#smrgKİTABEVİ Ekmeğin Fethi -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786253836528
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199262605
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
264
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
227,50
Havale/EFT ile: 222,95
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199262605
650239
Ekmeğin Fethi -
Ekmeğin Fethi - #smrgKİTABEVİ
227.5
İnsanlık, yüzyıllar boyunca biriktirdiği emek, bilgi ve teknik ilerlemeyle herkese yetecek bir bolluk yaratmışken neden hâlâ yoksulluk sürüyor? Pyotr Kropotkin, eserinde bu soruya doğrudan yanıt verir: sorun üretimde değil, mülkiyet ve paylaşım düzenindedir. Ona göre toprağı işleyen, makineleri geliştiren ve şehirleri kuran kolektif emek, birkaç kişinin değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır. Eser, modern toplumun çelişkilerini gözler önüne sererken, refahın aslında ulaşılmaz bir ideal değil, yanlış örgütlenmiş bir dünyanın ertelenmiş gerçeği olduğunu savunur.

“Her şey herkes içindir! Erkek ve kadın iş yükünü adil bir şekilde paylaşırsa, herkesin ürettiği her şeyden adil bir pay alma hakkına sahiptir ve bu pay, onların refahını sağlamak için yeterlidir.”

Kropotkin'in bu sözleri, kitabın merkezindeki düşünceyi kristalize eder: İnsanlar yalnızca çalışma hakkına değil, doğrudan refah hakkına sahiptir. Bu nedenle eser, devlet merkezli çözümleri reddederek gönüllü iş birliğine, dayanışmaya ve ortaklaşa üretime dayalı anarşist-komünist bir toplumsal modeli savunur. Burada özgürlük, siyasal bir kavramın ötesinde; ekmek, barınma ve yaşam güvencesiyle tamamlanan somut bir deneyimdir.

Ekmeğin Fethi, bir ütopya değil; mevcut imkânların yeniden düzenlenmesiyle mümkün olabilecek bir yaşamın taslağıdır. Kropotkin'in devrimi kurucu bir düzen olarak ele alır: açlığın ortadan kalktığı, üretimin kâr için değil ihtiyaç için yapıldığı ve insanın emeğiyle yabancılaşmadığı bir düzen.

İnsanlık, yüzyıllar boyunca biriktirdiği emek, bilgi ve teknik ilerlemeyle herkese yetecek bir bolluk yaratmışken neden hâlâ yoksulluk sürüyor? Pyotr Kropotkin, eserinde bu soruya doğrudan yanıt verir: sorun üretimde değil, mülkiyet ve paylaşım düzenindedir. Ona göre toprağı işleyen, makineleri geliştiren ve şehirleri kuran kolektif emek, birkaç kişinin değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır. Eser, modern toplumun çelişkilerini gözler önüne sererken, refahın aslında ulaşılmaz bir ideal değil, yanlış örgütlenmiş bir dünyanın ertelenmiş gerçeği olduğunu savunur.

“Her şey herkes içindir! Erkek ve kadın iş yükünü adil bir şekilde paylaşırsa, herkesin ürettiği her şeyden adil bir pay alma hakkına sahiptir ve bu pay, onların refahını sağlamak için yeterlidir.”

Kropotkin'in bu sözleri, kitabın merkezindeki düşünceyi kristalize eder: İnsanlar yalnızca çalışma hakkına değil, doğrudan refah hakkına sahiptir. Bu nedenle eser, devlet merkezli çözümleri reddederek gönüllü iş birliğine, dayanışmaya ve ortaklaşa üretime dayalı anarşist-komünist bir toplumsal modeli savunur. Burada özgürlük, siyasal bir kavramın ötesinde; ekmek, barınma ve yaşam güvencesiyle tamamlanan somut bir deneyimdir.

Ekmeğin Fethi, bir ütopya değil; mevcut imkânların yeniden düzenlenmesiyle mümkün olabilecek bir yaşamın taslağıdır. Kropotkin'in devrimi kurucu bir düzen olarak ele alır: açlığın ortadan kalktığı, üretimin kâr için değil ihtiyaç için yapıldığı ve insanın emeğiyle yabancılaşmadığı bir düzen.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat