#smrgKİTABEVİ Rüyalar Bilinçdışı ve Arzu : Sigmund Freud - Virginia Woolf - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255749819
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
73
Basım Yeri:
Ordu
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
97,50
Havale/EFT ile:
95,55
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255143
642566
https://www.simurgkitabevi.com/ruyalar-bilincdisi-ve-arzu-sigmund-freud-virginia-woolf-2025
Rüyalar Bilinçdışı ve Arzu : Sigmund Freud - Virginia Woolf - 2025 #smrgKİTABEVİ
97.50
Bir bekleme odasında başlar her şey: duvarlar kâğıt gibi nefes alır, masa bir mahkeme kürsüsü kadar soğuktur ve “ben” kelimesi bir gün yere düşerse kimse onu yerden alamaz. Sigmund Freud ile Virginia Woolf (kurgu figürler), rüyaların dili, bilinçdışının karanlığı ve arzunun çıplak ısrarı üzerine bir fikir düellosuna girişir: biri çözümleyerek açmak ister, diğeri çoğulluğu koruyarak kaçmayı. Ama burada her yorum bir bedel ister; her cümle bir harfi koparır, her açıklık bir yaraya dönüşür. Okur, iki zıt sesin arasında “haklı”yı ararken değil bedelin nereye yazıldığını izlerken yakalanır.
Bu roman, cevap vermek için değil, rahatlığı bozan sorular bırakmak için yazıldı: Bir rüya kimin malıdır?
Hatırlamak iyileştirir mi, yoksa çoğaltır mı?
Arzu masum mudur, yoksa her arzu bir ilişki olduğu için etik bir yük mü taşır?
Sayfalar ilerledikçe fark edeceğiniz şey şudur: Yargıç görünmez olabilir ama hüküm hep verilir—ve bazen yargıç, aynanın içinden değil, sizin bakışınızdan konuşur.
Bu roman, cevap vermek için değil, rahatlığı bozan sorular bırakmak için yazıldı: Bir rüya kimin malıdır?
Hatırlamak iyileştirir mi, yoksa çoğaltır mı?
Arzu masum mudur, yoksa her arzu bir ilişki olduğu için etik bir yük mü taşır?
Sayfalar ilerledikçe fark edeceğiniz şey şudur: Yargıç görünmez olabilir ama hüküm hep verilir—ve bazen yargıç, aynanın içinden değil, sizin bakışınızdan konuşur.
Bir bekleme odasında başlar her şey: duvarlar kâğıt gibi nefes alır, masa bir mahkeme kürsüsü kadar soğuktur ve “ben” kelimesi bir gün yere düşerse kimse onu yerden alamaz. Sigmund Freud ile Virginia Woolf (kurgu figürler), rüyaların dili, bilinçdışının karanlığı ve arzunun çıplak ısrarı üzerine bir fikir düellosuna girişir: biri çözümleyerek açmak ister, diğeri çoğulluğu koruyarak kaçmayı. Ama burada her yorum bir bedel ister; her cümle bir harfi koparır, her açıklık bir yaraya dönüşür. Okur, iki zıt sesin arasında “haklı”yı ararken değil bedelin nereye yazıldığını izlerken yakalanır.
Bu roman, cevap vermek için değil, rahatlığı bozan sorular bırakmak için yazıldı: Bir rüya kimin malıdır?
Hatırlamak iyileştirir mi, yoksa çoğaltır mı?
Arzu masum mudur, yoksa her arzu bir ilişki olduğu için etik bir yük mü taşır?
Sayfalar ilerledikçe fark edeceğiniz şey şudur: Yargıç görünmez olabilir ama hüküm hep verilir—ve bazen yargıç, aynanın içinden değil, sizin bakışınızdan konuşur.
Bu roman, cevap vermek için değil, rahatlığı bozan sorular bırakmak için yazıldı: Bir rüya kimin malıdır?
Hatırlamak iyileştirir mi, yoksa çoğaltır mı?
Arzu masum mudur, yoksa her arzu bir ilişki olduğu için etik bir yük mü taşır?
Sayfalar ilerledikçe fark edeceğiniz şey şudur: Yargıç görünmez olabilir ama hüküm hep verilir—ve bazen yargıç, aynanın içinden değil, sizin bakışınızdan konuşur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.