#smrgKİTABEVİ II. Abdülhamid ve Jön Türklerin Paris Adliyesindeki Büyük Hesaplaşması -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
80
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
113,10
Havale/EFT ile:
110,84
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199269159
657336
https://www.simurgkitabevi.com/ii-abdulhamid-ve-jon-turklerin-paris-adliyesindeki-buyuk-hesaplasmasi
II. Abdülhamid ve Jön Türklerin Paris Adliyesindeki Büyük Hesaplaşması - #smrgKİTABEVİ
113.1
1897 Paris'inde bir gazete yazısı, II. Abdülhamid yönetimi ile sürgündeki Jön Türk muhalefetini Fransız mahkemesinde karşı karşıya getirir. Osmanlı hükümetinin şikâyeti üzerine Meşveret'in sorumluları Ahmed Rıza Bey, Halil Ganem ve Houillon, Sultan'a hakaret suçlamasıyla sanık sandalyesindedir. Fakat yargılama ilerledikçe tartışmanın sınırları genişler: Mahkemenin önündeki mesele artık birkaç sert ifadenin Fransız Basın Kanunu'na uyup uymadığından ibaret değildir. İfade özgürlüğü, Osmanlı muhalefetinin Avrupa'daki hareket alanı ve Yıldız Sarayı'nın bu muhalefeti susturma çabası aynı salonda düğümlenir.Duruşmada Pierre Quillard'dan Georges Clemenceau'ya uzanan tanıklar, Jön Türk hareketinin niteliğini ve Ahmed Rıza'nın siyasi çizgisini tartışırken; savcılık, 1881 Basın Kanunu'nun yabancı devlet başkanlarını koruyan hükmüne dayanır. Savunma ise Meşveret'teki suçlamaları dönemin Osmanlı yönetiminden ayırmanın mümkün olmadığını göstermek için diplomatik yazışmaları, Fransız parlamento konuşmalarını ve Ermeni olaylarına ilişkin belgeleri mahkeme salonuna taşır. Clemenceau'nun ifadesiyle başlayan sert tartışma, Labori'nin uzun savunmasında doğrudan Abdülhamid yönetiminin yapısı ve siyasi sorumluluk meselesine yönelir. Sonunda mahkeme sanıkları suçlu bulur; ancak kişiliklerini, olayların koşullarını ve dönemin Fransız kamuoyunu dikkate alarak her birine yalnızca 16 frank para cezası verir.Ahmed Rıza Bey'in adıyla yayımlanan metnin siyasal ekseni açıktır: Meşveret çevresi kendisini anayasal düzen, eşitlik ve adalet talebi üzerinden tanımlar; Müslümanlarla gayrimüslimlerin ortak haklarını “Vatan davası” içinde birleştirir. Bu nedenle duruşma kayıtları, II. Abdülhamid dönemindeki Jön Türk muhalefetinin yalnızca ne söylediğini değil, Avrupa'da hangi hukuk ve siyaset diliyle kendisini savunduğunu da gösterir.
1897 Paris'inde bir gazete yazısı, II. Abdülhamid yönetimi ile sürgündeki Jön Türk muhalefetini Fransız mahkemesinde karşı karşıya getirir. Osmanlı hükümetinin şikâyeti üzerine Meşveret'in sorumluları Ahmed Rıza Bey, Halil Ganem ve Houillon, Sultan'a hakaret suçlamasıyla sanık sandalyesindedir. Fakat yargılama ilerledikçe tartışmanın sınırları genişler: Mahkemenin önündeki mesele artık birkaç sert ifadenin Fransız Basın Kanunu'na uyup uymadığından ibaret değildir. İfade özgürlüğü, Osmanlı muhalefetinin Avrupa'daki hareket alanı ve Yıldız Sarayı'nın bu muhalefeti susturma çabası aynı salonda düğümlenir.Duruşmada Pierre Quillard'dan Georges Clemenceau'ya uzanan tanıklar, Jön Türk hareketinin niteliğini ve Ahmed Rıza'nın siyasi çizgisini tartışırken; savcılık, 1881 Basın Kanunu'nun yabancı devlet başkanlarını koruyan hükmüne dayanır. Savunma ise Meşveret'teki suçlamaları dönemin Osmanlı yönetiminden ayırmanın mümkün olmadığını göstermek için diplomatik yazışmaları, Fransız parlamento konuşmalarını ve Ermeni olaylarına ilişkin belgeleri mahkeme salonuna taşır. Clemenceau'nun ifadesiyle başlayan sert tartışma, Labori'nin uzun savunmasında doğrudan Abdülhamid yönetiminin yapısı ve siyasi sorumluluk meselesine yönelir. Sonunda mahkeme sanıkları suçlu bulur; ancak kişiliklerini, olayların koşullarını ve dönemin Fransız kamuoyunu dikkate alarak her birine yalnızca 16 frank para cezası verir.Ahmed Rıza Bey'in adıyla yayımlanan metnin siyasal ekseni açıktır: Meşveret çevresi kendisini anayasal düzen, eşitlik ve adalet talebi üzerinden tanımlar; Müslümanlarla gayrimüslimlerin ortak haklarını “Vatan davası” içinde birleştirir. Bu nedenle duruşma kayıtları, II. Abdülhamid dönemindeki Jön Türk muhalefetinin yalnızca ne söylediğini değil, Avrupa'da hangi hukuk ve siyaset diliyle kendisini savunduğunu da gösterir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.