#smrgKİTABEVİ Yükünü Atmış Bedenler : Türkiye'de Şiddet Duygular ve Yeni Kadın - 2026
Editör:
Kapak Tasarım:
Ilgın Fidan
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Alev Özkazanç
Basıldığı Matbaa:
Sözkesen Matbaacılık
ISBN-10:
9786256742369
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
288
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Çiğdem Çidamlı
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
245,00
Havale/EFT ile:
240,10
1199255419
642842
https://www.simurgkitabevi.com/yukunu-atmis-bedenler-turkiyede-siddet-duygular-ve-yeni-kadin-2026
Yükünü Atmış Bedenler : Türkiye'de Şiddet Duygular ve Yeni Kadın - 2026 #smrgKİTABEVİ
245.00
Esra Sarıoğlu, Yükünü Atmış Bedenler Türkiye'de Şiddet, Duygular ve Yeni Kadın isimli bu kitapta, işçi sınıfına mensup yeni kadınlara dair etnografik bir araştırmayı günümüz Türkiye'sindeki ahlak bekçisi erkek şiddetine dair bir çalışmayla birleştirerek, Türkiye'nin son on yılını Yeni Kadın tarafından deneyimlenen haliyle araştırıyor.
İçinde yaşadığımız “belirsiz zamanlardaki toplumsal cinsiyet ve küreselleşme” çalışmaları için yeni bir istikamet öneren kitapta fenomenoloji sosyolojiyle, duygular siyasetle, beden küresel kapitalist yapılarla ve Türkiye'deki hizmet ekonomisinin cinsiyetlendirilmiş örgütlenmesine dair öngörülerle buluşuyor.
Yeni Kadının sağcı, popülist momentte nasıl küresel hizmet ekonomisinin arzu edilen bir çalışanı olmaktan ahlak bekçisi şiddet riskiyle yüz yüze kalan güvencesiz bir bedene dönüştüğünü göstermek amacıyla, Yeni Kadının neoliberal küresel çağdan yirmi birinci yüzyıldaki popülist momente doğru uzanan yolculuğunun kaydını tutuyor. Kitap yalnızca küresel çağda kadınlara yönelik husumetin yükselişine ilişkin yeni bir açıklama önermekle kalmıyor, Yeni Kadın tarafından sergilenen benzersiz failliğin onu neden hem AKP otoriterizmine karşı denetim altına alınması gereken bir tehdit hem de otoriterizme karşı toplumsal direnişin ve yeni bir siyaset çağrısının umut verici yeni bir simgesi haline getirdiğine ışık tutuyor.
Duygusal ve bedenlenmiş kapasiteleriyle Yeni Kadının Türkiye'nin son on yılında satış katından Gezi direnişine, feminist sokak eylemlerinden ahlak bekçisi şiddete uzanan öyküsü, cinsiyet ve siyaset arasında sıklıkla ihmal edilen bağlantıları netleştiriyor.
İçinde yaşadığımız “belirsiz zamanlardaki toplumsal cinsiyet ve küreselleşme” çalışmaları için yeni bir istikamet öneren kitapta fenomenoloji sosyolojiyle, duygular siyasetle, beden küresel kapitalist yapılarla ve Türkiye'deki hizmet ekonomisinin cinsiyetlendirilmiş örgütlenmesine dair öngörülerle buluşuyor.
Yeni Kadının sağcı, popülist momentte nasıl küresel hizmet ekonomisinin arzu edilen bir çalışanı olmaktan ahlak bekçisi şiddet riskiyle yüz yüze kalan güvencesiz bir bedene dönüştüğünü göstermek amacıyla, Yeni Kadının neoliberal küresel çağdan yirmi birinci yüzyıldaki popülist momente doğru uzanan yolculuğunun kaydını tutuyor. Kitap yalnızca küresel çağda kadınlara yönelik husumetin yükselişine ilişkin yeni bir açıklama önermekle kalmıyor, Yeni Kadın tarafından sergilenen benzersiz failliğin onu neden hem AKP otoriterizmine karşı denetim altına alınması gereken bir tehdit hem de otoriterizme karşı toplumsal direnişin ve yeni bir siyaset çağrısının umut verici yeni bir simgesi haline getirdiğine ışık tutuyor.
Duygusal ve bedenlenmiş kapasiteleriyle Yeni Kadının Türkiye'nin son on yılında satış katından Gezi direnişine, feminist sokak eylemlerinden ahlak bekçisi şiddete uzanan öyküsü, cinsiyet ve siyaset arasında sıklıkla ihmal edilen bağlantıları netleştiriyor.
Esra Sarıoğlu, Yükünü Atmış Bedenler Türkiye'de Şiddet, Duygular ve Yeni Kadın isimli bu kitapta, işçi sınıfına mensup yeni kadınlara dair etnografik bir araştırmayı günümüz Türkiye'sindeki ahlak bekçisi erkek şiddetine dair bir çalışmayla birleştirerek, Türkiye'nin son on yılını Yeni Kadın tarafından deneyimlenen haliyle araştırıyor.
İçinde yaşadığımız “belirsiz zamanlardaki toplumsal cinsiyet ve küreselleşme” çalışmaları için yeni bir istikamet öneren kitapta fenomenoloji sosyolojiyle, duygular siyasetle, beden küresel kapitalist yapılarla ve Türkiye'deki hizmet ekonomisinin cinsiyetlendirilmiş örgütlenmesine dair öngörülerle buluşuyor.
Yeni Kadının sağcı, popülist momentte nasıl küresel hizmet ekonomisinin arzu edilen bir çalışanı olmaktan ahlak bekçisi şiddet riskiyle yüz yüze kalan güvencesiz bir bedene dönüştüğünü göstermek amacıyla, Yeni Kadının neoliberal küresel çağdan yirmi birinci yüzyıldaki popülist momente doğru uzanan yolculuğunun kaydını tutuyor. Kitap yalnızca küresel çağda kadınlara yönelik husumetin yükselişine ilişkin yeni bir açıklama önermekle kalmıyor, Yeni Kadın tarafından sergilenen benzersiz failliğin onu neden hem AKP otoriterizmine karşı denetim altına alınması gereken bir tehdit hem de otoriterizme karşı toplumsal direnişin ve yeni bir siyaset çağrısının umut verici yeni bir simgesi haline getirdiğine ışık tutuyor.
Duygusal ve bedenlenmiş kapasiteleriyle Yeni Kadının Türkiye'nin son on yılında satış katından Gezi direnişine, feminist sokak eylemlerinden ahlak bekçisi şiddete uzanan öyküsü, cinsiyet ve siyaset arasında sıklıkla ihmal edilen bağlantıları netleştiriyor.
İçinde yaşadığımız “belirsiz zamanlardaki toplumsal cinsiyet ve küreselleşme” çalışmaları için yeni bir istikamet öneren kitapta fenomenoloji sosyolojiyle, duygular siyasetle, beden küresel kapitalist yapılarla ve Türkiye'deki hizmet ekonomisinin cinsiyetlendirilmiş örgütlenmesine dair öngörülerle buluşuyor.
Yeni Kadının sağcı, popülist momentte nasıl küresel hizmet ekonomisinin arzu edilen bir çalışanı olmaktan ahlak bekçisi şiddet riskiyle yüz yüze kalan güvencesiz bir bedene dönüştüğünü göstermek amacıyla, Yeni Kadının neoliberal küresel çağdan yirmi birinci yüzyıldaki popülist momente doğru uzanan yolculuğunun kaydını tutuyor. Kitap yalnızca küresel çağda kadınlara yönelik husumetin yükselişine ilişkin yeni bir açıklama önermekle kalmıyor, Yeni Kadın tarafından sergilenen benzersiz failliğin onu neden hem AKP otoriterizmine karşı denetim altına alınması gereken bir tehdit hem de otoriterizme karşı toplumsal direnişin ve yeni bir siyaset çağrısının umut verici yeni bir simgesi haline getirdiğine ışık tutuyor.
Duygusal ve bedenlenmiş kapasiteleriyle Yeni Kadının Türkiye'nin son on yılında satış katından Gezi direnişine, feminist sokak eylemlerinden ahlak bekçisi şiddete uzanan öyküsü, cinsiyet ve siyaset arasında sıklıkla ihmal edilen bağlantıları netleştiriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.