Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Vahdettin’in Baştercümanı ve İngiliz Sırdaşının Anıları -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
368
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
305,50
Havale/EFT ile:
299,39
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199269160
657337
https://www.simurgkitabevi.com/vahdettin-in-bastercumani-ve-ingiliz-sirdasinin-anilari
Vahdettin’in Baştercümanı ve İngiliz Sırdaşının Anıları - #smrgKİTABEVİ
305.5
Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülüş yıllarında İstanbul, diplomasinin dil kadar nüfuz, bilgi ve aracılık üzerinden yürüdüğü bir başkentti. Sir Andrew Ryan, 1899'da öğrenci dragoman olarak geldiği bu şehirde II. Abdülhamid devrinden Millî Mücadele'nin sonuna kadar uzanan siyasal dönüşümün içinde görev yaptı. Elçilik koridorlarından Babıali'ye, işgal yıllarında saray çevresinden İngiliz Yüksek Komiserliğine uzanan meslek hayatı, onu kararların alındığı çevrelere olağanüstü ölçüde yaklaştırdı. Vahdeddin ve Damat Ferit Paşa ile kurduğu temaslar ise anlatının en gerilimli bölümünü oluşturur.1908 Devrimi, İttihat ve Terakki'nin yükselişi, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki kırılma, Ryan'ın mesleki hayatını adım adım başka bir zemine taşıdı. Mondros'tan sonra İstanbul Hükûmeti ile Müttefikler arasındaki ilişkilerde görev alırken Anadolu'da büyüyen millî hareketi yakından izledi; Mustafa Kemal'in Samsun'a gönderilişinden saltanatın kaldırılmasına kadar uzanan gelişmeleri İngiliz diplomasisinin içinden değerlendirdi. Vahdeddin'in İstanbul'dan ayrılışı için yapılan düzenlemelerde yer aldı; ardından Lozan'da Lord Curzon'un heyeti içinde İsmet Paşa ve Türk delegasyonuyla yürütülen çetin müzakerelere katıldı. İstanbul'dan sonraki Fas, Suudi Arabistan ve Arnavutluk görevleri ise kapitülasyonların tasfiyesinden İbn Suud yönetimine ve 1939'daki İtalyan işgaline kadar değişen bir diplomasi dünyasının devamını getirir.Ryan geçmişe, sonradan kurulmuş kusursuz bir açıklama düzeni içinden bakmaz; kendi yanılgılarını, önyargılarını ve zamanla değişen hükümlerini de kayda geçirir. Türk milliyetçiliğine mesafesi, İstanbul Hükûmetine bağlılığı ve Britanya siyasetindeki görevi, özellikle Millî Mücadele yıllarına ilişkin anlatısının bakış noktasını açıkça belirler. Son Dragoman, böylece Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişi tarafsız bir tarihçinin anlatısından değil, imparatorluğun son başdragomanlarından birinin diplomatik hafızasından okumaya imkân verir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülüş yıllarında İstanbul, diplomasinin dil kadar nüfuz, bilgi ve aracılık üzerinden yürüdüğü bir başkentti. Sir Andrew Ryan, 1899'da öğrenci dragoman olarak geldiği bu şehirde II. Abdülhamid devrinden Millî Mücadele'nin sonuna kadar uzanan siyasal dönüşümün içinde görev yaptı. Elçilik koridorlarından Babıali'ye, işgal yıllarında saray çevresinden İngiliz Yüksek Komiserliğine uzanan meslek hayatı, onu kararların alındığı çevrelere olağanüstü ölçüde yaklaştırdı. Vahdeddin ve Damat Ferit Paşa ile kurduğu temaslar ise anlatının en gerilimli bölümünü oluşturur.1908 Devrimi, İttihat ve Terakki'nin yükselişi, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki kırılma, Ryan'ın mesleki hayatını adım adım başka bir zemine taşıdı. Mondros'tan sonra İstanbul Hükûmeti ile Müttefikler arasındaki ilişkilerde görev alırken Anadolu'da büyüyen millî hareketi yakından izledi; Mustafa Kemal'in Samsun'a gönderilişinden saltanatın kaldırılmasına kadar uzanan gelişmeleri İngiliz diplomasisinin içinden değerlendirdi. Vahdeddin'in İstanbul'dan ayrılışı için yapılan düzenlemelerde yer aldı; ardından Lozan'da Lord Curzon'un heyeti içinde İsmet Paşa ve Türk delegasyonuyla yürütülen çetin müzakerelere katıldı. İstanbul'dan sonraki Fas, Suudi Arabistan ve Arnavutluk görevleri ise kapitülasyonların tasfiyesinden İbn Suud yönetimine ve 1939'daki İtalyan işgaline kadar değişen bir diplomasi dünyasının devamını getirir.Ryan geçmişe, sonradan kurulmuş kusursuz bir açıklama düzeni içinden bakmaz; kendi yanılgılarını, önyargılarını ve zamanla değişen hükümlerini de kayda geçirir. Türk milliyetçiliğine mesafesi, İstanbul Hükûmetine bağlılığı ve Britanya siyasetindeki görevi, özellikle Millî Mücadele yıllarına ilişkin anlatısının bakış noktasını açıkça belirler. Son Dragoman, böylece Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişi tarafsız bir tarihçinin anlatısından değil, imparatorluğun son başdragomanlarından birinin diplomatik hafızasından okumaya imkân verir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.