Barış Konferansına da katılmıştım.
Daha sonra Atatürk'ün 1927'deki Büyük Nutku hazırlanırken her Bakanlıktan 1920-1926 yıllarındaki çalışmalarını özetleyen bir rapor istenilmişti. Dışişleri Bakanlığı raporunu hazırlamak görevi de bana verilmişti. Bu münasebetle o sırada üzerimde bulunan Belgrat Elçiliğinden izinli olarak ayrılıp Ankara'ya gelmiş ve dosyaları bir kez daha gözden geçirmiştim.
Bütün bu belgelere dayanarak 1934'te bu Eseri yazdıktan sonra onu Atatürk'e okumuş ve irşatlarından yararlanmıştım. Onun buyruğuyle Eseri bir de Mareşal Fevzi Çakmak'a okumuş ve onun da görüşlerini almıştım.
Eserin son baskısında görülen Boğazların düzeniyle ilgili Montrö (Montreux) Antlaşmasını anlatan kısmı yazarken bu işin müzakerelerini yapmış olan zamanın Dışişleri Bakanı Dr, Tevfik Rüştü Aras'ın verdiği bilgiler sayesinde belgelerin ruhuna daha iyi nüfuz etmek olanağını elde etmiştim. -Hikmet Bayur (Önsözden)
Birincisi, Atatürk'le Mareşal Fevzi Çakmak'ın Eserle yakından ilgilenip irşat ve görüşlerini esirgememiş olmaları dolayısıyle onun bir "Tarihsel hatıra" niteliğinde olmasıdır.
İkincisi, Millî Mücadele tarihini yazan Türk ve yabancı tarihçi ve amatörlerin eserlerinde birtakım yanlışlıkların görülegelmesidir.
Bu vesile ile şu yönleri belirtmeyi gerekli bulurum.
Eserde anılan olayların hemen tümü-kısa bir ara ile- 1920 - 1925 yıllarında Dışişleri Bakanlığında Siyasal İşler Müdürü bulunduğum sırada geçmiş olup görevim gereğince onlarla yakından ilgilenmiştim. Aynı sıfatla müşavir olarak Lozan (Lausanne) Barış Konferansına da katılmıştım.
Daha sonra Atatürk'ün 1927'deki Büyük Nutku hazırlanırken her Bakanlıktan 1920-1926 yıllarındaki çalışmalarını özetleyen bir rapor istenilmişti. Dışişleri Bakanlığı raporunu hazırlamak görevi de bana verilmişti. Bu münasebetle o sırada üzerimde bulunan Belgrat Elçiliğinden izinli olarak ayrılıp Ankara'ya gelmiş ve dosyaları bir kez daha gözden geçirmiştim.
Bütün bu belgelere dayanarak 1934'te bu Eseri yazdıktan sonra onu Atatürk'e okumuş ve irşatlarından yararlanmıştım. Onun buyruğuyle Eseri bir de Mareşal Fevzi Çakmak'a okumuş ve onun da görüşlerini almıştım.
Eserin son baskısında görülen Boğazların düzeniyle ilgili Montrö (Montreux) Antlaşmasını anlatan kısmı yazarken bu işin müzakerelerini yapmış olan zamanın Dışişleri Bakanı Dr, Tevfik Rüştü Aras'ın verdiği bilgiler sayesinde belgelerin ruhuna daha iyi nüfuz etmek olanağını elde etmiştim. -Hikmet Bayur (Önsözden)