#smrgKİTABEVİ Farabi Günümüze Ne Söyler? Çağımızın Siyaset, Adalet ve Erdem Krizine İkinci Muallimin Cevapları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
234,50
Havale/EFT ile:
229,81
1199261030
648643
https://www.simurgkitabevi.com/farabi-gunumuze-ne-soyler-cagimizin-siyaset-adalet-ve-erdem-krizine-ikinci-muallimin-cevaplari-2026
Farabi Günümüze Ne Söyler? Çağımızın Siyaset, Adalet ve Erdem Krizine İkinci Muallimin Cevapları - 2026 #smrgKİTABEVİ
234.5
Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken insanlık, belki de tarihinin en paradoksal dönemini yaşıyor. Bilgi hiç olmadığı kadar çoğalmış olsa da; rasyonalite ve bilgelik hiç olmadığı kadar azalmış durumda. Popülizm demokratik kurumları içeriden kemirirken, yapay zekâ etik ve hukuki düzenlemeler hayata geçirilemeden hızla yayılmakta, küresel çatışma ve adaletsizlikler kronikleşmektedir. Peki bu krizlerin ortak kökeninde ne yatıyor? Bundan on iki asır önce Türkistan'ın Farab şehrinde doğan ve İkinci Muallim unvanıyla anılan Fârâbî, bu soruya kesin bir cevap vermekte: Siyaset varlık, bilgi ve ahlak zemininden, erdem ve adalet ilkelerinden koparıldığında toplumsal ve insani çöküş başlar. Elinizdeki kitap, yazarın profesörlük temel eseri olarak kaleme aldığı akademik çalışmanın bulgularını geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırma girişimidir. On bölüm boyunca Fârâbî'nin erdemli ülke tasavvuru, toplumsal sözleşme öncülüğü, hukukun üstünlüğü anlayışı, anayasa kavramı, erdemsiz rejimlere yönelik uyarıları ve küresel toplum fikri, günümüzün somut sorunlarıyla yüzleştirilmektedir. Fârâbî'nin temel tezine göre, bilgi olmadan erdem, erdem olmadan mutluluk, mutluluk olmadan adalet, adalet olmadan meşru bir siyasi düzen kurulamaz. Bu zincirin herhangi bir halkasınınkopmasıbireysel ve toplumsal çöküşe yol açar. Nitekim çağımızın krizleri aslında bu zincirin farklı halkalarının kopmasının sonuçlarıdır. Bu eser, Fârâbî'yi vitrinden alıp masaya koymak, onu insanlığın çağdaş krizleri karşısında yeniden okumak, düşünmek ve çağdaş sorunlara ilham kaynağı olabileceğini göstermek amacıylayazılmıştır. Fârâbî'yi anmak ve anlamak kendimize ve ruh köklerimize dönmek; dünyanın geleceğin de yeniden etkin bir rol oynamanın yolunu keşfetmek demektir.
Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken insanlık, belki de tarihinin en paradoksal dönemini yaşıyor. Bilgi hiç olmadığı kadar çoğalmış olsa da; rasyonalite ve bilgelik hiç olmadığı kadar azalmış durumda. Popülizm demokratik kurumları içeriden kemirirken, yapay zekâ etik ve hukuki düzenlemeler hayata geçirilemeden hızla yayılmakta, küresel çatışma ve adaletsizlikler kronikleşmektedir. Peki bu krizlerin ortak kökeninde ne yatıyor? Bundan on iki asır önce Türkistan'ın Farab şehrinde doğan ve İkinci Muallim unvanıyla anılan Fârâbî, bu soruya kesin bir cevap vermekte: Siyaset varlık, bilgi ve ahlak zemininden, erdem ve adalet ilkelerinden koparıldığında toplumsal ve insani çöküş başlar. Elinizdeki kitap, yazarın profesörlük temel eseri olarak kaleme aldığı akademik çalışmanın bulgularını geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırma girişimidir. On bölüm boyunca Fârâbî'nin erdemli ülke tasavvuru, toplumsal sözleşme öncülüğü, hukukun üstünlüğü anlayışı, anayasa kavramı, erdemsiz rejimlere yönelik uyarıları ve küresel toplum fikri, günümüzün somut sorunlarıyla yüzleştirilmektedir. Fârâbî'nin temel tezine göre, bilgi olmadan erdem, erdem olmadan mutluluk, mutluluk olmadan adalet, adalet olmadan meşru bir siyasi düzen kurulamaz. Bu zincirin herhangi bir halkasınınkopmasıbireysel ve toplumsal çöküşe yol açar. Nitekim çağımızın krizleri aslında bu zincirin farklı halkalarının kopmasının sonuçlarıdır. Bu eser, Fârâbî'yi vitrinden alıp masaya koymak, onu insanlığın çağdaş krizleri karşısında yeniden okumak, düşünmek ve çağdaş sorunlara ilham kaynağı olabileceğini göstermek amacıylayazılmıştır. Fârâbî'yi anmak ve anlamak kendimize ve ruh köklerimize dönmek; dünyanın geleceğin de yeniden etkin bir rol oynamanın yolunu keşfetmek demektir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.