#smrgKİTABEVİ Üsküdar'ın Meczubları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
192
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
268,00
Havale/EFT ile:
262,64
1199261029
648642
https://www.simurgkitabevi.com/uskudarin-meczublari-2026
Üsküdar'ın Meczubları - 2026 #smrgKİTABEVİ
268
19.yy'a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları, ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür, içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü. SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar, Hakk'ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir, toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır, dışlanmaz,herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı. Kethüdazade Ârif ‘in “Ne vakit Üsküdar'a geçsem aklıma âhiret gelir” sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar'ın bazı sakinleri, bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak “Meczub” sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir. Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti, yoksa onlar mı Üsküdar'agelmişti?Üsküdar'ın sıradan bir gününde, sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur.Mevleviyyeden İrfan; Üsküdar'ın mahallelerini dolaşır, sokağın ortasında durup: semâetmeyebaşlarmış. “Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur” diyerek semâetmeyebaşlarmış. Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları “Üsküdar” olup, bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak, onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık.
19.yy'a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları, ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür, içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü. SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar, Hakk'ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir, toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır, dışlanmaz,herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı. Kethüdazade Ârif ‘in “Ne vakit Üsküdar'a geçsem aklıma âhiret gelir” sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar'ın bazı sakinleri, bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak “Meczub” sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir. Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti, yoksa onlar mı Üsküdar'agelmişti?Üsküdar'ın sıradan bir gününde, sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur.Mevleviyyeden İrfan; Üsküdar'ın mahallelerini dolaşır, sokağın ortasında durup: semâetmeyebaşlarmış. “Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur” diyerek semâetmeyebaşlarmış. Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları “Üsküdar” olup, bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak, onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.