#smrgKİTABEVİ Şafak Sökerken - Antakya'dan Kanlı Pazara - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199261865
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
116
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
195,00
Havale/EFT ile: 191,10
1199261865
649468
Şafak Sökerken - Antakya'dan Kanlı Pazara -        2026
Şafak Sökerken - Antakya'dan Kanlı Pazara - 2026 #smrgKİTABEVİ
195
“…Yükselen sol dalgayı önlemek için bir şeyler yapmak gerekiyordu. Dönemin Amerikancı Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, bunu açıkça söylüyor: “Toplumsal uyanış bizi aştı. Bunu engellemek gerekir.” diyordu. Ne yazık ki denedikleri her yol, bütün şiddet ve sindirme yöntemleri sonuç vermiyordu. Daha büyük bir şeyler yapılmalıydı. Herhangi bir Alevi-Sünni çatışması uygun bir araç olabilirdi. Türkiye'nin birçok yerinde Alevi halk Sünni kesimle uyum içinde yaşıyordu. Çatışma koşulları yoktu, ancak Hatay buna uygun olabilirdi. Çünkü oradaki halk, mezhep ayrılığı dışında etnik olarak da farklılık gösteriyordu. Birkaç kışkırtmayla halk birbirine düşürülebilirdi. Antakya, İskenderun ve Kırıkhan hedef seçilmişti. Sürekli bildiriler dağıtılıyor, din düşmanı kâfirlere haddini bildirmekten söz ediliyordu. İskenderun'da bir kargaşa çıkarmak biraz daha zordu. Kırıkhan'da, Türkçe konuşan ancak Kürt kökenli olan Alevi bir kesim vardı. Bu halk kesiminin büyük çoğunluğu da sol görüşlüydü. Kırıkhan'ın beşte birini (1/5) oluşturan bu kesim kolay ve ilk hedef olarak seçildi. Konya, Kayseri ve Maraş'tan getirilen militanlarla 7-8 bin kişi toplanmıştı…”
“…Yükselen sol dalgayı önlemek için bir şeyler yapmak gerekiyordu. Dönemin Amerikancı Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, bunu açıkça söylüyor: “Toplumsal uyanış bizi aştı. Bunu engellemek gerekir.” diyordu. Ne yazık ki denedikleri her yol, bütün şiddet ve sindirme yöntemleri sonuç vermiyordu. Daha büyük bir şeyler yapılmalıydı. Herhangi bir Alevi-Sünni çatışması uygun bir araç olabilirdi. Türkiye'nin birçok yerinde Alevi halk Sünni kesimle uyum içinde yaşıyordu. Çatışma koşulları yoktu, ancak Hatay buna uygun olabilirdi. Çünkü oradaki halk, mezhep ayrılığı dışında etnik olarak da farklılık gösteriyordu. Birkaç kışkırtmayla halk birbirine düşürülebilirdi. Antakya, İskenderun ve Kırıkhan hedef seçilmişti. Sürekli bildiriler dağıtılıyor, din düşmanı kâfirlere haddini bildirmekten söz ediliyordu. İskenderun'da bir kargaşa çıkarmak biraz daha zordu. Kırıkhan'da, Türkçe konuşan ancak Kürt kökenli olan Alevi bir kesim vardı. Bu halk kesiminin büyük çoğunluğu da sol görüşlüydü. Kırıkhan'ın beşte birini (1/5) oluşturan bu kesim kolay ve ilk hedef olarak seçildi. Konya, Kayseri ve Maraş'tan getirilen militanlarla 7-8 bin kişi toplanmıştı…”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat