#smrgKİTABEVİ Kavalalı Mehmed Ali Paşa -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269161
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
175,50
Havale/EFT ile: 171,99
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199269161
657338
Kavalalı Mehmed Ali Paşa -
Kavalalı Mehmed Ali Paşa - #smrgKİTABEVİ
175.5
Kahire'de iktidarı ele geçiren Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın hedefi, Mısır valiliğinin sınırları içinde kalmak değildi. Memlüklerin tasfiyesiyle başlayan yükselişi, Arabistan'dan Sudan'a, Mora'dan Suriye'ye uzanan askerî ve siyasi bir güç mücadelesine dönüştü. Sultan'ın valisi olarak hareket ederken kendi hanedanının geleceğini güvenceye almaya çalışan Mehmed Ali, Osmanlı merkezî otoritesinin zayıflığından yararlandı; fakat genişledikçe Avrupa devletlerinin hesaplarıyla karşı karşıya geldi. Kütahya'ya kadar ulaşan Mısır ordusu, bir valinin padişah karşısında ne ölçüde güç kazanabileceğini gösterdi.Arabistan'daki Vahhabi hareketine karşı yürütülen seferler, Sudan'ın ele geçirilmesi, Yunan Savaşı ve Suriye'nin fethi, Mehmed Ali'nin kurduğu askerî düzenin sınandığı başlıca cephelerdi. Ancak genişleme siyaseti savaş meydanlarından ibaret değildi: Kızıldeniz ve Basra Körfezi üzerinden Hindistan'a uzanan yollar, İngiliz çıkarları, Osmanlı-Rus ilişkileri ve bir Arap imparatorluğu ihtimali aynı mücadelenin parçaları hâline geldi. İkinci Suriye Savaşı'yla birlikte mesele artık Kahire ile İstanbul arasındaki bir iktidar çekişmesini aşmış, Avrupa güç dengesinin konusu olmuştu. Büyük tasarı sonunda çöktü; buna karşılık Mısır'da Mehmed Ali ailesinin kalıtsal yönetiminin zemini oluştu.Henry Dodwell, Mehmed Ali'yi ne Fransız tarih yazımının kahramanı ne de İngiliz anlatılarının değişmez kötü adamı olarak kabul eder; çıkış noktasını onun “gerçekte ne yaptığını” belirlemek olarak açıklar. İngiliz Dışişleri ve Hindistan Bakanlığı kayıtlarının yanı sıra Rus diplomatik raporlarından ve Mehmed Ali'nin görevlilerine gönderdiği mektup ve emirlerden yararlanması, anlatının diplomasi ile yönetim arasındaki bağlantısını belirler. Askerî reformlar, vergilendirme, tekeller, eğitim, sağlık ve idari düzenlemeler; zorunlu askerlik, sert cezalar ve iktidarı korumak için başvurulan şiddetle birlikte değerlendirilir. Böylece 19. yüzyıl Osmanlı-Mısır mücadelesi, bir valinin yükselişinden hanedan yönetiminin kuruluşuna uzanan siyasi bir hesaplaşma içinde ele alınır.
Kahire'de iktidarı ele geçiren Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın hedefi, Mısır valiliğinin sınırları içinde kalmak değildi. Memlüklerin tasfiyesiyle başlayan yükselişi, Arabistan'dan Sudan'a, Mora'dan Suriye'ye uzanan askerî ve siyasi bir güç mücadelesine dönüştü. Sultan'ın valisi olarak hareket ederken kendi hanedanının geleceğini güvenceye almaya çalışan Mehmed Ali, Osmanlı merkezî otoritesinin zayıflığından yararlandı; fakat genişledikçe Avrupa devletlerinin hesaplarıyla karşı karşıya geldi. Kütahya'ya kadar ulaşan Mısır ordusu, bir valinin padişah karşısında ne ölçüde güç kazanabileceğini gösterdi.Arabistan'daki Vahhabi hareketine karşı yürütülen seferler, Sudan'ın ele geçirilmesi, Yunan Savaşı ve Suriye'nin fethi, Mehmed Ali'nin kurduğu askerî düzenin sınandığı başlıca cephelerdi. Ancak genişleme siyaseti savaş meydanlarından ibaret değildi: Kızıldeniz ve Basra Körfezi üzerinden Hindistan'a uzanan yollar, İngiliz çıkarları, Osmanlı-Rus ilişkileri ve bir Arap imparatorluğu ihtimali aynı mücadelenin parçaları hâline geldi. İkinci Suriye Savaşı'yla birlikte mesele artık Kahire ile İstanbul arasındaki bir iktidar çekişmesini aşmış, Avrupa güç dengesinin konusu olmuştu. Büyük tasarı sonunda çöktü; buna karşılık Mısır'da Mehmed Ali ailesinin kalıtsal yönetiminin zemini oluştu.Henry Dodwell, Mehmed Ali'yi ne Fransız tarih yazımının kahramanı ne de İngiliz anlatılarının değişmez kötü adamı olarak kabul eder; çıkış noktasını onun “gerçekte ne yaptığını” belirlemek olarak açıklar. İngiliz Dışişleri ve Hindistan Bakanlığı kayıtlarının yanı sıra Rus diplomatik raporlarından ve Mehmed Ali'nin görevlilerine gönderdiği mektup ve emirlerden yararlanması, anlatının diplomasi ile yönetim arasındaki bağlantısını belirler. Askerî reformlar, vergilendirme, tekeller, eğitim, sağlık ve idari düzenlemeler; zorunlu askerlik, sert cezalar ve iktidarı korumak için başvurulan şiddetle birlikte değerlendirilir. Böylece 19. yüzyıl Osmanlı-Mısır mücadelesi, bir valinin yükselişinden hanedan yönetiminin kuruluşuna uzanan siyasi bir hesaplaşma içinde ele alınır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat