#smrgKİTABEVİ Marcus Aurelius : Antik Dünyanın Sonu -

Editör:
Barış Kılıç
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269718
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
344
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Melike Molacı
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
435,00
Havale/EFT ile: 426,30
1199269718
657924
Marcus Aurelius : Antik Dünyanın Sonu -
Marcus Aurelius : Antik Dünyanın Sonu - #smrgKİTABEVİ
435
MS 180'de Marcus Aurelius Tuna sınırında yaşama veda ederken onunla birlikte antik uygarlık da son nefesini veriyordu.

Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hristiyanlığın emekleme dönemi bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.

Hristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hristiyan hareketi. Renan, bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin âlimlerinden Hristiyan şehitlerinin mücadelesine; Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.

Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken Hristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı yargılarıyla yanıt arar.

Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.

MS 180'de Marcus Aurelius Tuna sınırında yaşama veda ederken onunla birlikte antik uygarlık da son nefesini veriyordu.

Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hristiyanlığın emekleme dönemi bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.

Hristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hristiyan hareketi. Renan, bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin âlimlerinden Hristiyan şehitlerinin mücadelesine; Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.

Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken Hristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı yargılarıyla yanıt arar.

Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat