#smrgKİTABEVİ Anadolu'nun Su Dünyaları - 2026
Editör:
Alexis Wick, Matthew Harpster , Alexis Rappas
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
19x26
Sayfa Sayısı:
152
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Aymesey Albay
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
630,00
Havale/EFT ile:
617,40
1199259028
646674
https://www.simurgkitabevi.com/anadolunun-su-dunyalari-2026
Anadolu'nun Su Dünyaları - 2026 #smrgKİTABEVİ
630
Bu derleme, Anadolu'yu araştırmanın merkezine alarak çevresel tarih, altyapı teknopolitiği ve mekânsal beşeri bilimler alanlarındaki daha geniş kapsamlı tartışmalara farklı bir katkı sunuyor. Suyla ilişkili yaşam dünyalarının derin ve çeşitli tarihlerinin resmini çizerek, suyu evrensel bir ortam olarak değil; her daim bir yerin belirli arazileri, zamansallıkları ve gerilimleri tarafından şekillendirilen — ve onları şekillendiren — bölgesel olarak yerleşik bir madde olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Anadolu'nun geçmişini suyla ilişkili bir perspektiften ele alan araştırmacıları bir araya getirerek, bu bölgeyi şekillendirmelerine rağmen tarihyazımında sıklıkla göz ardı edilen denizleri, nehirleri, gölleri ve sulak alanları analitik çerçevenin odağına yerleştiriyor. Anadolu fikrinin kendisi karayla ve köylü figürü, arı dil, ideal köy, yöreye ait özellikler (terroir), ulusal toprak gibi onun pek çok niteliğiyle ilişkilendirilme eğilimindedir. Aslında bu sembollerin çoğu, Anadolu'yu yakından tanımlayan su peyzajlarından — bazen sözcüğün gerçek anlamıyla deniz ve nehir peyzajları — çok daha uzaklarda yer alan Orta Asya'nın hepten iç kısmında kalan yerleri çağrıştırıyor. Bu geleneksel görüşün aksine, Anadolu'nun belirli bir bölgesinin su unsurundan, muhtemelen coğrafi unsurların büyük bölümüne kıyasla daha derin şekilde etkilendiğini ve aslında onun kalıcı izlerini taşıdığını öne sürüyoruz: su, Anadolu'nun hem çevresini belirlemiş hem de sahip olduğu toprak parçasını oluşturmuştur.
Bu derleme, Anadolu'yu araştırmanın merkezine alarak çevresel tarih, altyapı teknopolitiği ve mekânsal beşeri bilimler alanlarındaki daha geniş kapsamlı tartışmalara farklı bir katkı sunuyor. Suyla ilişkili yaşam dünyalarının derin ve çeşitli tarihlerinin resmini çizerek, suyu evrensel bir ortam olarak değil; her daim bir yerin belirli arazileri, zamansallıkları ve gerilimleri tarafından şekillendirilen — ve onları şekillendiren — bölgesel olarak yerleşik bir madde olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Anadolu'nun geçmişini suyla ilişkili bir perspektiften ele alan araştırmacıları bir araya getirerek, bu bölgeyi şekillendirmelerine rağmen tarihyazımında sıklıkla göz ardı edilen denizleri, nehirleri, gölleri ve sulak alanları analitik çerçevenin odağına yerleştiriyor. Anadolu fikrinin kendisi karayla ve köylü figürü, arı dil, ideal köy, yöreye ait özellikler (terroir), ulusal toprak gibi onun pek çok niteliğiyle ilişkilendirilme eğilimindedir. Aslında bu sembollerin çoğu, Anadolu'yu yakından tanımlayan su peyzajlarından — bazen sözcüğün gerçek anlamıyla deniz ve nehir peyzajları — çok daha uzaklarda yer alan Orta Asya'nın hepten iç kısmında kalan yerleri çağrıştırıyor. Bu geleneksel görüşün aksine, Anadolu'nun belirli bir bölgesinin su unsurundan, muhtemelen coğrafi unsurların büyük bölümüne kıyasla daha derin şekilde etkilendiğini ve aslında onun kalıcı izlerini taşıdığını öne sürüyoruz: su, Anadolu'nun hem çevresini belirlemiş hem de sahip olduğu toprak parçasını oluşturmuştur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.