#smrgKİTABEVİ Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Ali Giz - Mustafa Kirenci
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199261440
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
224
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
322,00
Havale/EFT ile: 315,56
1199261440
649040
Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri -        2026
Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri - 2026 #smrgKİTABEVİ
322
Adnan Giz Bütün Eserleri serisinin 7. kitabı Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri başlığıyla Büyüyenay kitaplığına katılıyor. Bu kitabı meydana getiren yazılar Yedigün Mecmuası (1937), Resimli Ay Mecmuası (1938), Çınaraltı Mecmuası (1943, 1944), Tarihten Sesler Mecmuası (1943), Hayat Tarih Mecmuası (1972), Yıllarboyu Tarih Mecmuası (1980) gibi dergilerde belirtilen tarihlerde kaleme alınmış; Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri olarak iki bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Kahramanlıklarla dolu tarihimizden kesitler bulacağınız bu kitapta Tarihi Seyir İçinde Türk Vasfının Ortaya Çıkışı, Türk Ahlâkının Özellikleri, Türklerin Haçlılarla Savaşları ve Serhat Kahramanları ile ilgili bilgiler ve tespitler bu eserin konusunu meydana getirmektedir. “Büyük milletlerin büyük ahlâkları olur. Dün ve bugün dünyaya sahip olmuş, tarihte yer tutmuş meşhur milletler her şeyden önce ahlâklarındaki sağlamlık ve üstünlük sayesinde o muhteşem hedeflere ulaşmışlardır. Türk milleti de asırlarca bu zevki tatmış, tarihte büyük işler görmüş birinci sınıf bir millettir. Türklerin başardığı büyük işler yalnız Türk yurdunun sınırları dahilinde kalmayarak hayırlı bir heyecan ile üç kıtaya yayılmış ve bazen Hindistan, Mısır gibi kendisinden farklı ırklarla meskûn ülkelere giden beş on bin kişilik bir Türk azlığı orada asırlarca birkaç yüz milyonluk bir insan kütlesini idare etmek hünerini göstermiştir…” Esir dahi olsalar Türk bayrağı altında gene mesut yaşayan yabancı unsurların duygusuna Demirbaş Şarl'ın şu sözleri hakikî bir tercüman olabilir: “Burada ulüvvücenabın (âlicenap), nezaketin, asaletin esiriyim. Bu kadar şefkatli, bu kadar âlicenap, bu kadar asil bir milletin arasında harp esiri olarak yaşamak ne tatlıdır.” Ondan üç asır evvel Türkiye'ye gelen bir Faslı seyyah –İbni Batuta– da hemen aynı şeyleri söylüyor: “Bilâdı Rum namı ile maruf olan işbu iklim aktarı cihanın en güzelidir. Cenabıhak diğer beldelere dağınık surette ihsan buyurduğu güzelliklerin kâffesini bu ülkede toplamıştır. Ehalisi sureten pek güzel, libasları temiz, taamları nefistir. Bunlar Allah'ın en şefkatli kulları olup onun için ‘Bereket Şam'da, fakat şefkat Rum'dadır.' sözü söylenmiştir.” (Kitaptan)
Adnan Giz Bütün Eserleri serisinin 7. kitabı Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri başlığıyla Büyüyenay kitaplığına katılıyor. Bu kitabı meydana getiren yazılar Yedigün Mecmuası (1937), Resimli Ay Mecmuası (1938), Çınaraltı Mecmuası (1943, 1944), Tarihten Sesler Mecmuası (1943), Hayat Tarih Mecmuası (1972), Yıllarboyu Tarih Mecmuası (1980) gibi dergilerde belirtilen tarihlerde kaleme alınmış; Tarihte Türkler ve Serhat Hikâyeleri olarak iki bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Kahramanlıklarla dolu tarihimizden kesitler bulacağınız bu kitapta Tarihi Seyir İçinde Türk Vasfının Ortaya Çıkışı, Türk Ahlâkının Özellikleri, Türklerin Haçlılarla Savaşları ve Serhat Kahramanları ile ilgili bilgiler ve tespitler bu eserin konusunu meydana getirmektedir. “Büyük milletlerin büyük ahlâkları olur. Dün ve bugün dünyaya sahip olmuş, tarihte yer tutmuş meşhur milletler her şeyden önce ahlâklarındaki sağlamlık ve üstünlük sayesinde o muhteşem hedeflere ulaşmışlardır. Türk milleti de asırlarca bu zevki tatmış, tarihte büyük işler görmüş birinci sınıf bir millettir. Türklerin başardığı büyük işler yalnız Türk yurdunun sınırları dahilinde kalmayarak hayırlı bir heyecan ile üç kıtaya yayılmış ve bazen Hindistan, Mısır gibi kendisinden farklı ırklarla meskûn ülkelere giden beş on bin kişilik bir Türk azlığı orada asırlarca birkaç yüz milyonluk bir insan kütlesini idare etmek hünerini göstermiştir…” Esir dahi olsalar Türk bayrağı altında gene mesut yaşayan yabancı unsurların duygusuna Demirbaş Şarl'ın şu sözleri hakikî bir tercüman olabilir: “Burada ulüvvücenabın (âlicenap), nezaketin, asaletin esiriyim. Bu kadar şefkatli, bu kadar âlicenap, bu kadar asil bir milletin arasında harp esiri olarak yaşamak ne tatlıdır.” Ondan üç asır evvel Türkiye'ye gelen bir Faslı seyyah –İbni Batuta– da hemen aynı şeyleri söylüyor: “Bilâdı Rum namı ile maruf olan işbu iklim aktarı cihanın en güzelidir. Cenabıhak diğer beldelere dağınık surette ihsan buyurduğu güzelliklerin kâffesini bu ülkede toplamıştır. Ehalisi sureten pek güzel, libasları temiz, taamları nefistir. Bunlar Allah'ın en şefkatli kulları olup onun için ‘Bereket Şam'da, fakat şefkat Rum'dadır.' sözü söylenmiştir.” (Kitaptan)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat