#smrgKİTABEVİ Noel Kutlaması - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786259365596
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
226
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Kahraman Türel Uluocak
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
240,00
Havale/EFT ile:
235,20
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255371
642794
https://www.simurgkitabevi.com/noel-kutlamasi-2026
Noel Kutlaması - 2026 #smrgKİTABEVİ
240.00
“Yeşil'in Kızı Anne'in Yazarından Kısa Hikayeler
Bu kitap, Lucy Maud Montgomery'nin edebî olgunluğa doğru hızla ilerlediği 1902–1903 yıllarında kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getirir. Yazarın erken dönem denemelerinden sıyrılıp kendi anlatı dilini daha belirgin, daha özgüvenli ve daha derinlikli biçimde kurmaya başladığı bu dönem, Montgomery edebiyatının şekillendiği kritik bir eşiktir. Bu öykülerde, artık arayıştan çok bilinçli bir anlatıcı sesi hissedilir.
Montgomery bu metinlerde insan ruhunun gündelik hayatta gizlenen kırılgan yönlerine odaklanır. Sevgi, pişmanlık, umut, fedakârlık ve içsel yalnızlık temaları, sade ama etkisi uzun süren bir anlatımla işlenir. Küçük kasaba yaşamı, doğa ile insan arasındaki bağ ve sosyal beklentilerin birey üzerindeki baskısı, öykülerin arka planını oluşturur. Yazar, sıradan olaylar üzerinden karakterlerin ahlaki seçimlerini ve duygusal çatışmalarını görünür kılar.
Bu döneme ait öykülerde özellikle kadın karakterlerin iç dünyası daha derinlikli biçimde ele alınır. Montgomery, toplumun çizdiği sınırlar ile bireysel arzular arasındaki gerilimi incelikle işler. Duygular hiçbir zaman abartılı değildir; aksine ölçülü, sessiz ve içten bir anlatım hâkimdir. Bu yönüyle öyküler, okuru yüksek sesle değil, kalıcı bir yankıyla etkiler.
Kısa Öyküler (1902–1903), Lucy Maud Montgomery'nin yalnızca ünlü romanlarının yazarı olmadığını; kısa anlatıda da güçlü, dikkatli ve derinlikli bir kalem olduğunu gösterir. Bu kitap, bir yazarın edebî kimliğini sağlamlaştırdığı bir döneme tanıklık etmek isteyen okurlar için önemli bir seçkidir. Montgomery'nin dünyasını daha yakından tanımak, anlatı gücünün nasıl olgunlaştığını görmek isteyen herkes için bu öyküler, sessiz ama güçlü bir okuma deneyimi sunar.
Bu kitap, Lucy Maud Montgomery'nin edebî olgunluğa doğru hızla ilerlediği 1902–1903 yıllarında kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getirir. Yazarın erken dönem denemelerinden sıyrılıp kendi anlatı dilini daha belirgin, daha özgüvenli ve daha derinlikli biçimde kurmaya başladığı bu dönem, Montgomery edebiyatının şekillendiği kritik bir eşiktir. Bu öykülerde, artık arayıştan çok bilinçli bir anlatıcı sesi hissedilir.
Montgomery bu metinlerde insan ruhunun gündelik hayatta gizlenen kırılgan yönlerine odaklanır. Sevgi, pişmanlık, umut, fedakârlık ve içsel yalnızlık temaları, sade ama etkisi uzun süren bir anlatımla işlenir. Küçük kasaba yaşamı, doğa ile insan arasındaki bağ ve sosyal beklentilerin birey üzerindeki baskısı, öykülerin arka planını oluşturur. Yazar, sıradan olaylar üzerinden karakterlerin ahlaki seçimlerini ve duygusal çatışmalarını görünür kılar.
Bu döneme ait öykülerde özellikle kadın karakterlerin iç dünyası daha derinlikli biçimde ele alınır. Montgomery, toplumun çizdiği sınırlar ile bireysel arzular arasındaki gerilimi incelikle işler. Duygular hiçbir zaman abartılı değildir; aksine ölçülü, sessiz ve içten bir anlatım hâkimdir. Bu yönüyle öyküler, okuru yüksek sesle değil, kalıcı bir yankıyla etkiler.
Kısa Öyküler (1902–1903), Lucy Maud Montgomery'nin yalnızca ünlü romanlarının yazarı olmadığını; kısa anlatıda da güçlü, dikkatli ve derinlikli bir kalem olduğunu gösterir. Bu kitap, bir yazarın edebî kimliğini sağlamlaştırdığı bir döneme tanıklık etmek isteyen okurlar için önemli bir seçkidir. Montgomery'nin dünyasını daha yakından tanımak, anlatı gücünün nasıl olgunlaştığını görmek isteyen herkes için bu öyküler, sessiz ama güçlü bir okuma deneyimi sunar.
“Yeşil'in Kızı Anne'in Yazarından Kısa Hikayeler
Bu kitap, Lucy Maud Montgomery'nin edebî olgunluğa doğru hızla ilerlediği 1902–1903 yıllarında kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getirir. Yazarın erken dönem denemelerinden sıyrılıp kendi anlatı dilini daha belirgin, daha özgüvenli ve daha derinlikli biçimde kurmaya başladığı bu dönem, Montgomery edebiyatının şekillendiği kritik bir eşiktir. Bu öykülerde, artık arayıştan çok bilinçli bir anlatıcı sesi hissedilir.
Montgomery bu metinlerde insan ruhunun gündelik hayatta gizlenen kırılgan yönlerine odaklanır. Sevgi, pişmanlık, umut, fedakârlık ve içsel yalnızlık temaları, sade ama etkisi uzun süren bir anlatımla işlenir. Küçük kasaba yaşamı, doğa ile insan arasındaki bağ ve sosyal beklentilerin birey üzerindeki baskısı, öykülerin arka planını oluşturur. Yazar, sıradan olaylar üzerinden karakterlerin ahlaki seçimlerini ve duygusal çatışmalarını görünür kılar.
Bu döneme ait öykülerde özellikle kadın karakterlerin iç dünyası daha derinlikli biçimde ele alınır. Montgomery, toplumun çizdiği sınırlar ile bireysel arzular arasındaki gerilimi incelikle işler. Duygular hiçbir zaman abartılı değildir; aksine ölçülü, sessiz ve içten bir anlatım hâkimdir. Bu yönüyle öyküler, okuru yüksek sesle değil, kalıcı bir yankıyla etkiler.
Kısa Öyküler (1902–1903), Lucy Maud Montgomery'nin yalnızca ünlü romanlarının yazarı olmadığını; kısa anlatıda da güçlü, dikkatli ve derinlikli bir kalem olduğunu gösterir. Bu kitap, bir yazarın edebî kimliğini sağlamlaştırdığı bir döneme tanıklık etmek isteyen okurlar için önemli bir seçkidir. Montgomery'nin dünyasını daha yakından tanımak, anlatı gücünün nasıl olgunlaştığını görmek isteyen herkes için bu öyküler, sessiz ama güçlü bir okuma deneyimi sunar.
Bu kitap, Lucy Maud Montgomery'nin edebî olgunluğa doğru hızla ilerlediği 1902–1903 yıllarında kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getirir. Yazarın erken dönem denemelerinden sıyrılıp kendi anlatı dilini daha belirgin, daha özgüvenli ve daha derinlikli biçimde kurmaya başladığı bu dönem, Montgomery edebiyatının şekillendiği kritik bir eşiktir. Bu öykülerde, artık arayıştan çok bilinçli bir anlatıcı sesi hissedilir.
Montgomery bu metinlerde insan ruhunun gündelik hayatta gizlenen kırılgan yönlerine odaklanır. Sevgi, pişmanlık, umut, fedakârlık ve içsel yalnızlık temaları, sade ama etkisi uzun süren bir anlatımla işlenir. Küçük kasaba yaşamı, doğa ile insan arasındaki bağ ve sosyal beklentilerin birey üzerindeki baskısı, öykülerin arka planını oluşturur. Yazar, sıradan olaylar üzerinden karakterlerin ahlaki seçimlerini ve duygusal çatışmalarını görünür kılar.
Bu döneme ait öykülerde özellikle kadın karakterlerin iç dünyası daha derinlikli biçimde ele alınır. Montgomery, toplumun çizdiği sınırlar ile bireysel arzular arasındaki gerilimi incelikle işler. Duygular hiçbir zaman abartılı değildir; aksine ölçülü, sessiz ve içten bir anlatım hâkimdir. Bu yönüyle öyküler, okuru yüksek sesle değil, kalıcı bir yankıyla etkiler.
Kısa Öyküler (1902–1903), Lucy Maud Montgomery'nin yalnızca ünlü romanlarının yazarı olmadığını; kısa anlatıda da güçlü, dikkatli ve derinlikli bir kalem olduğunu gösterir. Bu kitap, bir yazarın edebî kimliğini sağlamlaştırdığı bir döneme tanıklık etmek isteyen okurlar için önemli bir seçkidir. Montgomery'nin dünyasını daha yakından tanımak, anlatı gücünün nasıl olgunlaştığını görmek isteyen herkes için bu öyküler, sessiz ama güçlü bir okuma deneyimi sunar.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.