#smrgKİTABEVİ Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi: Husserl, Heidegger, Sartre, Merleau-Ponty - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
320
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
320,00
Havale/EFT ile:
313,60
1199261119
648728
https://www.simurgkitabevi.com/fenomenolojik-gelenekte-cogito-elestirisi-husserl-heidegger-sartre-merleau-ponty-2026
Fenomenolojik Gelenekte Cogito Eleştirisi: Husserl, Heidegger, Sartre, Merleau-Ponty - 2026 #smrgKİTABEVİ
320
Fenomenolojik gelenek, modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder. Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes'ın formüle ettiği Cogito yer alır. Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme, hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur. Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür. Bu çalışma, fenomenolojinin Descartes'la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil, eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir. Zira fenomenoloji, Cogito'yu yıkmak kadar, onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de. Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler, Descartes'a yalnızca karşıt bir figür olarak değil, aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır. Çalışmanın temel amacı, Cogito'nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne, bilinç, varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır. Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir. Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken, Cogito'nun yalnızca tarihsel bir önerme değil, hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir.
Fenomenolojik gelenek, modern felsefenin en köklü kırılmalarından birini temsil eder. Bu kırılmanın merkezinde ise hiç kuşkusuz René Descartes'ın formüle ettiği Cogito yer alır. Modern felsefenin kuruluşunu simgeleyen bu önerme, hem epistemolojik kesinliğin hem de özne merkezli felsefenin başlangıç noktası olmuştur. Ancak tam da bu merkezi konumu nedeniyle yirminci yüzyıl fenomenolojisi için vazgeçilmez bir tartışma alanına dönüşmüştür. Bu çalışma, fenomenolojinin Descartes'la olan karmaşık ilişkisini tek boyutlu bir karşıtlık üzerinden değil, eleştirel bir süreklilik çerçevesinde değerlendirmektedir. Zira fenomenoloji, Cogito'yu yıkmak kadar, onu dönüştürmek ve yeniden temellendirmek girişimidir de. Dolayısıyla burada ele alınan düşünürler, Descartes'a yalnızca karşıt bir figür olarak değil, aynı zamanda düşüncelerinin vazgeçilmez muhatabı olarak yaklaşmaktadır. Çalışmanın temel amacı, Cogito'nun fenomenolojik gelenek içindeki dönüşümünü izlemek ve özne, bilinç, varlık ve beden kavramlarının bu dönüşümle nasıl yeniden yapılandığını ortaya koymaktır. Bu bağlamda bu çalışma hem modern özne felsefesinin sınırlarını hem de fenomenolojinin açtığı yeni düşünme imkanlarını göstermeyi hedeflemektedir. Umarım bu çalışma fenomenoloji ile modern felsefe arasındaki gerilimi daha açık kılarken, Cogito'nun yalnızca tarihsel bir önerme değil, hâlâ canlı bir problem olduğunu da ortaya koyabilir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.