#smrgKİTABEVİ Kurgu ile Gerçek Arasında - Çingene Kadın İmgesi - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786255527585
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
65
Basım Yeri:
Erzurum
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
114,80
Havale/EFT ile:
111,36
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199257422
645005
https://www.simurgkitabevi.com/kurgu-ile-gercek-arasinda-cingene-kadin-imgesi-2025
Kurgu ile Gerçek Arasında - Çingene Kadın İmgesi - 2025 #smrgKİTABEVİ
114.8
Çingene kavramı edebiyat eserlerinde genellikle “öteki”nin temsili, toplum dışı yaşam biçiminin simgesi ve folklorik bir motif/imge olarak kullanılmıştır. Bu yaklaşım hem Türk hem de Batı Edebiyatı'nda Çingenelerin özgürlük, gizem, hilekârlık veya dışlanmışlık gibi temalarla ilişkilendirilmesini içerir. Çingenelerin anavatanı Hindistan'dır. Türkiye'de Roman, Çigan, Kıpti, Karaçı, Poşa gibi farklı adlarla anılmışlardır. Toplumsal algı bağlamında, Avrupa'ya ilk geldiklerinde merak uyandırmış, ancak kısa sürede hilebazlık ve işe yaramazlıkla suçlanmışlardır. Osmanlı döneminde 16. yüzyılda Anadolu'nun birçok bölgesine yerleşmişlerdir. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde Balat Çingeneleri hırsız ve harami olarak anlatılır. Bu bağlamda Türk Edebiyatı'nda olumsuz stereotipler olarak Çingeneler çoğunlukla hırsız, düzenbaz, dinsiz veya “yabani” olarak betimlenmiştir; Folklorik motif şeklindeki Çingene karakterleri, özellikle meddah hikâyelerinde ve halk edebiyatında eğlenceli, müzikle iç içe figürlerdir. Batı Edebiyatı'nda Romantizm etkisi altındaki eserlerde Çingeneler, özgür ruhlu ve gizemli karakterler olarak tasvir edilmiştir. Örneğin Victor Hugo'nun Notre Dame'ın Kamburu eserinde Esmeralda, güzelliği ve özgürlüğüyle öne çıkar. Ancak Çingene karakterlere atfedilen olumsuz algılar ya da kalıp yargılar aynı zamanda hırsızlık, büyücülük ve toplum dışı yaşamla ilişkilendirilmişlerdir. Çingene karakterleri edebiyatın hem folklorik hem de sosyolojik boyutunda önemli bir yer tutar. Onlar, bir yandan özgürlüğün, farklılığın ve ötekiliğin imgesi, diğer yandan önyargıların hedefi olmuşlardır. Çingene kavramı edebiyat eserlerinde tarihsel, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda farklı şekillerde kullanılmıştır. Bu nedenle Bahattin Şeker'in çalışmasında, özyaşam öyküsünden yola çıkarak, edebiyat eserlerinde Çingene kavramını incelerken hem kültürel zenginliği hem de toplumsal dışlanmayı birlikte değerlendiren çok katmanlı bir yaklaşım geliştirdiğini söylemek gerekir. Bu çalışmada, Çingene karakterlerinin edebiyattaki temsilleri (dört karakter bağlamında) incelenerek, toplumun önyargılarının ve kültürel algılarının edebiyatta imge olarak nasıl yansıdığı ortaya konulmuştur.
Çingene kavramı edebiyat eserlerinde genellikle “öteki”nin temsili, toplum dışı yaşam biçiminin simgesi ve folklorik bir motif/imge olarak kullanılmıştır. Bu yaklaşım hem Türk hem de Batı Edebiyatı'nda Çingenelerin özgürlük, gizem, hilekârlık veya dışlanmışlık gibi temalarla ilişkilendirilmesini içerir. Çingenelerin anavatanı Hindistan'dır. Türkiye'de Roman, Çigan, Kıpti, Karaçı, Poşa gibi farklı adlarla anılmışlardır. Toplumsal algı bağlamında, Avrupa'ya ilk geldiklerinde merak uyandırmış, ancak kısa sürede hilebazlık ve işe yaramazlıkla suçlanmışlardır. Osmanlı döneminde 16. yüzyılda Anadolu'nun birçok bölgesine yerleşmişlerdir. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde Balat Çingeneleri hırsız ve harami olarak anlatılır. Bu bağlamda Türk Edebiyatı'nda olumsuz stereotipler olarak Çingeneler çoğunlukla hırsız, düzenbaz, dinsiz veya “yabani” olarak betimlenmiştir; Folklorik motif şeklindeki Çingene karakterleri, özellikle meddah hikâyelerinde ve halk edebiyatında eğlenceli, müzikle iç içe figürlerdir. Batı Edebiyatı'nda Romantizm etkisi altındaki eserlerde Çingeneler, özgür ruhlu ve gizemli karakterler olarak tasvir edilmiştir. Örneğin Victor Hugo'nun Notre Dame'ın Kamburu eserinde Esmeralda, güzelliği ve özgürlüğüyle öne çıkar. Ancak Çingene karakterlere atfedilen olumsuz algılar ya da kalıp yargılar aynı zamanda hırsızlık, büyücülük ve toplum dışı yaşamla ilişkilendirilmişlerdir. Çingene karakterleri edebiyatın hem folklorik hem de sosyolojik boyutunda önemli bir yer tutar. Onlar, bir yandan özgürlüğün, farklılığın ve ötekiliğin imgesi, diğer yandan önyargıların hedefi olmuşlardır. Çingene kavramı edebiyat eserlerinde tarihsel, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda farklı şekillerde kullanılmıştır. Bu nedenle Bahattin Şeker'in çalışmasında, özyaşam öyküsünden yola çıkarak, edebiyat eserlerinde Çingene kavramını incelerken hem kültürel zenginliği hem de toplumsal dışlanmayı birlikte değerlendiren çok katmanlı bir yaklaşım geliştirdiğini söylemek gerekir. Bu çalışmada, Çingene karakterlerinin edebiyattaki temsilleri (dört karakter bağlamında) incelenerek, toplumun önyargılarının ve kültürel algılarının edebiyatta imge olarak nasıl yansıdığı ortaya konulmuştur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.